|
BANKACILIK
KANUNU
(Resmi Gazete’nin 1 Kasım 2005
tarih ve 25983 mükerrer sayılı nüshasında yayımlanmıştır)
Kanun No. 5411 Kabul Tarihi :
19.10.2005
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
Amaç
MADDE 1.- Bu Kanunun amacı, finansal
piyasalarda güven ve istikrarın sağlanmasına, kredi sisteminin etkin
bir şekilde çalışmasına, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin
korunmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2.- Türkiye'de kurulu mevduat
bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları, yurt
dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubeleri,
finansal holding şirketleri, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye
Katılım Bankaları Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ve bunların faaliyetleri bu Kanun
hükümlerine tâbidir.
Özel kanunlarla kurulmuş olan bankalar
hakkında da kanunlarında yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla bu
Kanun hükümleri uygulanır.
Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde
genel hükümler tatbik olunur.
Tanımlar ve kısaltmalar
MADDE 3.- Bu Kanunun uygulanmasında;
İlişkili Bakan: Başbakan veya
görevlendireceği Devlet Bakanını,
Kurul: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulunu,
Kurum: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumunu,
Başkan: Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu Başkanını,
Merkez Bankası: Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası Anonim Şirketini,
Fon: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunu,
Fon Kurulu: Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu Kurulunu,
Fon Başkanı: Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu Kurulu Başkanını,
Kredi kuruluşu: Mevduat bankalarını ve
katılım bankalarını,
Kuruluş birlikleri: Türkiye Bankalar
Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliğini,
Banka: Mevduat bankaları ve katılım
bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarını,
Mevduat bankası: Bu
Kanuna göre kendi nam ve hesabına mevduat kabul etmek ve kredi
kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt
dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubelerini,
Katılım bankası: Bu Kanuna göre özel
cari ve katılma hesapları yoluyla fon toplamak ve kredi kullandırmak
esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında
kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki şubelerini,
Kalkınma ve yatırım bankası: Bu Kanuna
göre mevduat veya katılım fonu kabul etme dışında; kredi
kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren ve/veya özel
kanunlarla kendilerine verilen görevleri yerine getiren kuruluşlar
ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye'deki
şubelerini,
Finansal holding şirketi: İçlerinden
en az bir tanesi bir kredi kuruluşu olmak şartıyla bağlı
ortaklıklarının tümü veya çoğunluğu kredi kuruluşu veya finansal
kuruluş olan şirketi,
Şube: Elektronik işlem cihazlarından
ibaret birimler hariç olmak üzere, bankaların bağımlı bir parçasını
oluşturan ve bu kuruluşların faaliyetlerinin tamamını veya bir
kısmını kendi başına yapan, sabit ya da seyyar bürolar gibi her
türlü işyerini,
Merkez şube: Yurt dışında kurulu bir
bankanın Türkiye'de açtığı şubeyi, birden fazla şubenin olması
hâlinde ise Kuruma bildirilecek ve Kurulca onaylanacak şubeyi,
Fon bankası: Mülga 3182 sayılı
Bankalar Kanunu, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Bankalar Kanunu ve bu Kanun uyarınca temettü hariç ortaklık hakları
ile yönetimi ve denetimi Fona intikal eden bankalar ile Fonun
çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaları,
Finansal kuruluş: Kredi kuruluşları
dışında kalan ve sigortacılık, bireysel emeklilik veya sermaye
piyasası faaliyetlerinde bulunmak veya bu Kanunda yer alan faaliyet
konularından en az birini yürütmek üzere kurulan kuruluşlar ile
kalkınma ve yatırım bankaları ve finansal holding şirketlerini,
Kontrol: Bir tüzel kişinin;
sermayesinin, asgarî yüzde ellibirine sahip olma şartı aranmaksızın,
çoğunluğuna doğrudan veya dolaylı olarak sahip olunması veya bu
çoğunluğa sahip olunmamakla birlikte imtiyazlı hisselerin elde
bulundurulması veya diğer hissedarlarla yapılan anlaşmalara
istinaden oy hakkının çoğunluğu üzerinde tasarrufta bulunulması
suretiyle veya herhangi bir suretle yönetim kurulu üyelerinin karara
esas çoğunluğunu atayabilme ya da görevden alma gücünün elde
bulundurulmasını,
Ana ortaklık: Kontrolündeki
ortaklıklar ile Kurul tarafından belirlenen usûl ve esaslarla
tanımlanan ortaklıkların finansal tablolarını kendi nezdinde
konsolide eden banka veya finansal holding şirketini,
Bağlı ortaklık: Ana ortaklığın
kontrolü altında faaliyet gösteren ortaklıkları,
Nitelikli pay: Bir ortaklığın
sermayesinin veya oy haklarının doğrudan veya dolaylı olarak yüzde
on veya daha fazlasını teşkil eden paylar ile bu oranın altında olsa
dahi yönetim kurullarına üye belirleme imtiyazı veren payları,
Hâkim ortak: Bir ortaklığı doğrudan ya
da dolaylı olarak, tek başına veya birlikte kontrol eden gerçek veya
tüzel kişiyi,
Yöneticiler: Bankanın yönetim kurulu,
denetim komitesi ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile genel
müdür, genel müdür yardımcıları ve imza yetkisine sahip
mensuplarından; bölge müdürleri, şube müdürleri ve genel müdürlük
merkez teşkilatında yer alan bölüm, kısım, grup ve bunlara eşdeğer
isimler altında faaliyet gösteren birimlerin yöneticilerini,
Mevduat: Yazılı ya da sözlü olarak
veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya
bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri
ödenmek üzere kabul edilen parayı,
Tasarruf mevduatı: Mevduat bankaları
nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait ve münhasıran çek keşide
edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan mevduat hesaplarını,
Özel cari hesap: Katılım bankalarında
açılabilen ve istenildiğinde kısmen veya tamamen her an geri
çekilebilme özelliği taşıyan ve karşılığında hesap sahibine herhangi
bir getiri ödenmeyen fonların oluşturduğu hesapları,
Katılma hesabı: Katılım bankalarına
yatırılan fonların bu kurumlarca kullandırılmasından doğacak kâr
veya zarara katılma sonucunu veren, karşılığında hesap sahibine
önceden belirlenmiş herhangi bir getiri ödenmeyen ve anaparanın
aynen geri ödenmesi garanti edilmeyen fonların oluşturduğu
hesapları,
Katılım fonu: Katılım bankaları
nezdinde açtırılan gerçek ve tüzel kişilere ait özel cari hesap ve
katılma hesaplarında yer alan parayı,
Destek hizmeti kuruluşu: Kurulca
belirlenecek esaslar çerçevesinde Merkez Bankası tarafından kurulmuş
ya da Merkez Bankası bünyesinde faaliyet gösterenler ile Sermaye
Piyasası Kurulunun denetiminde bulunan takas, saklama ve merkezi
kayıt hizmeti kuruluşları hariç, bu Kanun kapsamındaki kuruluşlara
ana hizmetlerinin uzantısı veya tamamlayıcısı niteliğinde hizmet
veren kuruluşları,
Kıyı bankacılığı: Bankacılık
faaliyetleri, kurulu bulunulan ülke harici ile sınırlı tutulan veya
ülke genelinde uygulanan ekonomik ve malî mevzuata tâbi olmayan ya
da kurulu bulunulan ülkede yerleşik olanlardan mevduat ve fon
kabulünün yasaklandığı bankacılığı,
İfade eder.
Faaliyet konuları
MADDE 4.- Bankalar, diğer kanunlarda
öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla aşağıda belirtilen
faaliyetleri gerçekleştirebilirler:
a) Mevduat kabulü.
b) Katılım fonu kabulü.
c) Nakdî, gayrinakdî her cins ve
surette kredi verme işlemleri.
d) Nakdî ve kaydî ödeme ve fon
transferi işlemleri, muhabir bankacılık veya çek hesaplarının
kullanılması dahil her türlü ödeme ve tahsilat işlemleri.
e) Çek ve diğer kambiyo senetlerinin
iştirası işlemleri.
f) Saklama hizmetleri.
g) Kredi kartları, banka kartları ve
seyahat çekleri gibi ödeme vasıtalarının ihracı ve bunlarla ilgili
faaliyetlerin yürütülmesi işlemleri.
h) Efektif dahil kambiyo işlemleri;
para piyasası araçlarının alım ve satımı; kıymetli maden ve taşların
alımı, satımı veya bunların emanete alınması işlemleri.
i) Ekonomik ve finansal göstergelere,
sermaye piyasası araçlarına, mala, kıymetli madenlere ve dövize
dayalı; vadeli işlem sözleşmelerinin, opsiyon sözleşmelerinin,
birden fazla türev aracı içeren basit veya karmaşık yapıdaki
finansal araçların alımı, satımı ve aracılık işlemleri.
j) Sermaye piyasası araçlarının alım
ve satımı ile geri alım veya tekrar satım taahhüdü işlemleri.
k) Sermaye piyasası araçlarının ihraç
veya halka arz yoluyla satışına aracılık işlemleri.
l) Daha önce ihraç edilmiş olan
sermaye piyasası araçlarının aracılık maksadıyla alım satımının
yürütülmesi işlemleri.
m) Başkaları lehine teminat, garanti
ve sair yükümlülüklerin üstlenilmesi işlemleri gibi garanti işleri.
n) Yatırım danışmanlığı işlemleri.
o) Portföy işletmeciliği ve yönetimi.
p) Hazine Müsteşarlığı ve/veya Merkez
Bankası ve kuruluş birlikleri nezdinde oluşturulan bir sözleşme
kapsamında üstlenilen yükümlülükler çerçevesinde alım satım
işlemlerine ilişkin piyasa yapıcılığı.
r) Faktöring ve forfaiting işlemleri.
s) Bankalararası piyasada para alım
satımı işlemlerine aracılık.
t) Finansal kiralama işlemleri.
u) Sigorta acenteliği ve bireysel
emeklilik aracılık hizmetleri.
v) Kurulca belirlenecek diğer
faaliyetler.
Mevduat bankaları birinci fıkranın (b)
ve (t), katılım bankaları (a), kalkınma ve yatırım bankaları (a) ve
(b) bentlerinde belirtilen faaliyetleri gerçekleştiremezler.
Dolaylı pay sahipliği
MADDE 5.- Bu Kanunun uygulanmasında,
gerçek kişilere ait dolaylı pay sahipliğinin belirlenmesinde, bir
gerçek kişi ile eş ve çocuklarına ve bunların sınırsız sorumlulukla
katıldıkları ortaklıklara veya bu kişi veya ortaklıkların ayrı ayrı
veya birlikte kontrol ettikleri ortaklıklara ait paylar birlikte
dikkate alınır. Tüzel kişilere ait dolaylı pay sahipliğinin
belirlenmesinde, bunlara ait paylar ile bunların kontrol ettikleri
ortaklıklara ait paylar birlikte hesaplanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
İKİNCİ KISIM
İzne Tâbi İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kuruluş ve Faaliyet İzinleri
Kuruluş veya Türkiye'de şube ve
temsilcilik açma izni
MADDE 6.- Türkiye'de bir bankanın
kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir bankanın Türkiye'deki ilk
şubesinin açılmasına, bu Kanunda öngörülen şartların yerine
getirilmesi kaydıyla Kurulun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla
alınacak kararla izin verilir.
İzin için yapılacak başvurulara ve
iznin verilmesine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir. İzne ilişkin karar, başvurunun yapıldığı ya
da başvuruda eksiklik bulunması hâlinde, istenilen bilgi ve
belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren üç ay içinde ilgiliye
bildirilir. Eksikliklerin altı ay içinde giderilmemesi hâlinde
başvuru geçersiz hale gelir.
Türkiye'de münhasıran kıyı bankacılığı
faaliyetinde bulunmak üzere banka kurulması veya yurt dışında kurulu
bankalarca bu amaçla şube açılması, bunların faaliyet alanları ile
finansal raporlama ve denetim usûlleri ve faaliyetlerinin geçici
veya sürekli olarak durdurulması hususları Kurul kararıyla
belirlenir.
Yurt dışında kurulu bankalar, mevduat
veya katılım fonu kabul etmemek ve Kurulca belirlenecek esaslara
göre faaliyet göstermek kaydıyla, Kurulun izni ile Türkiye'de
temsilcilik açabilirler.
Kuruluş şartları
MADDE 7.- Türkiye'de kurulacak bir
bankanın;
a) Anonim şirket şeklinde kurulması,
b) Hisse senetlerinin nakit karşılığı
çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması,
c) Kurucularının bu Kanunda belirtilen
şartları haiz olması,
d) Yönetim kurulu üyelerinin bu
Kanunun kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen nitelikleri ve
plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz
olması,
e) Öngörülen faaliyet konularının
plânlanan malî, yönetim ve organizasyon yapısı ile uyumlu olması,
f) Nakden ve her türlü muvazaadan âri
olarak ödenmiş sermayesinin en az otuzmilyon Yeni Türk Lirası
olması,
g) Ana sözleşmesinin bu Kanun
hükümlerine uygun olması,
h) Kurumun etkin denetimini
engellemeyecek şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon
şemasına sahip olması,
i) Konsolide denetimini engelleyici
nitelikte herhangi bir hususun bulunmaması,
j) Öngörülen faaliyet konularına ait
iş plânlarını, kuruluşun malî yapısı ile ilgili projeksiyonlarını
sermaye yeterliliğini de içerecek şekilde, ilk üç yıl için bütçe
plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını
iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi de dahil olmak üzere
ibraz etmesi,
Şarttır.
Kalkınma ve yatırım bankaları için
ödenmiş sermaye, birinci fıkranın (f) bendinde belirtilen tutarın
üçte ikisinden az olamaz.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl
ve esaslar Kurulca belirlenir.
Kurucularda aranan şartlar
MADDE 8.- Bankaların kurucu
ortaklarının;
a) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
hükümlerine göre müflis olmaması, konkordato ilân etmiş olmaması,
uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma başvurusunun tasdik edilmiş
olmaması ya da hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmiş
olmaması,
b) Bu Kanunun 71 inci maddesi
uygulanan bankalarda veya bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce Fona
devredilmiş olan bankalarda nitelikli paya sahip olmaması veya
kontrolü elinde bulundurmaması,
c) Tasfiyeye tâbi tutulan bankerler
ile iradî tasfiye haricinde tasfiyeye tâbi tutulan finansal
kuruluşlarda, faaliyet izni kaldırılan kalkınma ve yatırım
bankalarında, ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile
yönetim ve denetimi Fona intikal eden veya bankacılık yapma ve
mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılan
kredi kuruluşlarında, Fona intikalinden veya bankacılık yapma ve
mevduat ve katılım fonu kabul etme izin ve yetkileri kaldırılmadan
önce nitelikli paya sahip olmaması veya kontrolü elinde
bulundurmaması,
d) Taksirli suçlar hariç olmak üzere
affa uğramış olsalar bile mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer
kanunlar uyarınca ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis, 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu ve diğer kanunlar uyarınca üç yıldan fazla
hapis cezasıyla cezalandırılmamış olması veya mülga 3182 sayılı
Bankalar Kanununun, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Bankalar Kanununun, bu Kanunun ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanununun ve ödünç para verme işleri hakkında mevzuatın hapis
cezası gerektiren hükümlerine muhalefet yahut mülga 765 sayılı Türk
Ceza Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunlar
uyarınca basit veya nitelikli zimmet, zimmet, irtikâp, rüşvet,
hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlâk
kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmî ihale ve alım
satımlara fesat karıştırma, karapara aklama veya Devletin
şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile Devlet sırlarını açığa vurma,
Devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı
suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu
düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar,
Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, yabancı devletlerle olan
ilişkilere karşı suçlar, vergi kaçakçılığı suçlarından veya bu
suçlara iştirakten hükümlü bulunmaması,
e) Gerekli malî güç ve itibara sahip
bulunması,
f) İşin gerektirdiği dürüstlük ve
yeterliliğe sahip olması,
g) Tüzel kişi olması hâlinde, risk
grubu ile birlikte ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması,
Şarttır.
Bankaların tüzel kişi kurucu
ortaklarının doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli paya sahip
gerçek kişi ortaklarının bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b),
(c), (d), (e) ve (f) bentlerinde yer alan şartları taşıması gerekir.
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası
anlaşmalarla kurulmuş çok taraflı kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşlar hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c)
bentleri uygulanmaz.
Merkezi yurt dışında bulunan
bankaların Türkiye'de şube açma şartları
MADDE 9.- Kurulca belirlenen usûl ve
esaslar çerçevesinde gerekli izni alarak Türkiye'de şube açmak
suretiyle faaliyet gösterecek yurt dışında kurulu bir bankanın;
a) Merkezinin bulunduğu ülkede esas
faaliyetlerinde yasaklamanın bulunmamış olması,
b) Merkezinin bulunduğu ülkenin
yetkili denetim merciinin Türkiye'de faaliyet göstermesine ilişkin
olumsuz görüşünün bulunmaması,
c) Ödenmiş sermayesinin Türkiye'ye
tahsis edilen kısmının 7 nci maddede belirtilen miktardan az
olmaması,
d) Müdürler kurulu üyelerinin,
kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen şartları ve plânlanan
faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olmaları,
e) İzin kapsamındaki faaliyet
konularına ait iş plânlarını, ilk üç yıl için bütçe plânını ve
yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını ibraz
etmesi,
f) Dahil olduğu grubun ortaklık
yapısının şeffaf ve açık olması,
Şarttır.
Merkezinin bulunduğu ülkedeki yerel
düzenlemelere aykırılıkları nedeniyle faaliyeti yasaklanan konularda
faaliyet izni verilmez.
Faaliyet izni
MADDE 10.- Bu Kanunun 6 ncı maddesi
çerçevesinde kuruluş veya Türkiye'de şube açma izni alan bankaların,
Kuruldan ayrıca faaliyet izni alması şarttır. Bir beyanname ile
yapılacak başvuru üzerine verilecek izin, Kurul tarafından aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, 4 üncü maddede belirtilen bütün
faaliyetleri aynı maddenin son fıkrasındaki sınırlamalar
çerçevesinde kapsar. Verilen faaliyet izinleri Resmî Gazetede
yayımlanır. Kararın, ilk izin başvurusunun yapıldığı tarihten
itibaren en geç üç ay içinde verilmesi gerekir.
Kurum, bu Kanun ve bu Kanuna
dayanılarak yapılan düzenlemelerdeki şartları taşımayanlara gerekli
düzeltmeleri yapmaları ve eksiklikleri tamamlamaları için altı ayı
geçmemek üzere süre verir. Bu süre içinde yeniden başvuranlar
hakkında yapılan inceleme sonucunda durumları uygun bulunmayanlara
verilmiş olan kuruluş izni geçersiz olur ve sonuç yazılı olarak
bildirilir. Kuruluş izni almış olan bankaların faaliyete geçebilmesi
için;
a) Sermayesinin nakit olarak ödenmiş
ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek düzeyde olması,
b) Kurucuları tarafından 7 nci maddede
belirtilen asgarî sermayenin yüzde onu tutarındaki sisteme giriş
payının en az dörtte birinin Fon hesabına yatırıldığına dair
belgenin ibraz edilmesi,
c) Faaliyetlerinin kurumsal yönetim
hükümlerine uygunluğunu sağlaması ve yeterli personel ve teknik
donanıma sahip olması,
d) Yöneticilerinin, kurumsal yönetim
hükümlerinde belirtilen nitelikleri haiz olması,
e) Kurulca faaliyet konularını
yürütebilecek yeterliliğe sahip olunduğu kanaatine varılması,
Gerekir.
Sisteme giriş payının ödenmeyen
kısmının, faaliyete geçiş tarihinden itibaren Kurulca belirlenecek
ödeme plânı çerçevesinde Fon hesabına yatırılacağına ilişkin
taahhütnamenin Kuruma ibrazı zorunludur. Sisteme giriş payı bir
defaya mahsus olmak üzere alınır. Banka hissedarları sisteme giriş
payının ödenmesinden müteselsilen sorumludurlar.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esasları belirlemeye Kurul yetkilidir.
Kuruluş izninin iptali
MADDE 11.- Bir bankanın kuruluş izni;
a) İznin gerçeğe aykırı beyanlarla
alınmış olması,
b) Kuruluş izninin verildiği tarihten
itibaren dokuz ay içerisinde faaliyet izni için başvurulmaması,
c) Kuruluş izninden vazgeçildiğinin
beyan edilmesi,
d) İznin verilmesinde aranan
şartların, faaliyete geçilinceye kadar kaybedilmesi,
e) Faaliyet izni alınamamış olması,
f) İradi olarak bu Kanunun 4 üncü
maddesinde belirtilen faaliyetlerin tümünden vazgeçilmesi ve iradi
tasfiyenin tamamlanması,
g) Devrolunan bankanın birleşme veya
bölünme işlemlerinin tamamlanması,
h) Bu Kanunun 106 ncı maddesi
kapsamında tasfiye veya iflas takibatının tamamlanması,
Hâllerinden herhangi birinin
gerçekleşmesi durumunda, Kurulun en az beş üyesinin aynı yöndeki
oyuyla alınan kararla iptal edilir.
Faaliyet izninin iptali veya
sınırlandırılması
MADDE 12.- Bir bankanın, faaliyet
izninin gerçeğe aykırı beyanlarla alınmış olması veya faaliyet
izninin alınmasından itibaren altı ay içinde faaliyete geçilmemesi
ya da bir yıl içinde kesintisiz altı ay süre ile faaliyette
bulunulmamış olması hâlinde faaliyet izni iptal edilir. Faaliyet
izninin alındığı tarihten itibaren bir ay içerisinde ilgili kuruluş
birliğine üye olunmaması veya sisteme giriş payının kalan
taksitlerinin Fon hesabına yatırılmamış olması ve bu yükümlülüklerin
Kurum tarafından yapılan uyarıya rağmen yerine getirilmemesi
durumunda, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(b) bentleri dışında kalan faaliyet konuları Kurulca tek tek
sınırlanabilir.
Bu kararlar ilgililere yazılı olarak
bildirilir ve Resmî Gazetede yayımlanır.
Türkiye'de şubesi bulunan yurt dışında
kurulu bankaların, kurulu bulundukları ülkede herhangi bir nedenle
faaliyet izninin kaldırılması, faaliyetlerinin durdurulması, iflas
veya tasfiyelerine karar verilmesi veya konkordato ilân etmeleri
hâlinde, bunların Türkiye'deki şubelerinin faaliyet izinleri Kurul
tarafından kaldırılır.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) veya (b) bentleri kapsamında bir kredi kuruluşuna
verilen yetkinin Kurul tarafından kaldırılması, faaliyet izninin
kaldırılması hükmündedir.
Yurt içinde şube açma
MADDE 13.- Kurulca belirlenecek
esaslara ve bu Kanunda yer alan kurumsal yönetim hükümleri ile
koruyucu hükümlere uyulmuş olması ve Kuruma bildirilmesi şartıyla
bankalarca yurt içinde şube açılması serbesttir.
Sınır ötesi faaliyetler
MADDE 14.- Türkiye'de kurulan
bankaların, kıyı bankacılığı bölgeleri de dahil olmak üzere yurt
dışında şube veya temsilcilik açmaları, ortaklık kurmaları veya
kurulmuş ortaklıklara katılmaları, bu Kanunda yer alan kurumsal
yönetim hükümleri ile koruyucu hükümlere ve Kurulca belirlenecek
esaslara uyulması kaydıyla Kurulun iznine tâbidir.
Bağımsız denetim, değerleme,
derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşlarının yetkilendirme izni
MADDE 15.- Bankaların bağımsız
denetim, değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti faaliyetlerini
gerçekleştirecek olan kuruluşların yetkilendirilmesine, yetkilerinin
geçici veya sürekli olarak kaldırılmasına Kurulca karar verilir.
Buna ilişkin usûl ve esaslar ilgili meslek birliklerinin görüşü
alınarak Kurulca belirlenir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ana Sözleşmeye İlişkin Hükümler
Ana sözleşme değişiklikleri
MADDE 16.- Bankaların ana sözleşme
değişikliklerinde Kurumun uygun görüşü aranır. Kurumca uygun
görülmeyen değişiklikler genel kurulda karara bağlanamaz. Kurumun
uygun görüşü alınmaksızın yapılan ana sözleşme değişiklikleri
Ticaret Siciline tescil edilemez. Ana sözleşme değişikliği için bu
Kanun ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen izin, onay veya olumlu
görüş başvuruları, yetkili mercilerce onbeş iş günü içinde
cevaplandırılır.
Bankalar ana sözleşmelerini güncel
olarak internet sayfalarında yayınlar. Ana sözleşmelerin
güncelleştirilmesi, değişikliklerin gerçekleştiği tarihten itibaren
on iş günü içerisinde yapılmak zorundadır.
Sermaye artırımları
MADDE 17.- Sermaye artırımlarının, her
türlü muvazaadan âri olarak, ilgili mevzuatla ilâve edilmesine izin
verilen kaynaklar hariç, iç kaynaklara başvurulmadan nakden ödenmesi
şarttır. Sermaye artırımının Ticaret Siciline tescil edilmesinde
Kurumun uygun görüşü aranır.
Sermayenin mevzuata aykırı olarak
artırıldığı tespit edilen kısmı, özkaynak hesabında dikkate alınmaz.
Bu madde kapsamında sermaye artırımına
ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Pay edinim ve devirleri
MADDE 18.- Bir kişinin, bir bankada
doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla sermayenin yüzde onunu
ve daha fazlasını temsil eden payları edinmesi veya bir ortağa ait
doğrudan veya dolaylı payların sermayenin yüzde on, yüzde yirmi,
yüzde otuzüç veya yüzde ellisini aşması sonucunu veren pay
edinimleri ile bir ortağa ait payların, bu oranların altına düşmesi
sonucunu veren pay devirleri Kurulun iznine tâbidir.
Yönetim kuruluna veya denetim
komitesine üye belirleme imtiyazı veren payların tesisi, devri veya
yeni imtiyazlı pay ihracı yukarıdaki oransal sınırlara bakılmaksızın
Kurulun iznine tâbidir.
Bu izinlerin verilmesinde, bankanın
devralınan hisselerinin nominal değerinin yüzde biri oranında devir
payının devralan tarafından Fona yatırılması zorunludur.
Ortak sayısının beşten aşağı düşmesine
yol açan işlemler ile izin alınmadan yapılan pay devirleri pay
defterine kaydolunmaz. Bu hükme aykırı olarak pay defterine yapılan
kayıtlar hükümsüzdür. Oy hakkı edinilmesi ve hisseler üzerinde
intifa hakkı tesisinde de bu hüküm uygulanır.
Nitelikli paya sahip olan ortakların
kurucularda aranan nitelikleri taşıması şarttır. Kurucularda aranan
nitelikleri kaybeden nitelikli paya sahip ortaklar temettü dışındaki
ortaklık haklarından yararlanamaz. Bu halde, diğer ortaklık hakları
Kurumun bildirimi üzerine Fon tarafından kullanılır. Bu ortaklar
sermayedeki doğrudan ve dolaylı payları yüzde onun altına düşene
kadar rüçhan haklarını kullanamazlar.
Bir bankanın sermayesinin yüzde on
veya daha fazlasına sahip olan tüzel kişilerin paylarının doğrudan
veya dolaylı olarak birinci fıkrada belirtilen oranlar veya esaslar
dahilinde el değiştirmesi, devralacak ortağın kurucularda aranan
nitelikleri taşıması şartıyla Kurulun iznine tâbidir.
Kurulun izni olmadan payların
devredilmesi hâlinde, bu paylara ait temettü hariç ortaklık hakları
Fon tarafından kullanılır.
Hisseleri borsada işlem gören
bankaların hisselerinin borsadan alınması ve bir bankanın
hisselerinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre icra
dairesinden satın alınması durumunda gerçekleştirilecek işlemlere ve
bu maddenin uygulanmasına dair usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Birleşme, Bölünme, Hisse Değişimi ve
İradi Tasfiye
Birleşme, bölünme ve hisse değişimi
MADDE 19.- Türkiye'de faaliyette
bulunan bankalardan birinin; diğer bir veya birkaç banka veya
finansal kuruluş ile birleşmesi veya bütün aktif ve pasifi ile diğer
hak ve yükümlülüklerini Türkiye'de faaliyette bulunan diğer bir
bankaya devretmesi, bütün aktif ve pasifleri ile diğer hak ve
yükümlülüklerini devir alması veya bölünmesi ya da hisse değişimi
Kurulun iznine bağlıdır. İzin tarihinden itibaren üç ay içinde
ilgili bankaların yetkili organlarınca karar alınarak gerekli
işlemlere geçilmediği takdirde, verilen izin geçersiz olur.
Bankaların bu Kanun hükümlerine göre birleşme, bölünme ve
devirlerinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile devir veya
birleşmeye konu bankaların toplam aktiflerinin sektör içindeki
paylarının yüzde yirmiyi geçmemesi kaydıyla 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun 7, 10 ve 11 inci maddeleri hükümleri
uygulanmaz. Birleşme veya devir işleminin kesinleşmesini müteakip,
devredilen kuruluşun bütün aktif ve pasifleri ile diğer hak ve
yükümlülükleri devralan bankaya geçer ve devredilen kuruluşun tüzel
kişiliği sona ererek kaydı Ticaret Sicilinden silinir.
Bu madde hükmünün uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile
belirlenir.
İradi tasfiye
MADDE 20.- Bankaların faaliyetlerine
son vermeleri ve tasfiyeleri Kurulun iznine ve Kurumun denetimine
tâbidir.
Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar
faaliyetlerine son vermek ve bunları tasfiye etmek istedikleri
takdirde, durumu Türkiye çapında basımı ve dağıtımı yapılan en az
iki gazete ile ilân ve mevduat sahipleri veya katılım fonu sahipleri
ile alacaklılarına veya bu durumda sayılabilecek kişi ve kurumlara
tebliğ ederek ellerinde bulunan aynî ve nakdî her türlü mevduat veya
katılım fonu ile emanet ve cari hesap bakiyelerini ve sair
borçlarını, vadeli olsalar bile vadelerini beklemeksizin iki ay
içinde iadeye ve bu süre içerisinde sahibi başvurmayan aynî ve nakdî
her türlü mevduat, katılım fonu, emanet ve alacakları Kuruma tevdi
etmeye mecburdurlar. Kurum, bu suretle verilen değerleri, takip eden
yıl başından başlamak üzere on yıl süre ile her yıl başında usûlüne
göre ilan etmek suretiyle saklar. Son ilân tarihinden itibaren altı
ay içinde aranmayan bu değerler Fona gelir kaydolunur.
Bu madde hükmünün uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelik ile
belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İzin Başvurularının Reddi
İzin başvurularının reddi
MADDE 21.- Bu Kanun hükümleri uyarınca
Kuruma yapılan izin başvuruları; denetimin etkin bir şekilde ifa
edilmesine engel olabilecek nitelikte doğrudan veya dolaylı herhangi
bir ilişkinin varlığı veya izne tâbi işlem için öngörülen
koşulların, niteliklerin, yeterliliklerin izin başvurusu esnasında
ya da değerlendirme sürecinde sağlanamaması veya kaybedilmesi
hâlinde Kurulca reddedilir. Ret kararları ilgililere gerekçeli
olarak bildirilir.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Kurumsal Yönetim
BİRİNCİ BÖLÜM
Yönetim
Kurumsal yönetim ilkeleri
MADDE 22.- Kurumsal yönetime ilişkin
yapı ve süreçler ve bunlara ilişkin ilkeler Sermaye Piyasası Kurulu
ile kuruluş birliklerinin de görüşü alınarak Kurul tarafından
belirlenir.
Yönetim kurulu
MADDE 23.- Bankaların yönetim
kurulları genel müdür dahil beş kişiden az olamaz. Genel müdür,
bulunmadığı hallerde vekili, yönetim kurulunun doğal üyesidir. Bu
Kanunda genel müdür için öngörülen şartlar, yönetim kurulu
üyelerinin yarıdan bir fazlası için de aranır. Murahhas üyelerin
genel müdürde aranan şartları taşımaları zorunludur. Yönetim kurulu
üyeliğine seçilenler ve herhangi bir nedenle boşalma hâlinde
görevlendirilenler, bu maddede aranan şartları taşıdıklarını
gösteren belgelerle birlikte yedi iş günü içerisinde Kuruma
bildirilir. Genel müdürlük ve yönetim kurulu başkanlığı görevleri
aynı kişi tarafından icra edilemez. Yönetim kurulu üyelerinin bu
Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d)
bentlerinde belirtilen şartları taşıması gerekir.
Türkiye'de şube açmak suretiyle
faaliyette bulunan yurt dışında kurulu bankaların Türkiye'deki
yönetim merkezlerinde, yönetim kurulu yetki ve sorumluluklarını
taşıyan, merkez şube müdürünün de dahil olduğu en az üç kişilik bir
müdürler kurulu oluşturmaları zorunludur. Bu Kanunun uygulanmasında
müdürler kurulu yönetim kurulu hükmünde olup, birinci fıkrada
belirtilen şartlar müdürler kurulu üyeleri için de aranır.
İç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemlerinin ilgili mevzuata uygun olarak tesis edilmesi,
işlerliğinin, uygunluğunun ve yeterliliğinin sağlanması, finansal
raporlama sistemlerinin güvence altına alınması, banka içindeki
yetki ve sorumlulukların belirlenmesi yönetim kurulunun
sorumluluğundadır.
Denetim komitesi
MADDE 24.- Bankaların, yönetim
kurullarınca yönetim kurulunun denetim ve gözetim faaliyetlerinin
yerine getirilmesine yardımcı olmak üzere denetim komitesi
oluşturulur. Denetim komitesi en az iki üyeden oluşur. Denetim
komitesi üyeleri icraî görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeleri
arasından seçilir. Türkiye'de şube olarak faaliyet gösteren
bankalarda ise kendisine bağlı icraî mahiyette faaliyet gösteren bir
birim bulunmayan müdürler kurulu üyelerinden biri görevlendirilir.
Denetim komitesi üyelerinin, Kurulca
belirlenen niteliklere sahip olmaları şarttır. Buna ilişkin bilgi ve
belgeler atamanın yapılmasını müteakiben en geç yedi iş günü içinde
Kuruma bildirilir.
Denetim komitesi, yönetim kurulu adına
bankanın iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinin
etkinliğini ve yeterliliğini, bu sistemler ile muhasebe ve raporlama
sistemlerinin bu Kanun ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde
işleyişini ve üretilen bilgilerin bütünlüğünü gözetmek, bağımsız
denetim kuruluşlarının yönetim kurulu tarafından seçilmesinde
gerekli ön değerlendirmeleri yapmak, yönetim kurulu tarafından
seçilen bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetlerini düzenli
olarak izlemek, bu Kanun kapsamında ana ortaklık niteliğindeki
kuruluşlarda, konsolide denetime tâbi kuruluşların iç denetim
işlevlerinin konsolide olarak sürdürülmesini ve eşgüdümünü
sağlamakla görevli ve sorumludur.
Denetim komitesi, iç kontrol, iç
denetim ve risk yönetimi sistemleri kapsamında oluşturulan
birimlerden ve bağımsız denetim kuruluşlarından; görevlerinin
ifasıyla ilgili olarak düzenli raporlar almak ve bankanın
faaliyetlerinin sürekliliği ve güven içinde yürütülmesini olumsuz
etkileyebilecek hususlar veya mevzuata ve iç düzenlemelere
aykırılıklar bulunması hâlinde bu hususları yönetim kuruluna
bildirmekle yükümlüdür.
Denetim komitesi, altı aylık dönemleri
aşmamak kaydıyla icra ettiği faaliyetlerin sonuçları ile bankada
alınması gereken önlemlere, yapılmasına ihtiyaç duyulan uygulamalara
ve bankanın faaliyetlerinin güven içinde sürdürülmesi bakımından
önemli gördüğü diğer hususlara ilişkin görüşlerini yönetim kuruluna
bildirmekle yükümlüdür.
Denetim komitesi, bankanın tüm
birimlerinden, anlaşmalı destek hizmeti kuruluşları ve bağımsız
denetim kuruluşlarından bilgi ve belge almaya, bedeli banka
tarafından karşılanmak suretiyle konularında ihtisas sahibi
kişilerden yönetim kurulunun onayına bağlı olarak danışmanlık
hizmeti sağlamaya yetkilidir. Denetim komitesinin görev, yetki ve
sorumlulukları ile çalışma usûl ve esasları yönetim kurulu
tarafından düzenlenir.
Genel müdür ve yardımcıları
MADDE 25.- Banka genel müdürlerinin
hukuk, iktisat, maliye, bankacılık, işletme, kamu yönetimi ve dengi
dallarda en az lisans düzeyinde, mühendislik alanında lisans
düzeyinde öğrenim görmüş olanların ise belirtilen alanlarda
lisansüstü öğrenim görmüş olmaları ve bankacılık veya işletmecilik
alanında en az on yıllık meslekî deneyime sahip olmaları şarttır.
Genel müdür yardımcılarının en az yedi
yıllık meslekî deneyime sahip ve asgarî üçte ikisinin birinci
fıkrada belirtilen alanlarda en az lisans düzeyinde öğrenim görmüş
olması şarttır. Başka unvanlarla istihdam edilseler dahi, yetki ve
görevleri itibarıyla genel müdür yardımcısına denk veya daha üst
konumlarda icraî nitelikte görev yapan diğer yöneticiler de bu
Kanunun genel müdür yardımcılarına ilişkin hükümlerine tâbidir.
Genel müdürlüğe ve yardımcılıklarına
atanacakların, bu maddede aranan şartları taşıdıklarını gösteren
belgelerle birlikte Kuruma bildirilmesi şarttır. Bildirimden
itibaren yedi iş günü içinde Kurumca olumsuz görüş bildirilmemesi
durumunda ilgili kişilerin atamaları yapılabilir.
Herhangi bir nedenle görevden ayrılan
genel müdür ve yardımcılarının görevden ayrılma nedenleri, ilgili
banka ve görevden ayrılan tarafından yedi iş günü içinde Kuruma
bildirilir.
Bu madde uygulamasında, genel müdürün
sahip olması gereken nitelikler ve atanmalarına veya görevden
ayrılmalarına ilişkin yükümlülükler bakımından, yurt dışında kurulu
bankaların Türkiye'deki merkez şubesi müdürü, genel müdür gibi
değerlendirilir.
Genel müdür ve genel müdür
yardımcıları, konsolide denetime tâbi ortaklıklar hariç başka bir
ticari kuruluşta tam veya yarı zamanlı olarak görev alamaz.
Çalışma ve imza yetkisi yasağı
MADDE 26.- Bu Kanunun 8 inci
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde
belirtilen şartları taşımayan kişiler, bankalarda genel müdür, genel
müdür yardımcısı veya imza yetkisini haiz görevli olarak
çalıştırılamazlar. Bankalar, bu kimselerin imza yetkilerini derhal
kaldırmak zorundadırlar.
Kurum denetimleri sonucunda, bu Kanun
veya ilgili diğer mevzuat hükümlerini ihlâl ettikleri ve bankanın
emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürdükleri tespit edilen ve
haklarında kanunî kovuşturma talep edilen banka mensuplarının, imza
yetkileri Kurul kararı ile geçici olarak kaldırılır. Bu kimseler,
Kurulun izni olmadıkça imza yetkisini haiz personel olarak hiçbir
bankada çalıştırılamazlar.
Yemin ve mal beyanı
MADDE 27.- Bankaların yönetim kurulu
üyeleri ile müdürler kurulu başkan ve üyeleri, seçilmeleri veya
atanmalarından sonra yerel ticaret mahkemesi huzurunda yemin
etmedikçe göreve başlayamazlar. Bu kişiler ile genel müdür ve
yardımcıları ve imza yetkisine sahip mensuplarından bölge müdürleri,
şube müdürleri ve genel müdürlük merkez teşkilatında yer alan bölüm,
kısım, grup ve bunlara eşdeğer isimler altında faaliyet gösteren
birimlerin yöneticileri 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması,
Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu hükümlerine tâbidirler.
Yemin ve mal beyanına ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
Karar defteri
MADDE 28.- Yönetim kurulu, denetim
komitesi ve kredi komitesi ile müdürler kurulu kararları, aralarında
açıklık bırakılmamak ve satır aralarında çıkıntı olmamak şartıyla
tarih ve numara sırasıyla 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun
defterlerle ilgili hükümleri gereğince onaylanmış müteselsil sayfa
numaralı ayrı birer deftere metnin doğruluğundan hiçbir şekilde
şüpheyi davet etmeyecek şekilde günü gününe kaydedilir ve her
kararın altı, üyeler tarafından karar tarihinden itibaren en geç bir
ay içinde imza olunur. Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar
çerçevesinde, yıl sonlarında ciltlettirilmeleri kaydıyla karar
defterleri yerine yaprakları noterce tasdikli ve müteselsil sıra
numaralı ayrı kalamoza kullanılabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İç Sistemler
İç sistemlere ilişkin yükümlülükler
MADDE 29.- Bankalar, maruz kaldıkları
risklerin izlenmesi, kontrolünün sağlanması, faaliyetlerinin kapsamı
ve yapısıyla uyumlu ve değişen koşullara uygun, tüm şube ve
konsolidasyona tâbi ortaklıklarını kapsayan yeterli ve etkin bir iç
kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemi kurmak ve işletmekle
yükümlüdürler.
İç kontrol, risk yönetimi ve iç
denetim sistemlerinin kuruluşuna, işleyişine, yeterliliğine,
oluşturulacak birimlere, icra edilecek faaliyetlere, üst yönetimin
görev ve sorumlulukları ile Kuruma yapılacak raporlamalara ilişkin
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
İç kontrol sistemi
MADDE 30.- Bankalar, iç kontrol
sistemi kapsamında, faaliyetlerinin mevzuata, iç düzenlemelerine ve
bankacılık teamüllerine uygun olarak yürütülmesini, muhasebe ve
raporlama sisteminin bütünlüğünü, güvenilirliğini ve bilgilerin
zamanında elde edilebilirliğini her seviyedeki personeli tarafından
uyulacak ve uygulanacak sürekli kontrol faaliyetleri ile sağlamak,
görevlerin fonksiyonel ayrımlarını, yetki ve sorumlulukların
paylaşımını, fon ödemelerini, banka işlemlerinin mutabakatını,
varlıkların korunmasını ve yükümlülüklerin kontrol altında
tutulmasını temin etmek, maruz kalınan her türlü riskin tanınması,
değerlendirilmesi ve yönetimi için gerekli alt yapıyı hazırlamak ve
yeterli iletişim ağını oluşturmak zorundadır. İç kontrol
faaliyetleri yönetim kuruluna bağlı olarak çalışacak iç kontrol
birimi ve personeli tarafından yürütülür.
Risk yönetimi sistemi
MADDE 31.- Bankalar risk yönetimi
sistemi kapsamında, risk politikalarını Kurulca belirlenen esaslar
çerçevesinde oluşturmak, uygulamak ve raporlamak zorundadır. Risk
yönetimi faaliyetleri yönetim kuruluna bağlı olarak çalışacak risk
yönetimi birimi ve personeli tarafından yürütülür.
İç denetim sistemi
MADDE 32.- Bankalar bütün birim, şube
ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını kapsayan bir iç denetim
sistemi kurmak zorundadır. Bu çerçevede, faaliyetlerin mevzuata, ana
sözleşmeye, iç düzenlemelere ve bankacılık ilkelerine uygunluğu,
banka müfettişleri tarafından denetlenir.
İç denetim faaliyetleri, tarafsız ve
bağımsız bir şekilde, gerekli meslekî özen gösterilerek, yeterli
sayıda müfettiş tarafından yerine getirilir. Ana ortaklık
niteliğindeki bankanın iç denetiminde görev alanlar konsolidasyona
tâbi ortaklıklarda iç denetim görevini ifa edebilir. İç denetimle
görevli birimce veya yetkili müfettişlerce bu Kanunun 29 uncu
maddesinin ikinci fıkrası kapsamında düzenlenecek iç denetim
raporunun, en az üçer aylık dönemler itibarıyla ve denetim komitesi
aracılığıyla yönetim kuruluna tevdii zorunludur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yetkili Kuruluşlar
Bağımsız denetim kuruluşları
MADDE 33.- Bu Kanunun 15 inci
maddesine göre yetkilendirilecek bağımsız denetim kuruluşlarının
çalışmalarına ilişkin esaslar Türkiye Serbest Muhasebeci Malî
Müşavirler ve Yeminli Malî Müşavirler Odaları Birliği,Türkiye
Muhasebe Standartları Kurulu, Merkez Bankası ve kuruluş
birliklerinin görüşü alınarak Kurulca düzenlenir. Bağımsız denetim
kuruluşları, bu Kanun uyarınca yaptıkları faaliyetler dolayısıyla
üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.
Bağımsız denetim kuruluşları denetim
esnasında, bankanın varlığını tehlikeye sokabilecek veya
yöneticilerin Kanun veya esas sözleşmeyi ihlâl etmiş olduklarını
gösteren hususları tespit ederse, durumu derhal Kuruma bildirir. Bu
bildirim, meslekî gizlilik prensiplerinin ve anlaşmalarının veya
bankacılık sırlarına ilişkin yükümlülüklerin ihlâl edildiği anlamına
gelmez.
Değerleme ve derecelendirme
kuruluşları
MADDE 34.- Bu Kanun ve bu Kanuna
istinaden çıkarılan düzenlemelerde öngörülen değerlemeler ve
derecelendirmeler, Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar
çerçevesinde, değerleme ve derecelendirme kuruluşlarına yaptırılır.
Destek hizmeti kuruluşları
MADDE 35.- Bankalar, destek
hizmetinden doğabilecek riskler ile bunların yönetilmesine, beklenen
fayda ve maliyetin değerlendirilmesine ilişkin hazırlayacakları
programı Kuruma ibraz etmek zorundadır. Destek hizmeti, bankaların
yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerini, ilgili düzenlemelere
uymalarını ve etkin biçimde denetlenmelerini engelleyici nitelikte
olamaz.
Destek hizmeti kuruluşlarına ve
hizmet alınabilecek konulara ilişkin usûl ve esaslar Kurulca
belirlenir.
Sorumluluk sigortası
MADDE 36.- Bağımsız denetim,
değerleme, derecelendirme ve destek hizmeti kuruluşları, verdikleri
hizmetlerden doğabilecek zararları karşılamak amacıyla sorumluluk
sigortası yaptırmak zorundadır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Finansal Raporlama
Muhasebe ve raporlama sistemi
MADDE 37.- Bankalar, kuruluş
birliklerinin ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun görüşü
alınmak suretiyle Kurul tarafından uluslararası standartlar esas
alınarak belirlenecek usûl ve esaslara uygun olarak muhasebe
sistemlerinde tekdüzeni uygulamak; tüm işlemlerini gerçek
mahiyetlerine uygun surette muhasebeleştirmek; finansal raporlarını
bilgi edinme ihtiyacını karşılayabilecek biçim ve içerikte,
anlaşılır, güvenilir ve karşılaştırılabilir, denetime, analize ve
yorumlamaya elverişli, zamanında ve doğru şekilde düzenlemek
zorundadır.
Bankalar, kanunî ve yardımcı defter ve
kayıtlarını, şubeleri, yurt içi ve yurt dışındaki muhabirleri ile
hesap mutabakatı sağlamadan bilançolarını kapatamazlar.
Yayımlanan finansal tabloların gerçeğe
aykırı olduğunun tespiti hâlinde Kurul gerekli tedbirleri almaya
yetkilidir.
Konsolide finansal raporlar
MADDE 38.- Ana ortaklık, finansal
durum ve faaliyet sonuçları hakkında bir bütün olarak bilgi vermek
amacıyla 37 nci maddeye istinaden Kurulca düzenlenen usûl ve esaslar
çerçevesinde konsolide finansal raporlar düzenlemek zorundadır.
Konsolide finansal rapor kapsamında bulunan kuruluşlar,
kendilerinden konsolide finansal raporların düzenlenmesine ilişkin
olarak istenecek her türlü bilgi ve belgeyi ilgili ana ortaklığa
vermekle yükümlüdür.
Finansal raporların imzalanması,
sunulması, ilânı ve denetimi
MADDE 39.- Bankalar tarafından
hazırlanan finansal raporlardan Kurulca belirlenecek olanların,
yönetim kurulu başkanı, denetim komitesi üyeleri, genel müdür ile
finansal raporlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı ve ilgili birim
müdürü veya bu unvanlara eşdeğer kişiler tarafından ad, soyad ve
unvan belirtilmek suretiyle finansal raporlamaya ilişkin
düzenlemelere ve muhasebe kayıtlarına uygun olduğu belirtilerek
imzalanması zorunludur. İmza yükümlülüğü, Türkiye'de şube açmak
suretiyle faaliyette bulunan bankalarda müdürler kurulu üyelerince
yerine getirilir.
Bankaların genel kurullarına sunacağı
yıllık finansal raporların bağımsız denetim kuruluşlarınca
onaylanması şarttır.
Bankalar, düzenleyecekleri finansal
raporlarını, Kurulun belirleyeceği usûl ve esaslar çerçevesinde
ilgili mercilere sunmak ve ilân etmek zorundadırlar.
Yıllık faaliyet raporu
MADDE 40.- Bankalar, statülerine,
yönetim ve organizasyon yapılarına, insan kaynaklarına,
faaliyetlerine, finansal durumlarına, yönetimin değerlendirmeleri ve
geleceğe yönelik beklentilerine ilişkin bilgileri, finansal
tablolarını, özet yönetim kurulu raporunu ve bağımsız denetim
raporunu da içeren yıllık faaliyet raporu hazırlamak zorundadırlar.
Faaliyet raporunun hazırlanmasına, ilgili mercilere bildirilmesine
ve kamuya açıklanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Sorumluluk
MADDE 41.- Yönetim kurulu, bu Kanunun
37 nci maddesi uyarınca faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi, finansal
tabloların hazırlanması, onaylanması, denetlenmesi, yetkili
mercilere sunulması ve yayımlanması dâhil finansal raporlama
sistemini, görev, yetki ve sorumlulukları belirlemek, bilgi
sistemlerini yeterli hale getirmek ve uygulamayı gözetmekle
yükümlüdür.
Belgelerin saklanması
MADDE 42.- Alınan yazılar ve
faaliyetler ile ilgili belgelerin asılları veya bunun mümkün
olmadığı hâllerde sıhhatlerinden şüpheye mahal vermeyecek kopyaları
ve yazılan yazıların makine ile alınmış, tarih ve numara sırası
verilerek düzenlenecek suretleri, usûlleri çerçevesinde ilgili banka
nezdinde on yıl süreyle saklanır. Bu belgelerin mikrofilm, mikrofiş
şeklinde veya elektronik, manyetik veya benzeri ortamlarda
saklanmaları mümkündür. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca belirlenir.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Koruyucu Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Özkaynaklar ve Standart Oranlar
Koruyucu düzenlemeler
MADDE 43.- Kurul; bankaların
varlıkları, alacakları, özkaynakları, borç, yükümlülük ve
taahhütleri, gelir ve giderleri arasındaki ilgi ve dengelerin ve
malî bünyeyi etkileyen diğer tüm unsurların ve maruz kalınan
risklerin tespiti, tahlili, izlenmesi, ölçülmesi ve
değerlendirilmesi amacıyla sınırlamalar ve standart oranlar da
belirlemek suretiyle gerekli düzenlemeleri yapmaya ve bunlar
hakkında her türlü tedbiri almaya yetkilidir. Bu hüküm, 38 inci
madde gereğince konsolide malî tablo hazırlama yükümlülüğü bulunan
ana ortaklık için Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde
konsolide ve konsolide olmayan bazda uygulanır. Bankalar, yapılan
düzenlemelere uymak, belirlenen sınırlamaları ve standart oranları
konsolide baz da dahil olmak üzere hesaplamak, tutturmak ve idame
ettirmek ve bunlara ilişkin olarak Kurum tarafından istenen
tedbirleri belirlenen süreler içinde almak ve uygulamakla
yükümlüdür.
Kurul, kurumsal yönetim hükümleri ile
koruyucu hükümlerin uygulanmasını da dikkate alarak, her bir banka
ya da banka grubu için belirlenen asgarî veya azamî standart oranlar
ve sınırlardan farklı daha ihtiyatlı bir oran veya sınır tesis
etmeye veya hesaplama ve bildirim dönemlerini farklılaştırmaya veya
genel olarak belirlenmemiş oran ve sınırlar tespit etmeye
yetkilidir.
Bu Kanun kapsamında öngörülen
sınırlamalara ve standart oranlara ilişkin eşiklere erişilmesi veya
aşımların oluşması hâlinde, ilgili banka durumu derhal Kuruma
bildirmek zorundadır.
Ödenmiş sermaye, yedek akçeler ve
özkaynak
MADDE 44.- Ödenmiş sermaye, bankaların
fiilen ve her türlü muvazaadan arî olarak ödenmiş veya Türkiye'ye
ayrılmış ve ödenmiş sermayelerinden, bilançoda görülen zararın yedek
akçelerle karşılanamayan kısmı düşüldükten sonra kalan tutardır.
Yedek akçeler, bankaların 6762 sayılı
Türk Ticaret Kanunu ve ilgili kanunlar ile ana sözleşmelerine göre
ayırdıkları yedek akçelerinden varsa bilanço zararının düşülmesinden
sonra elde edilen tutardır.
Özkaynak, ana sermaye ve katkı sermaye
toplamı ile bu toplamdan sermayeden indirilecek değerlerin düşülmesi
sonucu bulunacak tutarı ifade eder.
Konsolide özkaynak, konsolide esasa
göre uygulanacak kredi sınırları ile standart oranların
hesaplanmasında bu maddenin üçüncü fıkrası hükmüne göre hesaplanarak
dikkate alınır.
Bu maddeye ilişkin usûl ve esaslar
Kurulca belirlenir.
Sermaye yeterliliği
MADDE 45.- Bu Kanunun uygulanmasında
maruz kalınan riskler nedeniyle oluşabilecek zararlara karşı yeterli
özkaynak bulundurulması sermaye yeterliliğini ifade eder. Bankalar,
Kurum tarafından düzenlenecek yönetmelikte öngörülen usûl ve
esaslara göre yüzde sekiz oranından az olmamak üzere belirlenecek
sermaye yeterliliği oranını hesaplamak, tutturmak, idame ettirmek ve
raporlamak zorundadır.
Bankaların iç sistemleri, aktif ve
malî yapıları dikkate alınarak asgarî sermaye yeterliliği oranını
artırmaya, bankalar bazında farklılaştırmaya, kaynağı katılma hesabı
olan aktiflerin risk ağırlıklarının belirlenmesinde bu hesapların
özelliklerini dikkate almak suretiyle düzenleme yapmaya Kurul
yetkilidir.
Likidite yeterliliği
MADDE 46.- Bankalar, Merkez Bankasının
uygun görüşü alınmak suretiyle Kurulca belirlenecek usûl ve esaslara
göre asgarî likidite düzeyini hesaplamak, tutturmak, idame ettirmek
ve raporlamak zorundadır.
Aşımların giderilmesi
MADDE 47.- Bu Kanun ve bu Kanuna
istinaden çıkarılan düzenlemelerde yer alan sınırlama ve oranlara
ilişkin aşımların Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde
giderilmesi zorunludur.
Özkaynaklarda meydana gelebilecek
düşüşler nedeniyle özkaynağın belirli bir oranı ile ilişkilendirilen
sınırlama ve oranlarda aşımların oluşması ve şartların gerektirmesi
hâlinde, bu aşımlar Kurumca belirlenecek bir süre içinde giderilir.
Aşımların giderilmesi için belirlenen süre içinde bu Kanunun idarî
para cezalarına ilişkin hükümleri uygulanmaz.
İKİNCİ BÖLÜM
Krediler ve Risk Grubu
Krediler
MADDE 48.- Bankalarca verilen nakdî
krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval,
ciro, kabul gibi gayrinakdî krediler ve bu niteliği haiz taahhütler,
satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta
bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen
ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi
geçmiş nakdî krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş
faizler, gayrinakdî kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters
repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri
ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık
payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri
hesaba bakılmaksızın bu Kanun uygulamasında kredi sayılır.
Birinci fıkrada belirtilenlere ilâve
olarak, kalkınma ve yatırım bankalarının finansal kiralama
yöntemiyle sağladığı finansmanlar ile katılım bankalarının taşınır
ve taşınmaz mal ve hizmet bedellerinin ödenmesi suretiyle veya kâr
ve zarar ortaklığı yatırımları, taşınmaz, ekipman veya emtia temini
veya finansal kiralama, mal karşılığı vesaikin finansmanı, ortak
yatırımlar veya benzer yöntemlerle sağladıkları finansmanlar da bu
Kanun uygulamasında kredi sayılır.
Risk grubu
MADDE 49.- Bir gerçek kişi ile eşi ve
çocukları, bunların yönetim kurulu üyesi veya genel müdürü oldukları
veya bunların ya da bir tüzel kişinin birlikte veya tek başlarına,
doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettikleri ya da sınırsız
sorumlulukla katıldıkları ortaklıklar bir risk grubunu oluşturur.
Bir banka ile bu bankanın nitelikli
pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bunların
birlikte veya tek başına, doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol
ettikleri ya da bunların sınırsız sorumlulukla katıldıkları veya
yönetim kurulu üyesi ya da genel müdürü oldukları ortaklıklar
bankanın dahil olduğu risk grubunu oluşturur.
Yukarıda belirtilen risk gruplarının
belirlenmesinde birlikte kontrol edilen ortaklıklar, bu
ortaklıkların kontrolünü birlikte sağlayan her bir hissedarın risk
grubuna dahil edilir.
Bu maddenin uygulanmasında aralarında
birinin ödeme güçlüğüne düşmesinin diğer bir veya birkaçının ödeme
güçlüğüne düşmesi sonucunu doğuracak boyutta kefalet, garanti veya
benzeri ilişkiler bulunan gerçek ve tüzel kişiler ilgili risk
gruplarına dahil edilir.
Sermayesinin çoğunluğu ayrı ayrı veya
birlikte Hazineye, Özelleştirme İdaresi Başkanlığına, genel veya
katma bütçeli dairelere ait bankalar; doğrudan veya dolaylı olarak
kontrol ettikleri ortaklıklar ile birlikte bir risk grubu oluşturur.
Bankalar dışındaki kamu iktisadi
teşebbüslerinin veya hisselerinin çoğunluğu Özelleştirme İdaresi
Başkanlığının elinde bulunan diğer kamu kurum ve kuruluşları,
sermaye, yönetim ve denetimlerine hâkim oldukları bağlı ortaklık,
iştirak ve müesseseler ile birlikte bir risk grubu oluşturur.
Bu maddenin uygulanmasına, banka ve
ortaklıklarda yönetim kurulu üyesi ve genel müdür olarak görev
yapanlar ve velâyet altında olmayan çocuklar bakımından aynı risk
grubuna dahil edilecek gerçek ve tüzel kişilerin tespitine ilişkin
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Dâhil olunan risk grubu ve mensuplara
kredi kullandırma koşulları
MADDE 50.- Bankalar;
a) Yönetim kurulu üyelerine, genel
müdüre, genel müdür yardımcılarına ve kredi açmaya yetkili
mensuplarına; bunların eş ve velâyet altındaki çocuklarına; tek
başlarına ya da birlikte sermayesinin yüzde yirmibeş veya fazlasına
sahip oldukları ortaklıklara,
b) (a) bendinde sayılanlar dışında
kalan mensupları ile bunların eş ve velâyeti altındaki çocuklarına,
c) Mensuplarının kurduğu veya bunlar
için kurulan sandık, dernek, sendika veya vakıflara,
Her ne şekil ve surette olursa olsun
nakdî ve gayrinakdî kredi veremez, tahvil ya da benzeri menkul
kıymetlerini satın alamazlar.
Birinci fıkra hükümleri, yönetim
kurulu üyeliklerinde aslen bulunan veya temsilci bulunduran ve banka
sermayesinde doğrudan veya dolaylı olarak nitelikli paya sahip olan
gerçek kişi ortaklar ile tüzel kişi ortaklar hakkında uygulanmaz.
Bir bankanın ortaklıklarının yönetim
ve denetim kurullarında bulunan kimselerin aynı zamanda ilgili
bankanın mensubu olması, bu ortaklıkların ilgili banka ile işlem
yapmasına engel değildir.
Bankanın dâhil olduğu risk grubunda
bulunan gerçek ve tüzel kişilere kredi kullandırılması hâlinde,
gerekli kararların yönetim kurulunun üye tam sayısının üçte iki
çoğunluğu ile alınması ve bunlara sağlanan kredi koşullarının kredi
kullananın lehine diğer kişi ve gruplara kullandırılanlardan ve
piyasa koşullarından farklılık arz etmemesi şarttır.
Bir bankanın yönetim kurulu üyelerine,
mensupları ile bunların eşlerine ve velâyet altındaki çocuklarına,
aylık net ücretleri toplamının beş katını aşmamak üzere verilecek
krediler, üç katını aşmamak üzere çek karnesi veya kredi kartı
verilmesi suretiyle kullandırılacak krediler ile bu Kanunun 55 inci
maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen menkul kıymetler
karşılığı kullandırılan krediler birinci ve dördüncü fıkra
hükümlerine tâbi değildir.
Banka, bankanın risk grubunda yer alan
kişilere açtığı kredileri Kuruma düzenli olarak raporlar.
Sonradan bu madde hükümlerine aykırı
hale gelen kredilerin en geç altı ay içinde tasfiye edilmesi
zorunludur.
Kredi açma
MADDE 51.- Kredi açma yetkisi yönetim
kuruluna aittir. Yönetim kurulu; kredi açma, onay verme ve diğer
idarî esaslara ilişkin politikaları oluşturmak, bunların
uygulanmasını ve izlenmesini sağlamak ve gerekli tedbirleri almakla
yükümlüdür.
Yönetim kurulu kredi açma yetkisini
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde kredi komitesine
veya genel müdürlüğe devredebilir. Genel müdürlük kendisine
devredilen kredi açma yetkisini diğer birimleri, bölge müdürlükleri
veya şubeleri aracılığıyla da kullanabilir. Kredi komitesinin
oluşumu ile çalışma ve karar alma esasları Kurulca belirlenir. Bu
Kanunun kredi sınırlarına ilişkin hükümlerine tâbi olmayan krediler
için kredi açma yetkisi yönetim kurulunca belirlenecek usûl ve
esaslar çerçevesinde devredilebilir.
Kredi açma yetkisini haiz olanlar,
kendileri ile eş ve velâyeti altındaki çocuklarının veya bunlarla
risk grubu oluşturan diğer gerçek ve tüzel kişilerin taraf olduğu
kredi işlemlerine ilişkin değerlendirme ve karar verme aşamalarında
yer alamaz ve bu hususu yazılı olarak yetkililere bildirir.
Kurul, bu madde ve 50 nci madde
hükümlerine aykırı olarak kullandırıldığı tespit edilen kredilerin,
ilgili bankanın özkaynak hesabında indirim kalemi olarak dikkate
alınmasına karar vermeye veya bu krediler tutarında ilave özkaynak
temin edilmesini zorunlu tutmaya yetkilidir.
Kredilerin izlenmesi
MADDE 52.- Bankalar, kredileri
nedeniyle maruz kalınacak riskleri ölçmek, karşı tarafın malî gücünü
düzenli olarak analiz etmek ve izlemek, gerekli bilgi ve belgeleri
temin etmek ve bunlara ilişkin esasları belirlemek zorundadır. Kredi
müşterileri bu çerçevede konsolide ve konsolide olmayan bazda
istenilen bilgi ve belgeleri bankalara vermekle yükümlüdür.
Sermayesinin yarısından fazlasına
genel ve katma bütçeli dairelerin, kamu iktisadi teşebbüslerinin,
28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanun kapsamına alınan kuruluşların
sahip olduğu kurum ve ortaklıklara ve bankalar dışında kalan
müşterilere açılacak kredi ve verilecek kefalet ya da teminatların
Kurumca belirlenecek tutarı geçmesi hâlinde alınacak hesap durumu
belgesi ile eki bilanço ve kâr ve zarar cetvellerinin genel kabul
görmüş muhasebe ilkelerine uygunluğunun Kurumca belirlenecek
esaslar dahilinde 1.6.1989 tarihli ve 3568 sayılı Kanuna göre
ruhsat almış, denetim yetkisine sahip meslek mensupları tarafından
onaylanması şarttır.
Bu maddenin uygulanmasıyla ilgili
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Karşılıklar ve teminatlar
MADDE 53.- Bankalar, krediler ve diğer
alacaklarla ilgili olarak, doğmuş veya doğması muhtemel zararların
karşılanması ve bunlar dışında kalan varlıkların değer azalışları
için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, aktiflerin kalitesine ve
sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına,
bunların değerinin ve güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan
kredilerin izlenmesine ve vadesi dolmuş kredilerin geri ödenmesine
ilişkin politikaları oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak
gözden geçirmek, tüm bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları
tesis etmek ve işletmek zorundadır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Bu madde uyarınca krediler ve diğer
alacaklarla ilgili olarak ayrılan özel karşılıkların tamamı,
ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider
olarak kabul edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sınırlamalar
Kredi sınırları
MADDE 54.- Bankalarca bir gerçek ya da
tüzel kişiye veya bir risk grubuna kullandırılabilecek kredilerin
toplamı özkaynakların yüzde yirmibeşini aşamaz. Bu oran, 49 uncu
maddenin ikinci fıkrasında tanımlanan risk grubu bakımından yüzde
yirmi olarak uygulanır. Kurul, bu oranı yüzde yirmibeşe kadar
yükseltmeye veya kanunî haddine kadar indirmeye yetkilidir. Bir adi
ortaklığa verilen krediler, sorumlulukları oranında ortaklara
kullandırılmış sayılır.
Bankalarca hâkim ortak veya nitelikli
pay sahibi olup olmadıklarına bakılmaksızın bankaların sermayesinin
yüzde bir ve daha fazla payına sahip olup pay defterine kayıtlı olan
tüm ortaklarına ve bunlarla risk grubu oluşturan kişilere
kullandırılacak kredilerin toplamı özkaynaklarının yüzde ellisini
aşamaz.
Birlikte kontrol edilen ortaklıklara
kullandırılan krediler, bu ortaklıkları birlikte kontrol eden
hissedarların her birinin ortaklık sermayesinde sahip olduğu
payların, birlikte kontrol ettikleri toplam paya oranı ölçüsünde
ortaklığı birlikte kontrol eden her bir hissedarın dâhil olduğu risk
grubuna kullandırılmış sayılır.
Bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir
risk grubuna özkaynakların yüzde onu veya daha fazlası oranında
kullandırılan krediler büyük kredi sayılır ve bunların toplamı
özkaynakların sekiz katını aşamaz.
Bir risk grubuna kullandırılan
kredilerin teminatını oluşturmak üzere aynı risk grubuna dâhil
gerçek veya tüzel kişilerden kabul edilen aval, garanti ve
kefaletler risk grubuna ait kredi sınırlarının hesabında dikkate
alınmaz.
Gayrinakdî krediler, vadeli işlem ve
opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler, kabul edilen
aval, garanti ve kefaletler, kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşlarla gerçekleştirilen işlemler, Kurulca kabul edilecek
ülkelerin merkezî yönetimleri, merkez bankaları ve bankaları ile
yapılan işlemler veya bunlarca çıkarılan ya da ödenmesi garanti
edilen bono, tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, verilen
diğer garantiler karşılığı yapılan işlemler kredi sınırlarının
hesabında Kurulca belirlenen esaslar ve oranlar dâhilinde dikkate
alınır.
Bu madde hükümleri, ana ortaklık
bakımından konsolide esasa göre uygulanır.
Kredi sınırlamalarına tâbi olmayan
işlemler
MADDE 55.- Aşağıdaki kredi işlemleri
54 üncü maddedeki sınırlamalara tâbi değildir:
a) Karşılığı nakit, nakit benzeri
kıymet ve hesaplar ile kıymetli maden olan işlemler.
b) Hazine Müsteşarlığı, Merkez
Bankası, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Toplu Konut İdaresi
Başkanlığıyla yapılan işlemler ile bu kurumlarca çıkarılan ya da
ödenmesi garanti edilen bono, tahvil ve benzeri menkul kıymetler
karşılığı yapılan işlemler.
c) Merkez Bankası nezdindeki
piyasalarda veya kanunla teşkilatlanmış diğer para piyasalarında
yapılan işlemler.
d) Aynı kişiye ya da aynı risk grubuna
yeni kredi tahsisi hâlinde daha önce yabancı para cinsinden veya
yabancı para ölçüsü ile verilen kredilerin, müteakiben tahsis edilen
kredinin kullandırılmaya başlandığı tarihteki cari kurdan dikkate
alınması kaydıyla çek ve kredi kartı kullandırımları hariç,
kredilerde kur değişikliklerinin doğurduğu artışlar ile vadesi
geçmiş kredilere tahakkuk ettirilen faiz, kâr payı ve diğer
unsurlar.
e) Her türlü sermaye artırımları
dolayısıyla bedelsiz edinilen ortaklık payları ile ortaklık
paylarının herhangi bir fon çıkışı gerektirmeyen değer artışları.
f) Kurulca belirlenecek esaslar
dâhilinde bankaların kendi aralarındaki işlemler.
g) Kurulca belirlenecek esas ve
süreler çerçevesinde elden çıkarılması kaydıyla halka arza aracılık
yüklenimleri kapsamında edinilen ortaklık payları.
h) Özkaynak hesabında indirilecek
değer olarak dikkate alınan işlemler.
i) Kurulca belirlenecek diğer
işlemler.
Ortaklık paylarına ilişkin
sınırlamalar
MADDE 56.- Bankaların; kredi
kuruluşları ve finansal kuruluşlar dışındaki bir ortaklıktaki payı
kendi özkaynaklarının yüzde onbeşini, bu ortaklıklardaki paylarının
toplam tutarı ise kendi özkaynaklarının yüzde altmışını aşamaz.
Bu Kanunun 55 inci maddesinin (e)
bendinde belirtilen işlemler, birinci fıkrada belirtilen sınırların
hesabında dikkate alınmaz.
Birinci fıkrada zikredilen sınırların
aşılması hâlinde, aşım tutarı özkaynak hesaplamasında ana sermayeden
indirim kalemi olarak dikkate alınır.
Bankalar, kendilerinde doğrudan veya
dolaylı olarak pay sahibi olan ortaklık ve kuruluşlarda doğrudan
veya dolaylı olarak pay sahibi olamazlar, bunların hisse senetlerini
rehin olarak kabul edemezler ve karşılığında avans veremezler.
Gayrimenkul ve emtia üzerine işlemler
MADDE 57.- Bankaların
gayrimenkullerinin net defter değerleri toplamı özkaynaklarının
yüzde ellisini aşamaz. Bu hesaplamada, değerleme veya enflasyon
düzeltmesine bağlı olarak oluşan ve gayrimenkul hesabına eklenen
değer artışları yüzde elli oranında dikkate alınır.
Bankalar, 2499 sayılı Sermaye Piyasası
Kanunu kapsamında gayrimenkul ve emtiayı esas alan sözleşmeler ile
Kurulca uygun görülecek kıymetli madenlerin alım ve satımı hariç
olmak üzere ticaret amacıyla gayrimenkul ve emtianın alım ve satımı
ile uğraşamaz, ipotekli konut finansmanı kuruluşu ve gayrimenkul
yatırım ortaklıkları hariç olmak üzere ana faaliyet konusu
gayrimenkul ticareti olan ortaklıklara katılamazlar.
Katılım bankaları tarafından
gayrimenkul, ekipman veya emtia temini veya finansal kiralama, kâr
ve zarar ortaklığı, ortak yatırımlar yoluyla finansman sağlanması ve
benzer faaliyetler nedeniyle üstlenilen yükümlülüklerden dolayı
gayrimenkul ve emtia üzerine yapılan işlemler, bu madde ile
yasaklanan ve sınırlanan faaliyetler kapsamında değerlendirilmez.
Alacaklardan dolayı edinilmek zorunda
kalınan emtia ve gayrimenkullerin elden çıkarılmasına ilişkin usûl
ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
Sandık ve vakıflara ilişkin işlemler
MADDE 58.- Bankalarca münhasıran
çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal yardım, emeklilik,
ihtiyat ve tasarruf sağlama amaçlarıyla kurulan sandık ve vakıflara
açıklarının kapatılması için kaynak aktarılamaz.
Bağış sınırları
MADDE 59.- Bankalar ve konsolide
denetime tâbi kuruluşlarca bir malî yılda yapılabilecek bağış
miktarı, banka özkaynaklarının binde dördünü aşamaz. Ancak, yapılan
bağış ve yardımların en az yarısının, kurumlar vergisi matrahının
tespitinde gider veya indirim olarak dikkate alınabilecek bağış ve
yardımlardan oluşması zorunludur. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
BEŞİNCİ KISIM
Mevduata ve Katılım Fonu Toplamaya
İlişkin Hükümler
Mevduat ve katılım fonu kabulü
MADDE 60.- Kredi kuruluşları ile özel
kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel
kişi, aslen veya fer'an meslek edinerek mevduat veya katılım fonu
kabul edemez, ticaret unvanları ve kamuya yapacakları açıklamalar
ile ilân ve reklamlarında bu izlenimi yaratacak ifade ve deyimleri
kullanamaz.
Karşılığında hesap cüzdanı yerine
makbuz, katılma belgesi, senet ve benzeri belgelerin verilmesi,
alınan paraların mevduat veya katılım fonu kabulü sayılmasına engel
değildir.
Resmî ve özel kuruluşlar ile
ortaklıklarda, yalnız çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal
yardım, emeklilik, ihtiyat ve tasarruf sağlama amaçlarıyla kurulan
sandık ve vakıfların münhasıran kendi üyelerinden bu amaçlar için
topladıkları paralar ile sigorta şirketlerinin işlemleri bu Kanun
uygulamasında mevduat ve katılım fonu kabulü sayılmaz.
Kalkınma ve yatırım bankalarının kendi
müstakrizlerinden, ortak ve ortaklıklarından genel esaslar dâhilinde
sağladıkları fonlar ile bankalardan, para piyasaları, sermaye
piyasaları ve organize piyasalardan sağlayacakları fonlar bu Kanun
uygulamasında mevduat sayılmaz.
Türkiye'de kurulan kredi
kuruluşlarının yurt dışındaki şubeleri ve ortaklıkları, mevduat
cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrakın düzenlenmesi işlemlerini
faaliyette bulundukları ülkede yapmak zorundadır. Bu şube veya
ortaklıklar adına hiçbir şekil ve surette yurt içinde mevduat
cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrak düzenlenemez veya verilemez.
Türkiye'de kurulu kredi kuruluşları,
yurt dışında kurulu ortaklıkları veya başka banka veya finansal
kuruluşlar adına yurt içinde yerleşik kişilerden mevduat veya
katılım fonu kabul etmek amacıyla; evrak ya da cüzdan
bulundurmaları, personel istihdam etmeleri, bu ortaklıklar veya
başka kredi kuruluşu veya finansal kuruluşlar adına toplanacak
mevduat ve katılım fonu üzerinden personele ücret, komisyon, prim ve
benzeri adlar altında para ödemek veya personele bu kuruluşların
reklamını yaptırmak suretiyle müşterilerini anılan kuruluşlara
yönlendirmeleri, bu ve benzeri yöntemler kullanarak yurt dışında
kurulu kuruluşlar adına mevduat ve katılım fonu kabul etmeleri, bu
madde kapsamında izinsiz mevduat ve katılım fonu kabulü sayılır.
Kredi kuruluşları, mevduat hesapları
ile katılım fonu hesaplarını Kurulun görüşü alınmak suretiyle Merkez
Bankasınca tespit edilecek vade ve türlerine göre tasnif etmek,
tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonunu diğer
hesaplardan ayırmak zorundadırlar.
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
hükümlerine göre ihraç edilen sermaye piyasası araçları hakkında bu
madde hükümleri uygulanmaz.
Mevduatın ve katılım fonunun çekilmesi
MADDE 61.- 4721 sayılı Türk Medenî
Kanununun rehinlere ve hapis hakkına, 818 sayılı Borçlar Kanununun
alacağın devir ve temlikine, takasa dair hükümleri ile diğer
kanunların verdiği yetkiler ve koyduğu yükümlülükler saklı kalmak
şartıyla mevduat ve katılım fonu sahiplerine ödenmesi gereken
tutarları geri alma hakları hiçbir suretle sınırlandırılamaz.
Mevduat veya katılma hesabı sahipleri ile kredi kuruluşları arasında
vade ve ihbar süresi hakkında kararlaştırılan şartlar saklıdır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl
ve esaslar Kurulca belirlenir.
Zamanaşımı
MADDE 62.- Bankalar nezdlerindeki
mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son
talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak
on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir.
Zamanaşımına uğrayan her türlü
mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar banka tarafından hak
sahibine ulaşılamaması hâlinde, yapılacak ilânı müteakiben Fona
gelir kaydedilir.
Bu maddenin uygulanması ile ilgili
usûl ve esaslar Kurulca belirlenir.
Mevduatın ve katılım fonunun
sigortalanması
MADDE 63.- Kredi kuruluşları
nezdlerindeki tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım
fonları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigorta edilir.
Kredi kuruluşları, nezdlerindeki
tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarını,
sigortaya tâbi kısım üzerinden sigorta ettirmek ve bunun üzerinden
prim ödemek zorundadır.
Sigortaya tâbi olacak tasarruf
mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının kapsamı ve
tutarı, Merkez Bankası, Kurul ve Hazine Müsteşarlığının olumlu
görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu tarafından belirlenir. Risk
esaslı sigorta priminin oranı, yıllık bazda sigortaya tâbi tasarruf
mevduat ve katılım fonunun binde yirmisini aşamaz. Risk esaslı
sigorta priminin tarifesi, tahsil zamanı, şekli ve diğer hususlar
Kurulun görüşü alınmak suretiyle Fon Kurulu tarafından belirlenir.
Kredi kuruluşlarının iflası hâlinde
mevduat ve katılım fonu sahipleri, Fonun imtiyazlı alacaklarından ve
Devlet ile sosyal güvenlik kuruluşlarının 6183 sayılı Kanun
kapsamındaki alacaklarından sonra gelmek üzere sigortaya tâbi
olmayan kısım için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı
maddesindeki üçüncü sıra anlamında imtiyazlı alacaklıdırlar.
Kredi kuruluşlarınca Fona ödenen
sigorta primleri kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak
kabul edilir.
Faaliyet izni kaldırılan kredi
kuruluşları nezdinde bulunan ve doğruluğu hiçbir şüpheye yer
vermeyecek şekilde kanıtlanan mevduat ve katılım fonunun sigorta
kapsamındaki kısmı, Fon kaynaklarından ödenir.
Sigorta kapsamı dışında kalan mevduat
ve katılım fonu
MADDE 64.- Aşağıda sayılan tasarruf
mevduatı ve katılım fonu hesapları sigortaya tâbi değildir:
a) İlgili kredi kuruluşunun hâkim
ortakları ile bunların ana, baba, eş ve velâyet altındaki
çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar.
b) İlgili kredi kuruluşunun yönetim
veya müdürler kurulu başkan ve üyeleri, genel müdür ve yardımcıları
ile bunların ana, baba, eş ve velâyet altındaki çocuklarına ait
mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar.
c) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesindeki suçtan kaynaklanan
malvarlığı değerleri kapsamına giren mevduat ve katılım fonu ile
diğer hesaplar.
d) Kurul tarafından belirlenen diğer
mevduat, katılım fonu ve hesaplar.
ALTINCI KISIM
Denetim ve Alınacak Önlemler
Denetim
MADDE 65.- Bu Kanun kapsamındaki
kuruluşlar ve bunların faaliyetleri, Kurumun denetim ve gözetimine
tâbidir.
Kurum, bankaların genel kurul
toplantılarına gözlemci sıfatıyla temsilci gönderebilir.
Konsolide denetim
MADDE 66.- Bu Kanunun 43 üncü
maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, konsolide bazda
sınırlama ve oranlara tâbi olan ana ortaklık bankalar ve bunların
yurt içi ve yurt dışı bağlı ortaklıkları, birlikte kontrol edilen
ortaklıkları, şube ve temsilcilikleri konsolide denetime tâbidir.
Birinci fıkrada belirtilen kuruluşlar,
öncelikle iç kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemleri,
muhasebe ve finansal raporlama birimi, finansal tablolar ve
raporları ile risk grubuna kullandırılan kredilere ilişkin bilgi ve
belgeler olmak üzere her türlü kayıt, bilgi, belge, yapı ve
sistemlerini konsolide denetime uygun ve hazır hale getirmek
zorundadırlar.
Bağlı ortaklık ve birlikte kontrol
edilen ortaklıkların bu Kanun uyarınca yapılacak konsolide denetimi,
gerek duyulması hâlinde, Kurum ve konsolide denetime tâbi
kuruluşların denetimi ve gözetimi ile yetkili mercilerle birlikte
gerçekleştirilir. Denetim sonuçları ile denetime esas bilgi ve
belgeler anılan yetkili mercilerin görüşü alınarak Kurulca
belirlenecek usûl ve esaslara göre paylaşılır ve kullanılır.
Önlem alınmasını gerektiren hâller
MADDE 67.- Konsolide veya konsolide
olmayan bazda yapılan denetimler sonucunda bir bankanın;
a) Aktiflerinin vade itibarıyla
yükümlülüklerini karşılayamama tehlikesiyle karşı karşıya gelmesi ya
da likiditeye ilişkin düzenlemelere uymaması,
b) Gelir ve giderleri arasındaki ilgi
ve dengelerin bozulması nedeniyle kârlılığın faaliyetleri emin bir
şekilde yürütecek yeterlilikte olmaması,
c) Özkaynaklarının sermaye
yeterliliğine ilişkin düzenlemelere göre yetersiz olması veya bu
durumun gerçekleşmek üzere bulunması,
d) Aktif kalitesinin malî bünyeyi
zayıflatabilecek şekilde bozulması,
e) Bu Kanuna ve ilgili düzenlemelere
veya Kurulca alınan kararlara aykırı nitelikte karar, işlem ve
uygulamalarının bulunması,
f) İç denetim, iç kontrol ve risk
yönetim sistemlerini kurmaması veya bu sistemleri etkin ve yeterli
bir şekilde işletmemesi veya denetimi engelleyici herhangi bir
hususun bulunması,
g) Yönetiminin basiretsizliği
nedeniyle bu Kanun ve ilgili mevzuat ile tanımlanmış risklerin
önemli ölçüde artması veya malî bünyeyi zayıflatabilecek şekilde
yoğunlaşması,
Hâllerinden herhangi birinin tespit
edilmesi durumunda, bu Kanunun 68 inci, 69 uncu ve 70 inci
maddelerinde öngörülen tedbirler derhal alınır.
Düzeltici önlemler
MADDE 68.- Kurum, 67 nci maddede
düzenlenen;
a) (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki
hâllerden birinin veya birkaçının tespiti hâlinde, bankanın
özkaynağının artırılması veya kâr dağıtımının geçici bir süreyle
durdurularak ihtiyatlara aktarılması veya ayrılan karşılıkların
artırılması, hissedarlara kredi verilmesinin durdurulması veya
aktiflerin elden çıkarılması suretiyle likidite temin edilmesi veya
yeni yatırımların sınırlandırılması veya durdurulması, ücret ve
diğer ödemelerin sınırlandırılması, uzun vadeli yatırımların
durdurulması,
b) (e), (f) ve (g) bentlerindeki
hâllerden birinin veya birkaçının varlığı hâlinde bu aykırılıkların
giderilmesi, kredi politikasının gözden geçirilerek riskli
işlemlerin durdurulması, maruz kalınan vade, kur veya faiz riskinin
azaltılması için gerekli önlemlerin alınması,
Tedbirlerinden bir veya birkaçının ya
da tamamının ve Kurumca uygun görülecek diğer tedbirlerin, Kurumun
uygun göreceği bir süre ve onaylayacağı bir plân dahilinde
alınmasını ve uygulanmasını bankanın yönetim kurulundan ister.
İyileştirici önlemler
MADDE 69.- Banka tarafından 68 inci
maddede yer alan önlemlerin alınmaması veya alınan önlemlere rağmen
sorunların giderilememesi ya da bu tedbirlerin alınması durumunda
dahi sonuç alınamayacağının Kurumca belirlenmesi hâlinde Kurul;
a) 67 nci maddenin (a), (b), (c) ve
(d) bentlerinde sayılan hallerden herhangi birinin veya birkaçının
gerçekleşmesi durumunda, malî bünyenin düzeltilmesi, sermaye
yeterliliği veya likidite düzeylerinden birinin ya da her ikisinin
yükseltilmesi, uygun bir süre vererek uzun vadeli veya duran
varlıkların elden çıkarılması, işletme ve yönetim giderlerinde
kısıntıya gidilmesini veya mensuplarına her ne ad altında olursa
olsun düzenli olarak ödenenler dışındaki ödemelerin durdurulması,
belirli kişi, kurum, risk grubu veya sektörlere nakdî ve gayrinakdî
kredi kullandırımının sınırlandırılması veya yasaklanması,
b) 67 nci maddenin (e), (f) ve (g)
bentleri ile ilgili olarak aykırılıkların giderilmesi, karar, işlem
ve uygulamalarda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bulunması
hâlinde genel kurulun en kısa sürede olağanüstü toplantıya
çağrılarak yönetim kurulu üyelerinden bir veya birkaçının veya
tamamının değiştirilmesi veya üye sayısını artırarak üye atanması
veya karar ve işlemlerde sorumluluğu bulunan mensuplarının görevden
alınması, (g) bendi ile ilgili olarak maruz kalınan risklerin
azaltılması için kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere Kurulca uygun
görülecek bir plân oluşturulması ve yönetim kurulu üyeleri ile
nitelikli paya sahip ortaklarından, bu plânın yazılı olarak taahhüt
edilmesi ve belirlediği dönemler itibarıyla uygulama sonuçlarının
gönderilmesi,
De dâhil olmak üzere, uygun göreceği
her türlü tedbirin alınmasını ve ivedilikle uygulanmasını banka
yönetim kurulundan ister.
Kısıtlayıcı önlemler
MADDE 70.- Banka tarafından 68 inci
ve/veya 69 uncu maddelerde yer alan önlemlerin alınmaması veya
alınan önlemlere rağmen sorunların giderilememesi ya da bu
tedbirlerin alınması durumunda dahi sonuç alınamayacağının
belirlenmesi hâlinde Kurul bankadan;
a) Faaliyetlerini, faaliyet türleri
itibarıyla tüm teşkilatını veya gerekli görülecek yurt içi veya yurt
dışı şubelerini veya muhabirlerle ilişkilerini kapsayacak şekilde
kısıtlaması veya geçici olarak durdurulması,
b) Kaynakların toplanması ve
kullandırılmasına ilişkin olarak faiz oranı ve vade kısıtlamaları da
dâhil olmak üzere, her türlü sınırlama ve kısıtlama getirmesi,
c) Yönetim kurulu da dâhil olmak üzere
genel müdür, genel müdür yardımcıları, ilgili birim ve şube
yöneticilerinin bir kısmını veya tamamını görevden alması, görevden
alınan kişilerin yerine atanacak veya seçilecek kişiler için
Kurumdan onay alınması,
d) Sigortaya tâbi mevduat veya katılım
fonu tutarını aşmamak ve yeterli teminatı hâkim ortakların hisse
senetlerinden veya diğer malvarlıklarından karşılanmak üzere uzun
vadeli kredi sağlaması,
e) Zarar doğurduğu tespit edilen
faaliyetlerinin sınırlandırılması veya durdurulması, verimi düşük
veya verimsiz varlıklarının elden çıkarılması,
f) İstekli olan bir veya birkaç banka
ile birleşmesi,
g) Özkaynakların artırılmasını
sağlamak amacıyla uygun görülecek yeni hissedarlar bulunması,
h) Doğan zararın özkaynaktan
indirilmesi,
Tedbirlerinden bir ya da birkaçının
veya uygun göreceği diğer tedbirlerin alınmasını ve uygulanmasını
ister.
Faaliyet izninin kaldırılması veya
Fona devir
MADDE 71.- Denetlemeler sonucunda bir
bankayla ilgili olarak;
a) Bu Kanunun 70 inci maddesi
kapsamında alınması istenen tedbirlerin Kurul tarafından verilen
süre içerisinde ya da her halükârda en geç oniki ay içinde kısmen ya
da tamamen alınmaması ya da bu tedbirleri kısmen veya tamamen almış
olmasına rağmen, malî bünyesinin güçlendirilmesine imkân
bulunmadığı veya bu tedbirler alınmış olsa dahi malî bünyesinin
güçlendirilemeyeceğinin tespit edilmesi,
b) Faaliyetine devamının mevduat ve
katılım fonu sahiplerinin hakları ve malî sistemin güven ve
istikrarı bakımından tehlike arz ettiğinin ortaya çıkması,
c) Yükümlülüklerini vadesinde yerine
getiremediğinin tespit edilmesi,
d) Yükümlülüklerinin toplam değerinin
varlıklarının toplam değerini aşması,
e) Hâkim ortaklarının veya
yöneticilerinin, banka kaynaklarını, bankanın emin bir şekilde
çalışmasını tehlikeye düşürecek biçimde doğrudan veya dolaylı veya
dolanlı olarak kendi lehlerine kullanması veya dolanlı olarak kaynak
kullandırması ve bankayı bu suretle zarara uğratması,
Hâllerinden bir veya birkaçının
varlığı durumunda Kurul, en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla
alınan kararla bankanın faaliyet iznini kaldırmaya ya da kredi
kuruluşunun temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve
denetimini, zararın mevcut ortakların sermayesinden indirilmesi
kaydıyla kısmen veya tamamen devri, satışı veya birleştirilmesi
amacıyla Fona devretmeye yetkilidir.
Faaliyet izni kaldırılan kredi
kuruluşları bu Kanunda yer alan hükümlere göre, kalkınma ve yatırım
bankaları ise genel hükümlere göre tasfiye edilir.
Bu madde kapsamında alınan Kurul
kararları Resmî Gazetede yayımlanır. Yayım tarihi ilgililer
bakımından tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Sistemik riske karşı alınacak önlemler
MADDE 72.- Finansal sistemin bütününe
sirayet edebilecek ölçüde olumsuz bir gelişmenin ortaya çıkması ve
bu durumun Kurumun koordinasyonunda, Fon, Hazine Müsteşarlığı ve
Merkez Bankasınca müştereken tespiti hâlinde, alınacak olağanüstü
tedbirleri belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olup, ilgili bütün
kurum ve kuruluşlar belirlenen bu olağanüstü tedbirleri derhal
uygulamakla yetkili ve sorumludur.
YEDİNCİ KISIM
Kanunî Yükümlülükler
Sırların saklanması
MADDE 73.- Kurul başkan ve üyeleri ile
Kurum personeli, Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile Fon personeli
görevleri sırasında öğrendikleri bankalara ve bunların bağlı
ortaklık, iştirak, birlikte kontrol edilen ortaklıkları ve
müşterilerine ait sırları bu Kanuna ve özel kanunlarına göre yetkili
olanlardan başkasına açıklayamaz ve kendilerinin veya başkalarının
yararlarına kullanamazlar. Kurumun dışarıdan destek hizmeti aldığı
kişi ve kuruluşlar ile bunların çalışanları da bu hükme tâbidir. Bu
yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.
Bu Kanun hükümleri uyarınca Kurumun,
yurt dışındaki muadili denetim mercileri ile düzenleyeceği mutabakat
zabıtları çerçevesinde vereceği bilgi ve belgeler birinci fıkradaki
sır kapsamında değildir. Kurul düzenleyeceği mutabakat zabıtları
veya zabıtlar dışında elde edeceği sırların korunmasını sağlamakla
görevlidir. Kurumun elde edeceği sır niteliğindeki bilgi ve
belgeler, kuruluş ve faaliyet izni verilmesinde, faaliyetlerin
denetiminde, düzenlemelere uyulup uyulmadığının izlenmesinde ve
Kurul kararlarına karşı açılacak idarî davaların görülmesinde
kullanılabilir. Kurumun bu fıkra kapsamında elde edeceği sır
niteliğindeki bilgi ve belgeler hiçbir kişi, kurum ve kuruluşa
verilemez. Mahkeme kararına bağlanmış sır kapsamına giren bilgilerin
verilmesinden Kurum sorumlu tutulamaz.
Bankaların ortakları, yönetim kurulu
üyeleri, mensupları, bunlar adına hareket eden kişiler ile
görevlileri, sıfat ve görevleri dolayısıyla öğrendikleri bankalara
veya müşterilerine ait sırları, bu konuda kanunen açıkça yetkili
kılınan mercilerden başkasına açıklayamazlar. Bankaların destek
hizmeti aldığı kuruluş ve çalışanları hakkında da bu hüküm
uygulanır. Bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder.
Kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşların destek hizmeti kuruluşları ile aralarında akdedecekleri
yazılı sözleşmeler çerçevesinde bu kuruluşların müşterilerinin risk
durumlarının izlenmesi, değerlendirilmesi, kontrolü ve müşteri
hizmetlerinin yerine getirilmesi nedeniyle yapılacak bilgi ve belge
alışverişi ile hizmet temini ve ayrıca kredi kuruluşları ve finansal
kuruluşların kendi aralarında doğrudan doğruya veya en az beş banka
tarafından kurulacak şirketler vasıtasıyla yapacakları her türlü
bilgi ve belge alışverişi bu hükmün dışındadır.
İtibarın korunması
MADDE 74.- 5187 sayılı Basın Kanununda
belirtilen araçlarla ya da radyo, televizyon, video, internet,
kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ve benzeri
yayın araçlarından biri vasıtasıyla; bir bankanın itibarını
kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir
hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz.
Etik ilkeler
MADDE 75.- Bankalar ile bunların
mensupları; bu Kanuna, ilgili düzenlemelere, kuruluş amaç ve
politikalarına uygun olarak faaliyetlerin icra edilmesini temin
etmeye ve yönetimde adalet, doğruluk, dürüstlük ve sosyal
sorumluluğu esas almaya yönelik etik ilkelere uymakla yükümlüdürler.
Etik ilkeler, kuruluş birlikleri
tarafından Kurulun uygun görüşü alınmak suretiyle belirlenir.
Müşteri hakları
MADDE 76.- Bankalar, müşterilerinin,
verilen hizmetlerden kaynaklanan her türlü sorularına cevap verecek
bir sistem kurmakla ve bu hizmetle ilgili bilgiyi müşterilerine
bildirmekle yükümlüdür. Bankalar, kredi sözleşmelerinin onaylı bir
örneğini müşterilerine vermek zorundadır. Talepleri hâlinde müşteri
ile yapılan diğer işlemlere ilişkin her türlü belgenin bir örneği de
müşterilere verilir.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan
faaliyet konularına ilişkin olarak, bankalar ile bireysel
müşterileri arasında akdedilecek sözleşmelerin şekil ve içeriğinde
yer alması gereken asgarî hususlar ile tip sözleşmelerin
uygulanacağı işlemler Kurulun uygun görüşü alınarak kuruluş
birlikleri tarafından belirlenir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
Bankaların, kimliklerini ve vergi
numaralarını belgelemeyen müşterileri adına mevduat, katılım fonu,
kredi ve her ne ad altında olursa olsun hesap açmaları, sözleşme
düzenlemeleri, havale ve kambiyo hizmetleri ile diğer bankacılık ve
malî hizmetleri vermeleri yasaktır. Bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar Kurumun görüşü alınarak Malîye Bakanlığınca
düzenlenir. Bu fıkra hükmüne ve Malîye Bakanlığınca yapılan
düzenlemelere uymayanlar hakkında 2.4.1998 tarihli ve 4358 sayılı
Kanunun 5 inci maddesi hükmünün uygulanması bu Kanunun kovuşturma
usûlü hükümlerine tâbi değildir.
SEKİZİNCİ KISIM
Kalkınma ve Yatırım Bankaları ve
Finansal Holding Şirketi
Kalkınma ve yatırım bankalarına
ilişkin hükümler
MADDE 77.- Kalkınma ve yatırım
bankaları, bu Kanunun 54, 55, 56, 57, 61, 63, 64, 106 ilâ 129 uncu
maddeleri, 130 uncu maddesinin (a) bendi, 131 ilâ 142 nci maddeleri
hariç olmak üzere diğer hükümlerine tâbidir.
Finansal holding şirketi
MADDE 78.- Kurul, finansal holding
şirketlerinin kapsamını belirlemeye ve kurulmasını zorunlu tutmaya;
sermaye yeterliliği, iç sistemler, konsolide denetim ve denetimin
koordinasyonuna ilişkin usûl ve esasları belirlemeye yetkilidir.
Kurulca belirlenen kapsama girmekle birlikte finansal holding
şirketi kurması zorunlu tutulmayan bir grubun tâbi olacağı hükümleri
tespite Kurul yetkilidir.
Finansal holding şirketleri hakkında,
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde bu Kanunun 14, 15,
16, 18, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37,
38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 47, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72,
73, 78, 93, 95 ve 96 ncı madde hükümleri ve bu maddelere ilişkin
ceza hükümleri uygulanır.
Finansal holding şirketleri bakımından
belirlenecek standart oranlar ve sınırlamalar ile yapılacak
hesaplamalar yalnızca konsolide bazda dikkate alınır.
DOKUZUNCU KISIM
Kuruluş Birlikleri
Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye
Katılım Bankaları Birliği
MADDE 79.- Mevduat bankaları ile
kalkınma ve yatırım bankaları, tüzel kişiliği haiz ve kamu kurumu
niteliğinde meslek kuruluşu olan Türkiye Bankalar Birliğine; katılım
bankaları ise aynı nitelikteki Türkiye Katılım Bankaları Birliğine,
faaliyet izni aldıkları tarihten itibaren bir ay içinde üye olmak
zorundadır.
Birliklerin görev ve yetkileri
MADDE 80.- Kuruluş birlikleri;
a) Mesleğin gelişmesini temin etmek,
b) Meslek ilkelerini belirlemek
suretiyle üyelerin birlik ve mesleğin gerektirdiği vakar ve disiplin
içinde ekonominin ihtiyaçlarına uygun olarak çalışmalarını sağlamak,
c) Üye banka mensuplarının uyacakları
meslek ilkeleri ve standartlarını Kurumun uygun görüşünü alarak
belirlemek,
d) İlgili mevzuat uyarınca alınan
kararlar ile Kurumca alınması istenilen tedbirlerin uygulanmasını
takip etmek,
e) Üyeleri arasında haksız rekabeti
önlemek amacıyla gerekli her türlü tedbiri almak ve uygulamak,
f) Üyelerin ilân ve reklamlarında
uyacakları esas ve şartları tür, şekil, nitelik ve miktarları
itibarıyla Kurumun uygun görüşünü alarak tespit etmek,
g) Kurum ile işbirliği yapmak
suretiyle bankalar arasında ortak projelere ilişkin işbirliğini
temin etmek,
h) Üyelerinin ortak menfaatlerini
ilgilendiren konularda yönetim kurulu kararına istinaden dava açmak,
i) Müşteri haklarına dair hükümlerde
öngörülen sözleşmelerin şekil ve içeriklerine ilişkin usûl ve
esasları belirlemek,
j) 4077 sayılı Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun hükümleri ve diğer kanunlarla tanınmış müracaat
hakları saklı kalmak kaydıyla üyeler ve bireysel müşterileri
arasındaki ihtilafların değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulmasını
temin etmek üzere hazırlayacakları ve Kurulca onaylanan usûl ve
esaslar dâhilinde hakem heyeti oluşturmak,
İle görevli ve yetkilidir.
Organlar ve statü
MADDE 81.- Kuruluş birliklerinin organ
seçimleri bu Kanunda öngörülen esaslar çerçevesinde gizli oyla ve
yargı gözetimi altında gerçekleştirilir. Seçim yapılacak genel kurul
toplantısından en az onbeş gün önce seçimlere katılacak üye
bankaları ve temsilcilerini belirleyen liste, toplantının gündemini,
yerini, gününü, saatini ve çoğunluk olmadığı takdirde yapılacak
ikinci toplantıya ilişkin hususları belirten bir yazı ile birlikte
üç nüsha olarak Yüksek Seçim Kurulunca belirlenecek seçim kurulu
başkanı hâkime tevdi edilir. Hâkim gerekli incelemeyi yaparak
listeyi ve diğer hususları onaylar; bir sandık kurulu başkanı ve iki
sandık kurulu üyesi ile bunlar için birer yedek üye atar. Oy verme
işlemi gizli oy, açık sayım ilkelerine göre yapılır. Seçim süresinin
sonunda seçim sonuçları tutanakla tespit edilip seçim sandık kurulu
başkanı ve üyeleri tarafından imzalanır. Tutanağın düzenlenmesinden
itibaren iki gün içinde seçimlere yapılacak her türlü itiraz hâkim
tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
Kuruluş birliklerinin organları,
çalışma esasları ve faaliyetlerinin kapsamı, birliklerin görüşünü
alarak Kurumun yapacağı öneri üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla
yürürlüğe konulacak statülerinde gösterilir. Üyeler, birliklerin
statüsüne ve birlikler tarafından alınacak karar ve tedbirlere uymak
zorundadır. Kuruluş birliklerinin giderleri, statüleri gereğince
tespit olunan oy sayısına göre üyelere dağıtılır. Üyeler,
kendilerine düşen masraf paylarını statülerde belirtilen süre içinde
yatırmak zorundadır. Masraf iştirak payları belirlenen süre içinde
ödenmediği takdirde birlikler tarafından icra yoluyla tahsil olunur.
Masraf iştirak paylarının ödenmesine dair kararlar 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanununun 68 inci maddesinde yazılı resmî belge
niteliğindedir.
Kuruluş birliklerinin aldığı genel ya
da özel nitelikteki karar ve tedbirlere zamanında ve tam olarak
uymayan üyeler hakkında birliklerin yönetim kurulunca ikibin Yeni
Türk Lirasından yirmibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para
cezasına karar verilir.
ONUNCU KISIM
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumuna İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu
Kuruluş ve bağımsızlık
MADDE 82.- Kamu tüzel kişiliğini haiz,
idarî ve malî özerkliğe sahip Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkezi Ankara'dadır. Kurum, Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurulu ile Başkanlıktan oluşur.
Kurum, bu Kanunla ve mevzuatla
kendisine verilen düzenleme ve denetlemeyle ilgili görev ve
yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir
ve kullanır. Kurumun kararları yerindelik denetimine tâbi tutulamaz.
Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kurumun kararlarını etkilemek
amacıyla emir ve talimat veremez.
Kurum, bu Kanunda ve 5018 sayılı Kamu
Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen usûl ve esaslar
çerçevesinde kendisine tahsis edilen malî kaynaklarını görev ve
yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, kendi bütçesinde belirlenen usûl
ve esaslar dahilinde serbestçe kullanır.
Kurum, görev ve yetkilerini etkin
şekilde yerine getirmek amacıyla yeterli sayı ve nitelikte personeli
istihdam eder.
Kurumun malları Devlet malı
hükmündedir, haczedilemez ve rehnedilemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulu
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulu
MADDE 83.- Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulu, Kurumun karar organıdır. Kurul; biri başkan, biri
ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Kurul Başkanı Kurumun
da başkanıdır.
Başkanın izin, hastalık, yurt içi ve
yurt dışı görevlendirme ve görevde bulunmadığı diğer hâller ile
görevden alınması durumunda ikinci başkan, onun da bulunmadığı
hâllerde Kurul tarafından belirlenecek bir üye Başkana vekâlet eder.
Üyelerin atanması
MADDE 84.- Kurul üyelerinin aşağıda
belirtilen şartları taşımaları zorunludur:
a) 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının (1), (4), (5), (6) ve
(7) numaralı bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
b) 8 inci maddenin birinci fıkrasının
(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
c) 26 ncı maddede yer alan çalışması
yasaklananlardan olmamak.
d) Hukuk, iktisat, malîye, bankacılık,
işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda en az lisans düzeyinde;
mühendislik alanında lisans düzeyinde öğrenim görmüş olanlar için
belirtilen alanlarda lisansüstü öğrenim görmüş olmak.
Üyeler, yüksek öğrenim sonrası en az
on yıl deneyim sahibi veya yukarıda sayılan öğrenim dallarında en az
on yıl öğretim üyeliği yapan kişiler arasından Bakanlar Kurulunca
atanır. Üyelerden en az birinin hukuk fakültesi mezunu, birinin ise
Kurumda başkan yardımcısı, anahizmet birimi yöneticisi veya meslek
personeli olarak çalışmış olması şarttır. Bakanlar Kurulu, üyelerden
birini başkan birini de ikinci başkan olarak görevlendirir. Bakanlar
Kurulunun atama kararı Resmî Gazetede yayımlanır.
Kurul Başkan ve üyeleri, görevlerinin
devamı süresince görevlerini tam bir dikkat, dürüstlük ve
tarafsızlık ile yürüteceklerine, kanun hükümlerine aykırı hareket
etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair Yargıtay Birinci
Başkanlık Kurulu huzurunda yemin ederler. Yemin için yapılan başvuru
Yargıtay tarafından acele işlerden sayılır. Kurul üyeleri, yemin
etmedikçe göreve başlayamazlar.
Başkan ve üyelerin görev süreleri
MADDE 85.- Kurul Başkan ve üyelerinin
görev süresi altı yıldır. Süreleri biten başkan ve üyeler yeniden
atanamazlar. Başkanlığın ve üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması
hâlinde, boşalan yere 84 üncü maddede belirtilen esaslar dahilinde
bir ay içinde atama yapılır. Bu şekilde atananlar, bir defalığına
tekrar atanabilir.
Kurul Başkan ve üyelerinin görev
süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemez.
Ancak, ağır hastalık veya sakatlık nedeniyle iş göremeyecekleri,
atanmaları için gerekli şartları kaybettikleri veya durumlarının 86
ncı maddeye aykırı düştüğü tespit edilen veya görevleri ile ilgili
olarak işledikleri suçlardan dolayı haklarında verilen mahkûmiyet
kararı kesinleşen Kurul Başkan ve üyeleri süreleri dolmadan
Başbakanın onayı ile görevden alınırlar. Bunların yerlerine en geç
bir ay içinde atama yapılır. Ayrıca geçici iş göremezlik halinin üç
aydan fazla sürmesi hâlinde, bu durumda olan üyelerin üyelikleri
düşer ve bunların yerlerine bir ay içinde atama yapılır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
48 inci maddesinin (A) fıkrasının (5) numaralı bendinde öngörülen
suçlarla ilgili olarak haklarında ceza davası açılan Kurul Başkan ve
üyelerinden görevi başında kalması sakıncalı görülenler, Bakanlar
Kurulu tarafından tedbiren görevden uzaklaştırılabilir. Görevden
uzaklaştırılan Kurul Başkan ve üyeleri hakkında Devlet Memurları
Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. Bu şekilde geçici olarak
boşalan üyeliklere, 84 üncü maddedeki şartları taşıyanlar arasından,
tedbiren görevden uzaklaştırılan üye göreve dönünceye ve her
halükârda söz konusu üyenin üyelik süresini geçmemek üzere Bakanlar
Kurulunca atama yapılabilir.
Yasaklar
MADDE 86.- Kurul Başkan ve üyeleri,
asli görevlerini aksatmayan bilimsel amaçlı yayın, ders ve konferans
ile telif hakları hariç Kurumdaki resmî görevlerinin yürütülmesi
dışında kalan resmî veya özel hiçbir görev alamaz, dernek, vakıf,
kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik yapamaz, ticaretle
uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz, Kurumun düzenlemek
ve denetlemekle yetkili olduğu sektör veya alanla ilgili
ortaklıklarda pay sahibi olamaz, hakemlik ve bilirkişilik
yapamazlar.
Kurul Başkan ve üyeleri göreve
başlamadan önce kendilerinin veya eş ve velâyeti altındaki
çocuklarının sahibi bulunduğu menkul kıymetlerden Hazine tarafından
çıkarılan borçlanmaya ilişkin olanlar hariç Kurumun düzenlemek ve
denetlemekle sorumlu olduğu kuruluşların her türlü sermaye piyasası
araçlarını eş, evlatlık, üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci
dereceye kadar kayın hısımları dışındakilere otuz gün içinde satmak
suretiyle elden çıkarmak zorundadır. Kurul üyeliklerine
atanmalarından itibaren otuz gün içinde bu fıkraya uygun hareket
etmeyen üyeler, üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum, Kurul kararı
ile tespit edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Kurul Başkan ve üyeleri, görevlerinden
ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde Kurumun denetlemekle ve
düzenlemekle görevli olduğu sektör ve alandaki özel kuruluşlarda
görev alamazlar. Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2531 sayılı Kamu
Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4
üncü maddesinde belirtilen cezalar verilir.
Kurul Başkan ve üyeleri ve diğer
personel, Kurumla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri ve ticari
sırları, görevlerinden ayrılmış olsalar bile kanunen yetkili kılınan
mercilerden başkasına açıklayamazlar, kendilerinin veya başkalarının
menfaatine kullanamazlar.
Kurul Başkan ve üyeleri 3628 sayılı
Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele
Kanununa tâbidir.
Kurulun çalışma esasları
MADDE 87.- Kurul en az haftada bir
defa olmak üzere, gerekli hallerde toplanır. Toplantıyı Kurul
Başkanı, yokluğunda ikinci başkan yönetir. Toplantının gündemi
Başkan, yokluğunda ikinci başkan tarafından hazırlanarak toplantıdan
en az bir gün önce Kurul üyelerine bildirilir. Gündem maddelerine
geçmeden önce Başkan tarafından Kurumun faaliyetleri hakkında Kurula
bilgi verilir. Gündeme yeni madde eklenebilmesi için toplantı
başlamadan önce bir üyenin öneride bulunması ve önerilen maddenin
gündeme eklenmesinin Kurulca kabul edilmesi gerekir.
Geçerli mazereti olmaksızın bir takvim
yılında toplam üç toplantıya katılmayan veya bir toplantıya
katıldığı halde Kurul kararlarını süresi içinde imzalamayan veya
karşı oy gerekçesini süresi içinde yazılı olarak bildirmeyen Kurul
üyeleri üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum, Kurul kararı ile
tespit edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Kurul en az beş üyenin hazır bulunması
ile toplanır ve bu Kanunda belirtilen özel nisap gerektiren haller
dışında en az dört üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alır. Üyeler
çekimser oy kullanamaz. Toplantıda karar yeter sayısı sağlanamadığı
durumlarda, izleyen toplantılarda oylarda eşitlik olması hâlinde
Başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılarak karar alınır. Kurul
kararı tutanakla tespit edilir ve karar tutanağı toplantı esnasında
veya en geç toplantıyı izleyen işgünü, toplantıya katılan tüm üyeler
tarafından imzalanır.
Herhangi bir nedenle üye sayısının
Kurulun karar almasını imkânsız kılacak bir sayıya düşmesi hâlinde,
toplantı nisabı sağlanacak şekilde bir ayı geçmemek üzere, kıdem
sırasına göre, Kurum başkan yardımcıları vekâlet eder. Bu madde
hükmüne istinaden Kurul üyeliği görevini yürüten Kurum başkan
yardımcılarının malî ve özlük haklarında bir değişiklik olmaz.
Bu Kanunda belirtilen süreler saklı
kalmak üzere, Kurul kararı, alındığı toplantı tarihinden itibaren en
geç onbeş gün içinde gerekçeleri, varsa karşı oy gerekçeleri ve
imzaları ile birlikte tekemmül ettirilir.
Kurul Başkan ve üyeleri kendisi, eşi,
evlatlıkları ve üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın
hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve oylamaya katılamazlar. Bu
durum karar metninde ayrıca belirtilir.
Kurul toplantıları gizlidir. İhtiyaç
duyulması hâlinde görüşlerinden yararlanmak üzere uzman kişiler
Kurul toplantısına davet edilebilir. Ancak Kurul kararları
toplantıya dışardan katılanların yanında alınamaz.
Kurulun düzenleyici kararları tekemmül
etmesinden itibaren en geç yedi işgünü içinde ilişkili Bakanlığa ve
yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilir. Bu kararlar gönderildiği
tarihten itibaren en geç yedi gün içinde Resmî Gazetede yayımlanır.
Bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak üzere, denetleyici
nitelikteki kararlar internet ortamı başta olmak üzere uygun
vasıtalarla kamuoyuna duyurulur. Kurul, yayımlanması ülke ekonomisi
ve kamu düzeni açısından sakıncalı olan denetleyici nitelikteki
kararların yayımlanmamasına karar verebilir.
Kurul üyeleri ile Kurum personelinin
uyacakları meslekî ve etik ilkeler ile Kurulun çalışma usûl ve
esaslarına ilişkin diğer hususlar Kurul tarafından çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Kurulun görev ve yetkileri
MADDE 88.- Kurul bu Kanun ve diğer
mevzuatta belirtilen görevler yanında aşağıdaki görevleri yapar ve
yetkileri kullanır:
a) Düzenlemek ve denetlemekle görevli
olduğu sektör veya alanla ilgili uluslararası ilke ve standartlarla
uyumlu ikincil düzenlemeleri yapmak ve kararlar almak.
b) Kurumun stratejik plânını,
performans ölçütlerini, amaç ve hedeflerini, hizmet kalite
standartlarını belirlemek, insan kaynakları ve çalışma
politikalarını oluşturmak, Kurumun hizmet birimleri ve bunların
görevleri hakkında öneride bulunmak.
c) Kurumun stratejik plânı ile amaç ve
hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve
karara bağlamak.
d) Kurumun performansını ve malî
durumunu gösteren raporları onaylamak.
e) Başkanın önerisi üzerine, başkan
yardımcıları ve daire başkanlarını atamak.
f) Taşınmaz alımı, satımı,
kiralanması konularındaki önerileri görüşüp karara bağlamak.
g) Kanunlarla verilen diğer görevleri
yapmak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Başkanlık Teşkilatı
Başkan
MADDE 89.- Kurumun en üst yöneticisi
olan Başkan, Kurumun genel yönetim ve temsilinden sorumludur.
Başkanın görev ve yetkileri şunlardır:
a) Kurul toplantılarının gündemini,
gün ve saatini belirlemek, toplantıları idare etmek, gündeme
alınmayan başvurular hakkında gerekli işlemleri yapmak ve bunlara
ilişkin olarak Kurula bilgi vermek.
b) Kurul kararlarının yayımlanmasını
veya tebliğini sağlamak, bu kararların gereğinin yerine
getirilmesini temin etmek ve uygulanmasını izlemek.
c) Hizmet birimlerinden gelen
önerilere son şeklini vererek Kurula sunmak.
d) Kurulun belirlediği stratejilere,
amaç ve hedeflere uygun olarak, Kurumun yıllık bütçesi ile malî
tablolarını hazırlamak.
e) Hizmet birimlerinin, verimli ve
uyumlu bir biçimde çalışmasının en üst düzeyde organizasyonu ve
koordinasyonunu sağlamak, Kurum hizmet birimleri arasında
çıkabilecek görev ve yetki sorunlarını çözmek.
f) Yıllık faaliyet raporlarını
hazırlamak, amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine göre
faaliyetlerin değerlendirilmesini yaptırmak ve bunları Kurula
sunmak.
g) Kurumun faaliyet gösterdiği alanda
strateji, politikalar ve ilgili mevzuat ile Başkanlığın ve
çalışanların performans ölçütleri hakkında değerlendirme yapmak.
h) Kurumun diğer kuruluşlarla
ilişkilerini yürütmek ve Kurumu temsil etmek.
i) Kurul tarafından atanması
öngörülenler dışındaki Kurum personelini atamak.
j) Kurum başkanı adına imzaya yetkili
personelin görev ve yetki alanını belirlemek.
k) Kurumun yönetim ve işleyişine
ilişkin diğer görevleri yerine getirmek.
Başkan, Kurula ilişkin olmayan görev
ve yetkilerinden bir bölümünü, sınırlarını açıkça belirlemek ve
yazılı olmak kaydıyla alt kademelere devredebilir.
Başkan yardımcıları
MADDE 90.- Başkana başkanlığa ilişkin
görevlerinde yardımcı olmak üzere Kurul kararıyla üç başkan
yardımcısı atanır. Başkan yardımcılarından biri, yerinde denetim ve
gözetimle görevli birimlerden sorumlu olur. Başkan yardımcılarının
84 üncü maddede belirtilen şartları taşıması gerekir.
Başkan yardımcıları gerektiğinde
sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla görev ve
yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir.
Kurumun hizmet birimleri
MADDE 91.- Kurumun hizmet birimleri,
daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış anahizmet, danışma ve
yardımcı hizmet birimlerinden oluşur. Ancak, daire başkanlıklarının
sayısı onu geçemez.
Hizmet birimleri, bu Kanunda
belirtilen faaliyet alanı, görev ve fonksiyonlara uygun olarak
Kurumun teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan
yönetmelikle belirlenir.
Anahizmet birimi olarak Strateji
Geliştirme Daire Başkanlığı kurulur. Hukuk, basın ve halkla
ilişkiler, yönetim ve finans gibi alanlarda ihtiyaca göre sayıları
toplam beşi geçmemek üzere Başkanlık müşaviri görevlendirilebilir.
İnsan kaynakları ve eğitim, idarî ve
malî işler ve benzeri faaliyetleri yürütmek üzere Destek Hizmetleri
Daire Başkanlığı kurulur. Bu daire başkanlığında biri Kurulun özel
büro hizmetlerinde kullanılmak üzere en çok dört adet müdürlük
kurulabilir.
Kurum, düzenlemekle görevli olduğu
alanın yoğun olduğu illerde olmak ve sayısı üçü geçmemek kaydıyla
Bakanlar Kurulu kararıyla yurt içi temsilcilik açabilir.
Kurum personeli
MADDE 92.- Bu Kanun ile Kuruma verilen
görevlerin gerektirdiği sürekli görev ve hizmetler, bankalar yeminli
murakıpları ve yardımcıları, bankacılık uzman ve yardımcıları, hukuk
uzman ve yardımcıları ile bilişim uzman ve yardımcılarından oluşan
meslek personeli ve idarî personel eliyle yürütülür. Kurumun her
türlü personelinin bu Kanunun 84 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendi hariç, diğer bentlerinde yer alan nitelikleri taşımaları
zorunludur.
Başkan yardımcıları, daire başkanları,
müdürler, başkanlık müşavirleri ve meslek personeli kadro karşılığı
sözleşmeli statüde istihdam edilir. Kadro karşılığı sözleşmeli
çalışan Kurum personeli ücret, malî ve sosyal haklar dışında, diğer
personel ise her türlü hak ve yükümlülükleri yönünden 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununa tâbidir.
Bu Kanunun ekinde yer alan (I) sayılı
cetveldeki toplam kadro sayısı geçilmemek üzere, kadro unvan ve
derecelerinin değiştirilmesi ile bu kadroların kullanılmasına
ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye Kurul yetkilidir. Ancak, meslek
personeli dışında kalan Kurum personelinin unvan değişiklikleri 190
sayılı Genel Kadro ve Usûlü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki
cetvellerde yer alan kadro unvanlarıyla sınırlı olarak yapılır.
Kurumun anahizmet birimlerinde
uzmanlık gerektiren işlerde meslek personeli çalıştırılması esastır.
Anahizmet, danışma ve yardımcı hizmet birimlerinde istihdam edilecek
personelin nitelikleri Başkanın teklifi üzerine Kurul tarafından
belirlenir. Kurumda yönetici, müşavir ve meslek personeli
unvanlarını haiz olmayan personelin oranı bu Kanunun eki cetvellerde
yer alan toplam kadro sayısının yüzde otuzunu geçemez.
Kurumda, meslek personeli sayısının
yüzde onunu geçmeyecek şekilde, sektörde en az on yıl meslekî
tecrübesi olanlar ile Kurumun faaliyet alanına ilişkin konularda
doktor unvan ve derecesini alanlar arasından yeteri kadar uzman
personel, hizmet veya vekâlet akdi hükümlerine göre
çalıştırılabilir.
Kurum personeli başka kamu kurum ve
kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilemez.
Bankacılık, hukuk ve bilişim uzman
yardımcılığı ile bankalar yeminli murakıp yardımcılığına atanacaklar
merkezî yarışma sınavıyla belirlenenler arasından seçilir. Uzman
yardımcılığı ve bankalar yeminli murakıp yardımcılığına atananlar
ikinci yılın sonunda yetki sınavına tâbi tutulurlar. Yetki sınavı
ile bu sınavda başarılı olanların yetkilerine ilişkin usûl ve
esaslar Kurul tarafından belirlenir. Uzman yardımcılığı ve bankalar
yeminli murakıp yardımcılığına atananlar, üç yıl çalışmak ve olumlu
sicil almak kaydıyla Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye
Tespit Sınavından en az (C) düzeyinde veya buna denk kabul edilen
uluslararası geçerliliği bulunan yabancı dil puanı alması, yeterlik
sınavında başarılı olması ve konuları ile ilgili hazırlayacakları
uzmanlık tezinin oluşturulacak jüri tarafından kabul edilmesi
hâlinde ilgisine göre bankacılık, hukuk ve bilişim uzmanı ile
bankalar yeminli murakıbı olarak atanır ve bunlara bir defaya mahsus
olmak üzere bir derece yükseltilmesi uygulanır. Mazereti olmaksızın
tez hazırlamayan veya sınava girmeyen veya sınavda iki defa
başarısız olanlar diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki öğrenim
durumlarına uygun kadrolara atanmak üzere Devlet Personel
Başkanlığına bildirilir.
Kurumun meslek ve idarî personelinin
yeterlik ve yarışma sınavları, nitelikleri ile çalışma usûl ve
esasları ile ilgili diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Görev, Yetki ve Sorumluluk
Kurumun görev ve yetkileri
MADDE 93.- Kurum, bu Kanun ve ilgili
diğer mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde finansal piyasalarda
güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin bir şekilde
çalışması, malî sektörün gelişmesi, tasarruf sahiplerinin hak ve
menfaatlerinin korunması için;
a) Bankalar ve finansal holding
şirketleri ile diğer kanunlarda ve ilgili mevzuatta yer alan
hükümler saklı kalmak kaydıyla finansal kiralama, faktoring ve
finansman şirketlerinin; kuruluş ve faaliyetlerini, yönetim ve
teşkilat yapısını, birleşme, bölünme, hisse değişimini ve
tasfiyelerini düzenlemek, uygulamak, uygulanmasını sağlamak,
uygulamayı izlemek ve denetlemek,
b) Yurt içi ve yurt dışı muadil
kurumların katıldığı uluslararası malî, iktisadî ve meslekî
teşekküllere üye olmak, görev alanına giren hususlarda yabancı
ülkelerin yetkili mercileri ile mutabakat zaptı imzalamak,
c) Kanunla verilen diğer görevleri
yapmak,
İle görevli ve yetkilidir.
Kurum, tasarruf sahiplerinin haklarını
ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye
sokabilecek ve ekonomide önemli zararlar doğurabilecek her türlü
işlem ve uygulamaları önlemek, kredi sisteminin etkin bir şekilde
çalışmasını sağlamak üzere gerekli karar ve tedbirleri almak ve
uygulamakla yükümlü ve yetkilidir.
Kurum; her türlü faaliyetinde, kuruluş
kanununda verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla kalkınma plânı,
programlar ve hükûmet programında yer alan ilke, strateji ve
politikalara uyar.
Kurum, bu Kanun ve ilgili diğer
mevzuat hükümleri çerçevesinde kendisine verilen yetkilerini,
düzenleyici işlemler tesis ederek veya özel nitelikli kararlar
alarak kullanır. Kurum, Kurul kararıyla bu Kanunun uygulanmasına
ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya yetkilidir.
Kurum, iç düzenlemeleri dışındaki
düzenleyici işlemlerini yürürlüğe koymadan önce sektör stratejisi ve
politikaları ile ilişkisinin kurulması bakımından ilişkili
Bakanlığın, kalkınma plânı ve yıllık programla ilişkisinin kurulması
açısından Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığının ve diğer ilgili
kurum ve kuruluşların görüşünü alır. İlişkili Bakanlık ve Devlet
Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı en geç yedi gün içinde cevap
vermezse olumlu görüş verilmiş sayılır.
Kurumun hazırlayacağı ikincil
düzenleme taslakları en az yedi gün süreyle Kurumun internet sayfası
başta olmak üzere uygun vasıtalarla kamuoyunun bilgisine sunulur.
Özel nitelikli kararlardan gerekli
görülenler doğrudan ilgili kişi ve kuruluşlara ve uygun görüldüğü
takdirde Kurumun haftalık bülteni ile duyurulur.
Kamu kurum ve kuruluşları, Kanun ile
belirlenmiş görev alanlarında Kuruma gerekli yardımı sağlamakla
yükümlüdür.
Sektörün geliştirilmesi
MADDE 94.- Kurum, finansal hizmetler
sektörünün geliştirilmesi amacıyla;
a) İşlem ve aracılık maliyetlerinin
azaltılarak bankaların kârlı, verimli ve rasyonel çalışmalarının ve
finansal piyasaların tarafları arasında rekabet ortamının
sağlanması,
b) Finansal sisteme rekabet gücünün
kazandırılması, finansal piyasalara ilişkin diğer düzenlemeler ve
uygulamalar ile bütünleşmenin gerçekleştirilmesi ve piyasanın daha
etkin işleyişinin sağlanması suretiyle etkin ve şeffaf bir finansal
sistemin oluşturulması,
c) Denetim ve faaliyet alanları
bakımından uluslararası bankaların durumunun yakından izlenmesi,
tecrübelerinden yararlanılması,
d) Birimler, kurumlar, meslek
mensupları ve uluslararası diyalog ve işbirliğinin artırılması
suretiyle malî piyasalarda meslek mensupları arasında bütünleşmenin
sağlanması,
e) Malî piyasalara ilişkin
düzenlemelerin ilgili taraflarla istişare edilerek hazırlanması,
Hususlarında strateji belirlemeye
yetkilidir.
Yerinde denetim ve gözetim
MADDE 95.- Bu Kanun hükümleri ile bu
Kanun kapsamındaki kuruluşlar hakkında diğer kanunlarda yer alan
hükümlerin uygulanmasının ve bu kuruluşların her türlü işlemlerinin
gözetimi ve yerinde denetimi ve bu Kanun kapsamındaki kuruluşların
konsolide ve konsolide olmayan bazda risk yapısı, iç kontrol, risk
yönetimi ve iç denetim sistemleri ile varlıkları, alacakları,
özkaynakları, borçları, kâr ve zarar hesapları, yükümlülükleri ve
taahhütleri arasındaki ilgi ve dengelerin ve malî bünyeyi etkileyen
diğer tüm unsurların ve bu kuruluşların kurumsal yönetim ilkelerine
uyum seviyesinin gözetimi, tahlili ve ölçümü Kurum tarafından
yapılır.
Kurum, bağımsız denetim kuruluşlarınca
yapılan yıllık finansal raporların yapısı, uygunluğu ve
güvenilirliğinin değerlendirilmesini de yerine getirir.
Bu Kanuna tabî kuruluşlar tarafından,
Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde konsolide ve
konsolide olmayan bazda istenilen her türlü bilgi, belge, cetvel,
rapor ve finansal tabloların, hesap ve kayıt düzenleriyle uyumlu
olarak, zamanında ve doğru şekilde Kuruma tevdi edilmesi şarttır.
Söz konusu kuruluşlarda denetim yapma
yetkisi bulunanlar tarafından düzenlenen rapor ve mütalâaların bir
suretinin anılan kuruluşlarca Kuruma gönderilmesi zorunludur.
Kurum, incelemelerini Başkanın
onayından geçmiş çalışma programları ile Başkan tarafından yapılacak
görevlendirmeler çerçevesinde gerçekleştirir.
Başkan, yapılacak yerinde denetimde,
Kurumun meslek personelini oluşturan bankalar yeminli murakıp ve
yardımcıları, bankacılık uzmanı ve yardımcıları, bilişim uzmanı ve
yardımcıları, hukuk uzmanı ve yardımcıları arasından uygun göreceği
bir denetim ekibini görevlendirir. Kurumun yerinde denetim yapmaya
yetkili meslek personeli Ankara'da Asliye Ticaret Mahkemesinde yemin
etmedikçe yerinde denetim yapamazlar. Yerinde denetim yapan Kurumun
meslek personeli denetim konularıyla ilişkili olarak bu maddede
belirtilen tüm yetkileri haizdir.
Başkan, gerekli gördüğünde ve özellik
arz eden konularda bağımsız denetim kuruluşlarını ilgili konu
hakkında inceleme yapılması için görevlendirme yetkisini haizdir.
Bağımsız denetim yapan kuruluşun denetçisi denetim konularıyla
ilişkili olmak kaydıyla bu maddede belirtilen ilgili yetkileri haiz
olduğu gibi, bu Kanun kapsamındaki sırların saklanması
yükümlülüklerine de tâbidir.
Kurum, bankalardan, bunların bağlı
ortaklıklarından, nitelikli paya sahip oldukları ortaklıklardan,
birlikte kontrol ettikleri ortaklıklardan, şubeleri ile
temsilciliklerinden, destek hizmeti kuruluşlarından ve diğer gerçek
ve tüzel kişilerden bu Kanun hükümleri ile ilgili görecekleri bütün
bilgileri gizli dahi olsa istemeye, bunların vergiyle ilgili
kayıtları dahil olmak üzere tüm defter, kayıt ve belgelerini
incelemeye yetkili olup, bilgi istenenler de istenilen bilgileri
vermekle, defter, kayıt ve belgeleri incelemeye hazır bulundurmakla,
tüm bilgi işlem sistemini denetim amaçlarına uygun olarak Kurumun
yerinde denetim yapan meslek personeline açmakla, verilerin
güvenliğini sağlamakla ve muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü
defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere
ilişkin mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri
ortamlardaki kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları
okunabilir hale getirmek için gerekli tüm sistem ve şifrelerini
inceleme için ibraz etmek ve işletmekle yükümlüdür.
Kamu kurum ve kuruluşları, Merkez
Bankası ve benzeri kuruluşlar ile Risk Merkezi görevleriyle ilgili
olarak istenecek her hürlü bilgi ve belgeyi gizli de olsa Kurumun
yerinde denetim yapan meslek personeline geciktirilmeksizin
verirler. Kurul, ilgili taraflarla bu husustaki detayları belirleyen
mutabakat zaptı düzenleyebilir.
Kurum tarafından gerçekleştirilen
denetimler sırasında talep edilmesi hâlinde, bankalar tarafından iç
kontrol, risk yönetimi ve iç denetim sistemlerinde çalışanların
görevlendirilmesi dâhil olmak üzere her türlü destek sağlanır.
Diğer kanunlar uyarınca Kurumun meslek
personelinin bu Kanun kapsamındaki görevleri dışında
görevlendirilmeleri, bu maddede sayılan görevleri öncelikli olmak
kaydıyla Başkan tarafından yapılır.
Kurum; bu Kanunun, Kurumun görev,
yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümlerinde zikredilen ve
20.2.1930 tarihli ve 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma
Hakkında Kanun hükümlerine aykırı hareket eden kuruluşlar ve
ilgilileri hakkında, adı geçen Kanunun ek 1 inci maddesindeki
yetkilere sahip olduğu gibi tüm bankaların kuruluş kanunu hükümleri
ile diğer kanunların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasını
denetlemeye de yetkilidir.
Bankalarda yerinde denetim yapan
kişiler, bu Kanunda belirtilen düzenlemeler dışında diğer kanunlara
aykırılıkları tespit ettikleri takdirde bu tespitleri ilgili
mercilere derhal bildirmek zorundadırlar.
Denetim ve gözetime ilişkin usûl ve
esaslar Kurulca düzenlenecek yönetmelikle belirlenir.
Bilgi ve belge isteme
MADDE 96.- Bu Kanunun 93 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kuruluşlar ile
ortakları, bunların bağlı ortaklıkları, nitelikli paya sahip olduğu
ortaklıkları, birlikte kontrol ettiği ortaklıkları, şubeleri ile
temsilcilikleri, bağımsız denetim, değerleme ve destek hizmeti
kuruluşları gizli dahi olsa bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak
her türlü bilgi ve belgeyi Kurumun talebi üzerine Kuruma tevdi
etmekle yükümlüdür.
Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek
ve tüzel kişiler, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına karşı
ağır sonuçlar doğuracak hâller ile meslek sırrı, aile hayatının
gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla
özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate
alınmaksızın gizli dahi olsa Kurum tarafından bu Kanun kapsamında
verilen görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi
ve belgeyi uygun süre ve ortamda, sürekli veya münferit olarak
vermeye, istenecek defter ve belgeleri ibraz etmeye ve incelemeye
hazır bulundurmaya, tüm bilgi işlem sistemini denetim amaçlarına
uygun olarak ilgili personele açmaya, verilerin güvenliğini
sağlamaya ve muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter,
belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin
mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hale
getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz
etmeye ve işletmeye mecburdurlar.
Bu madde kapsamında ilgili kişi, kurum
ve kuruluşlar Kurumun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu
talebe cevap vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik
MADDE 97.- Kurumun faaliyetleri
hakkındaki yıllık rapor, raporun ait olduğu dönemi izleyen yılın
mayıs ayı sonuna kadar Bakanlar Kuruluna sunulur ve kesin hesaplar
ile birlikte kamuya açıklanır. Kurum, faaliyetleri ile ilgili olarak
yılda bir defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân ve Bütçe
Komisyonuna bilgi verir.
Kurum, stratejilerine ve bu
stratejilerin yerine getirilmesine ilişkin olarak Bakanlar Kuruluna
altı ayda bir bilgi verir.
Kurum, ilgili sektörde yaşanan önemli
gelişmelere ve bu Kanunun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendinde belirtilen kuruluşların performanslarına ilişkin olarak
toplulaştırılmış bazda üç aylık süreli raporlar yayımlar. Kurum risk
yönetim politikalarını kamuya açıklar.
Kurul tarafından yapılan düzenlemeler,
değişiklikleri de içerecek şekilde sürekli olarak güncellenmek
suretiyle Kurumun internet sayfasında yayınlanır.
Kurumca hazırlanacak süreli raporların
biçim ve içerikleri ile usûl ve esasları Kurulca belirlenir.
Kurumlararası işbirliği
MADDE 98.- Para, kredi ve bankacılık
politikalarının yürütülmesiyle ilgili konularda Kurum, Hazine
Müsteşarlığı, Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Tasarruf
Mevduatı Sigorta Fonu ve Merkez Bankası karşılıklı mütalâa ve bilgi
teatisinde bulunurlar.
Kurum, Fon ve Merkez Bankası bu
Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek amacıyla veri
tabanlarında yer alan ve birlikte üzerinde uzlaşılan bilgileri
gizlilik hükümleri çerçevesinde paylaşırlar.
Yabancı ülke kanunlarına göre denetime
yetkili ve Kurum muadili mercilerin, kendi ülkelerindeki finansal
piyasalarda faaliyet gösteren kuruluşların Türkiye'deki şube veya
ortaklıklarında denetim yapma ve bilgi talepleri ile bankaların yurt
dışındaki şube veya ortaklıklarının konsolidasyon kapsamında yer
alan bilgilerine ilişkin taleplerinin, karşılıklılık ilkesi de
dikkate alınarak yerine getirilmesi Kurulun iznine tâbidir.
Kurum ayrıca, politikaların ve
düzenlemelerin uyumlaştırılmasına yönelik olarak, gerekli gördüğü
hâllerde yabancı ülkelerde denetim yapma ve eğitim ile personel
değişimi imkânı sağlamak üzere Kurum muadili merciler ile
düzenleyeceği ikili mutabakat zabıtları çerçevesinde veya başka
yollarla finansal kuruluşlarla ve finansal piyasalarla ilgili her
türlü işbirliği ve bilgi alışverişinde bulunmaya yetkilidir. Kurum,
bu mutabakat zabıtlarının usûl ve esasları hakkında kamuoyunu
bilgilendirir.
Kurum, yurt dışında şube veya
ortaklığı bulunan bir bankanın faaliyet iznini kaldırdığı veya Fona
devrettiği takdirde, ilgili ülkenin muadil merciine durumu
ivedilikle bildirir.
Yurt içi ve yurt dışı yetkili
mercilerle denetime, bilgi paylaşımına ve diğer hususlara dair
yapılacak işbirliğine ilişkin usûl ve esaslar ilgili tarafların
görüşü alınmak suretiyle Kurulca belirlenir.
Finansal Sektör Komisyonu
MADDE 99.- Kurum nezdinde, Kurum,
Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Sermaye
Piyasası Kurulu, Fon, Rekabet Kurulu, Devlet Plânlama Teşkilatı
Müsteşarlığı, İstanbul Altın Borsası, Menkul Kıymetler Borsaları,
Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsaları ve kuruluş birlikleri
temsilcilerinden oluşan Finansal Sektör Komisyonu kurulur. Komisyon,
finansal piyasalardaki güven ve istikrar ile gelişmeyi temin etmek
üzere, bilgi teatisini, kurumlararası işbirliği ve koordinasyonu
sağlamak, ortak politika önerilerinde bulunmak ve finans sektörünün
geleceğini ilgilendiren konulara ilişkin görüş bildirmekle
görevlidir.
Finansal Sektör Komisyonu en az altı
ayda bir toplanır ve sonuçları hakkında Bakanlar Kuruluna bilgi
sunar. Komisyonun çalışma usûl ve esasları üye kurumların görüşleri
alınmak suretiyle Kurul tarafından belirlenir.
Eşgüdüm Komitesi
MADDE 100.- Bankacılık sisteminin
genel durumu, kredi kuruluşlarının denetimleri sonucu alınacak
önlemler, risk esaslı sigorta primlerinin hesaplanmasında
kullanılmak üzere kredi kuruluşlarının malî bünyelerini gösteren
analiz sonuçları ve ayrıca bu bankaların mevduat ve katılım
fonları hesap adetleri, sigortalı mevduat ve katılım fonları ve
toplam mevduat ve katılım fonu tutarları hakkında gerekli bilgilerin
paylaşılması, Fonun görev alanına giren konularda ve işlem tesis
edilmesinin gerekli olduğu hâllerde Kurum ile Fonun azamî düzeyde
işbirliği yapmasını sağlamak üzere Başkan ve Kurum başkan
yardımcıları ile Fon Başkanı ve Fon başkan yardımcılarından oluşan
bir eşgüdüm komitesi kurulur.
Komite en az üç ayda bir defa olmak
üzere, tarafların uygun göreceği sıklıkta toplanır. Tarafların bir
diğerinden talep edeceği bilgilerin ve belgelerin diğer tarafa
uzlaşılacak bir süre içerisinde verilmesi esastır.
Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında
her iki kurumu ilgilendiren konularda ve bilgi paylaşımında
izlenecek usûl ve esaslar Kurum ve Fon tarafından müştereken
belirlenir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Kurumun bütçesi, hesap ve harcamaların
denetimi
MADDE 101.- Kurumun gelirlerinin,
giderlerini karşılaması esastır. Kurum bütçesi 5018 sayılı Kamu Malî
Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerinde belirlenen usûl ve esaslara
göre hazırlanır ve kabul edilir.
Kurumun malî yıl sonunda oluşan gelir
fazlaları, izleyen yılın mart ayı içinde genel bütçeye gelir olarak
aktarılır. Ancak, Kurum bütçe durumunu göz önünde bulundurarak daha
önce de aktarma yapabilir.
Kurumun bütçe yılı takvim yılıdır.
Kurumun giderleri, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring
şirketleri ve finansman şirketlerince bütçenin yürürlüğe girmesinden
önce katılma payı adı altında Kuruma yapılacak ödemelerle
karşılanır. Giderlere katılma payı olarak tahsil olunacak tutar, söz
konusu kuruluşların bir önceki yıl sonu bilanço toplamlarının
onbinde üçünü geçemez. Belirlenen süre içerisinde ödenmeyen katılma
payları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre tahsil edilir.
Kurumun iç ve dış denetimi hakkında,
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri
uygulanır.
Kurul, Kurumun yıllık hesaplarını bir
bağımsız denetim şirketine denetletebilir ve bu durumda bağımsız
denetim raporu faaliyet raporu içinde derc edilerek yayımlanır.
Kurum faaliyetlerine ilişkin olarak
her yılın mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait kararları,
yaptığı ikincil düzenlemeler ile bunların ekonomik ve sosyal
etkilerini analiz eden bir faaliyet raporu hazırlar. Faaliyet
raporu, ayrıca Kurumun performans hedefleri ile uygulama
sonuçlarının karşılaştırılmasını ve değerlendirilmesini de içerir.
Kurumun yıllık faaliyet raporu, malî
tabloları ve bütçe kesin hesabı Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur. Kesinhesabın bir örneği de Maliye Bakanlığına gönderilir.
Kurum, faaliyetleri hakkında internet
ortamı ve resmî bültenler aracılığıyla kamuoyunu azamî ölçüde
bilgilendirir.
Ücretler, malî ve diğer sosyal haklar
MADDE 102.- Kurul Başkanına
Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dâhil malî
ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir. Başbakanlık
Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi
olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz.
Kurul üyelerine ise Kurul Başkanına yapılan ödemelerin yüzde
doksanbeşi oranında aynı usûl ve esaslara göre ödeme yapılır.
Kurumun kadro karşılığı sözleşmeli
personelinin ücretleri ile diğer malî ve sosyal hakları birinci
fıkrada belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere Kurul tarafından
tespit edilir.
Kurum personeline Kurulca belirlenecek
esaslar çerçevesinde fazla mesai ücreti ve performansa dayalı ödül
verilebilir. Her halde Kurum personeline yapılacak ödeme tutarı
birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçemez.
Kurul Başkan ve üyeliklerine atananlar
ile Kurum personeli hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli
Sandığı Kanunu ile ek ve değişikliklerine ilişkin hükümler
uygulanır. Emeklilik ve diğer bakımlardan Kurul Başkanına bakanlık
müsteşarı, Kurul üyelerine bakanlık müsteşar yardımcısı, Kurum
başkan yardımcılarına bakanlık genel müdürü, 1 inci dereceli daire
başkanlarına bakanlık genel müdür yardımcısı, başkanlık
müşavirlerine bakanlık müşaviri, bankalar yeminli murakıp ve
yardımcılarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla karşılık
gelen bakanlık müfettişi ve yardımcısı, bankacılık, hukuk ve bilişim
uzmanlarına kazanılmış hak aylık dereceleri itibarıyla karşılık
gelen Başbakanlık uzmanı, bunların yardımcılarına Başbakanlık uzman
yardımcıları için tespit edilen ek gösterge ve makam tazminatı
uygulanır. Bu görevlerde geçirilen süreler makam ve temsil tazminatı
ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır. Bu hükümler,
akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklı kalmak
üzere üniversite öğretim elemanı kadrolarından gelen Kurul Başkan ve
üyeleri ile personel hakkında da uygulanır.
Kurul başkan ve üyeliklerine
atananlardan, emekliliğini hak edip talebi sonucu emeklilik işlemi
tamamlanan Kurul üyelerinin üyelikleri görev süreleri sonuna kadar
devam eder. Atama yapılmadan önce kanunla kurulmuş diğer sosyal
güvenlik kurumlarına bağlı olanların, istekleri hâlinde bu kurumlara
bağlılıkları devam eder ve bunlar hakkında yukarıdaki hükümler
uygulanmaz.
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından emekli olan Kurul üyeleri,
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına yazı ile başvurdukları tarihi
takip eden ayın başından itibaren Sandıkla ilişkilendirilir. Bu
üyelerin diğer sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıkları
kesilir ve ayrılışlarında çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına prim
ödeyerek geçen süreleri birleştirilmek suretiyle kendilerine
24.5.1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesi uyarınca
aylık bağlanır.
Diğer personelin emeklilik açısından
durumu 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ek
ve değişikliklerine ilişkin hükümler dikkate alınmak suretiyle
kıyasen belirlenir.
Kurul başkan ve üyelerine, birinci
fıkraya göre belirlenen ücretlerinin tutarında, damga vergisi hariç
herhangi bir kesintiye tâbi tutulmaksızın, her ay tazminat verilir.
Kurul üyelerinin görevden ayrılması
MADDE 103.- Kurul Başkan ve
üyeliklerine atananların Kurulda görev yaptıkları sürece önceki
görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak, kamu görevlisi iken
üyeliğe atananlar, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri
kaydıyla, görev sürelerinin sona ermesi veya görevden ayrılma
isteğinde bulunmaları ve otuz gün içinde eski kurumlarına
başvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından bir ay
içinde mükteseplerine uygun bir kadroya atanır. Atama
gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü
ödemelerin Kurum tarafından yapılmasına devam olunur. Bir kamu
kurumunda çalışmayanlardan Kurul Başkan ve üyeliğine seçilip
yukarıda belirtilen şekilde görevi sona erenlere herhangi bir görev
veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlü ödemeler
Kurum tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen
nedenlerle üyeliği sona erenlere Kurum tarafından yapılacak ödeme
bir yılı geçemez.
Kurul başkan ve üyelerinin bu
görevlerinde geçirdikleri süreler, tâbi oldukları kanun hükümlerine
göre hizmetlerinde değerlendirilir. Bu hüküm, akademik unvanların
kazanılması için gerekli şartlar saklı kalmak üzere, üniversite
akademik kadrolarından gelen Kurul başkan ve üyeleri hakkında da
uygulanır.
Kurul üyeleri ile Kurum personelinin
cezaî ve hukukî sorumluluğu
MADDE 104.- Kurul Başkan ve üyeleri
ile Kurum personelinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri
iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, Kurul Başkan ve üyeleri
için ilişkili Bakanın, Kurum personeli için ise Başkanın izin
vermesi kaydıyla genel hükümlere göre yapılır. Kurul üyeleri ile
Kurum personelinin iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara
ilişkin soruşturmalarda Kurum personeli hakkında soruşturma izni
verme yetkisi ilişkili Bakana aittir.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum
personeli hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia
edilen suçlardan dolayı soruşturma izni verilmesi için, bu kişilerin
kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamak veya Kuruma ya da
üçüncü kişilere zarar vermek kastıyla hareket ederek bu işlemler
sonucunda kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamış olmaları
hususunda açık ve yeterli emarelerin olması gerekir. Soruşturma izni
verilmesi hâlinde bu durum ilgililere tebliğ olunur. Soruşturmaya
izin verilmesine ya da verilmemesine dair kararlar aleyhine, tebliğ
tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Danıştay nezdinde itiraz
yoluna başvurulabilir. İzin verilmiş olsa dahi, itiraz süresi geçene
kadar veya Danıştaya yapılan itiraz sonucunda hüküm tesis olunana
kadar soruşturma başlatılamaz.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum
personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle
bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı
başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili üye veya personelin
talebi hâlinde, bunlarla vekâlet akdi yapmak suretiyle
görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu
davalara ilişkin dava giderleri ve Türkiye Barolar Birliğince
açıklanan asgarî ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin
onbeş katını aşmamak üzere avukatlık ücreti, Kurum bütçesinden
karşılanır.
Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurum
personeli aleyhine, Kurulun veya Kurumun bu Kanunda yazılı görevlere
ilişkin karar, eylem ve işlemleri sebebiyle, gerek görevlerinin
ifası sırasında gerek görevden ayrılmalarından sonra, açılmış veya
açılacak her türlü tazminat ve alacak davası, Kurum aleyhine açılmış
sayılır. Bu davalarda husumet Kuruma yöneltilir. Avukatlık ücreti ve
dava giderine ilişkin bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü bu hukuk
davaları için de aynen geçerlidir. Yargılama sonucunda Kurum
aleyhine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Kurumun
ödeme yapması hâlinde, Kurum bu meblağı, ilgililerinden talep eder.
Kurumun, yaptığı ödemeleri ilgililerinden talep edebilmesi için, bu
kişiler hakkında kusurlu olduklarına ilişkin mahkeme kararının
kesinleşmesi gerekir.
Kurul kararlarına karşı yargı yolu
MADDE 105.- Kurul kararlarına karşı
açılacak idarî davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda
görülür. Danıştay, Kurul kararlarına karşı yapılan başvuruları acele
işlerden sayar.
İlişkili Bakanlık, Kurulun düzenleyici
nitelikteki kararlarına karşı iptal davası açabilir.
Kurul kararlarına karşı açılacak idarî
davalarda yürütmenin durdurulması talepleri için ayrıca duruşma
yapılır. Bu halde 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 17 nci
maddesinin (5) numaralı fıkrasındaki otuz günlük süre uygulanmaz.
Yürütmenin durdurulması talepleri, Kurumun savunması alınmadan
karara bağlanamaz. İlgili taraflar yürütmenin durdurulması
talebinin kendisine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde
savunmasını vermek zorundadır. Aksi halde savunma beklenmeksizin
karar verilir.
ONBİRİNCİ KISIM
Faaliyet İzni Kaldırılan ve Fona
Devredilen Bankalara İlişkin Hükümler
Faaliyet izninin kaldırılması
MADDE 106.- Bir bankanın bu Kanun
hükümlerine göre faaliyet izninin kaldırılması hâlinde yönetim ve
denetimi Fona intikal eder.
İznin kaldırılmasına ilişkin Kurul
kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren, banka
hakkındaki ihtiyatî tedbir dahil her türlü icra ve iflas takibatı
durur ve yeni icra ve iflas takibi yapılamaz. Banka hakkında Fon
haricinde üçüncü kişiler tarafından açılmış tüm dava, icra ve iflas
takipleri mahkeme, icra ve iflas dairesi tarafından derhal Fona
bildirilir.
Fon, yönetim ve denetimi kendisine
intikal eden bankadaki sigortalı mevduatı ve sigortalı katılım
fonunu doğrudan veya ilân edeceği başka bir banka aracılığı ile
ödeyerek, mevduat ve katılım fonu sahipleri yerine bankanın doğrudan
doğruya iflasını ister. Bu görev ve yetki münhasıran Fona aittir. Bu
şekilde yapılacak iflas isteminde 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 179 uncu maddesinin
iflasın ertelenmesine ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Fonun iflas talebi hakkında 1086
sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri muhakeme usulü
hükümleri uygulanır ve en geç altı ay içerisinde iflas talebi
hakkında karar verilir.
Yönetim ve denetimi Fona intikal eden
banka hakkında iflas kararı verilmesi hâlinde Fon, iflas masasına
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinde yer alan
üçüncü sıradaki tüm imtiyazlı alacaklılardan önce gelmek üzere
imtiyazlı alacaklı sıfatıyla iştirak eder. Fon, bu Kanunun
uygulanması ile sınırlı olmak üzere 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 166 ncı, 218 inci, 219 uncu, 223 üncü, 234 üncü, 236 ncı,
249 uncu, 251 inci ve 254 üncü maddelerindeki yetki ve görevler
hariç olmak üzere iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas
idaresi görev ve yetkilerine sahip olarak bankayı tasfiye eder.
İflasına hükmolunan bankanın Fona olan
borçları, masanın nakit durumuna göre 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 232 nci maddesinde gösterilen sıra cetvelinin kesinleşmesi
beklenmeksizin ödenir. Alacaklılar sıra cetvelinin düzenlenmesinde
İcra ve İflas Kanununun 232 nci maddesinde öngörülen üç aylık
sürenin yetersiz kalması hâlinde iflas idaresinin talebi üzerine,
Fon Kurulu tarafından üçer aylık ek süreler verilebilir.
İflas kararı verilmeyen hallerde
bankanın iradi tasfiyesi, banka genel kurul kararı aranmaksızın ve
Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin infisah ve tasfiyeye
ilişkin hükümlerine tâbi olmaksızın tasfiye kurulu üyelerinin Fon
tarafından atanması suretiyle gerçekleştirilir.
Bu Kanunun 12 nci maddesi hükümlerine
göre faaliyet izni kaldırılan yabancı banka şubeleri hakkında da bu
madde hükümleri uygulanır. Bu şubelerin mevcut ve alacaklarının yurt
dışına transferine ilişkin esaslar Fon tarafından belirlenir.
Fon, iflas ve/veya tasfiye masasının
aktifindeki paralarla, iflas ve/veya tasfiye idaresi sıfatıyla
tahsil ettiği paraları muhafaza ve nemalandırma hususunda 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 9 uncu ve sair ilgili maddelerine
tâbi değildir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 36 ncı maddesinin
birinci fıkrası hükmü bu paralar için uygulanmaz.
Müflise ait menkul ve gayrimenkullerin
satışında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, 2886 sayılı Devlet İhale
Kanunu ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri uygulanmaz.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasına
ilişkin usûl ve esaslar, Kurulun görüşü alınmak suretiyle Fon
tarafından yönetmelikle düzenlenir.
Fona devredilen bankalar ile ilgili
hükümler
MADDE 107.- Fon, bu Kanunun 71 inci
maddesi hükümlerine göre ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları
ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankalarla ilgili
yetkilerini maliyet etkinliğini sağlama ve malî sistemin güven ve
istikrarını koruma ilkeleri doğrultusunda kullanır.
Fon, bu Kanunun 71 inci maddesi
hükümlerine göre ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile
yönetim ve denetimi kendisine devredilen bankanın faaliyetlerini Fon
Kurulunca belirlenecek süre ile geçici olarak durdurmaya ve/veya
devir tarihi itibarıyla düzenlenecek bilançosunu esas almak
suretiyle;
a) Uygun göreceği aktiflerini,
teşkilatını ve aksine talebi olmayan personeli ile devir tarihi
itibarıyla mevduat bankaları bakımından mevduat toplamları en yüksek
beş bankaca uygulanan faiz oranları ortalamasını, katılım bankaları
bakımından katılım fonu toplamları en yüksek üç bankaca uygulanan
getiri oranları ortalamasını geçmemek üzere işlemiş faiz ve
getirileri ile birlikte sigortaya tâbi tasarruf mevduatı ve katılım
fonlarını ve pasifte yer alan karşılık kalemlerini, kurulacak bir
bankaya ya da mevcut bankalardan istekli olanlara devretmeye ve
aktif ve pasifi kısmen veya tamamen devredilen bankanın faaliyet
izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye,
b) Hisselerine sahip olmak kaydıyla ve
sigorta kapsamındaki mevduat ve katılım fonu tutarını aşmamak
koşuluyla malî yardım sağlamaya ve kendisine intikal eden hisseleri
temsil eden sermayeye karşılık gelen zararları devralmaya,
c) Devralınacak zararlar sonucunda
hisselerinin tamamına sahip olunamaması hâlinde, zararın ödenmiş
sermaye tutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye esas
alınmak üzere bulunacak hisse bedelinin Fon Kurulunca belirlenecek
süre içinde banka hissedarlarına ödenmesi karşılığında hisselerini
devralmaya,
d) Faaliyet izninin kaldırılmasını
Kuruldan istemeye,
Yetkilidir.
Devralınan zararlara istinaden
yapılacak ödemelerin karşılığını temsil eden hisseler, üzerindeki
her türlü hak ve takyidattan arî olarak Fona intikal eder.
Hakkında bu maddenin ikinci fıkrasının
(a) bendi hükümleri uygulanan bankanın devredilen aktiflerinin
toplamının devredilen pasiflerinin toplamını karşılamaması hâlinde
aradaki fark sigorta kapsamındaki mevduat ve katılım fonu tutarını
aşmamak kaydıyla Fon tarafından ödenir. Bu halde ve hakkında bu
maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanan bankanın
faaliyet izninin kaldırılması durumunda bu Kanunun 106 ncı
maddesinin ikinci ve 109 uncu maddesinin üçüncü fıkraları
uygulanmaz. Bu Kanunun 106 ncı maddesine göre iflas masaları
kurulması hâlinde, Fon ödediği tutar kadar iflas masasına 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 206 ncı maddesinde yer alan üçüncü
sırasındaki tüm imtiyazlı alacaklılardan önce gelmek üzere imtiyazlı
alacaklı sıfatıyla iştirak eder.
Fon, hisselerinin çoğunluğu veya
tamamı kendisine intikal eden bankanın;
a) Gerektiğinde malî ve teknik yardım
da sağlamak suretiyle, varlık ve yükümlülüklerini kısmen veya
tamamen, mevcut bankalardan istekli olanlara ya da kurulacak bir
bankaya devretmeye veya bankayı istekli olan başka bir bankayla
birleştirmeye,
b) Fon Kurulunca gerekli görülen
hallerle sınırlı olmak üzere, malî bünyenin güçlendirilmesi ve
yeniden yapılandırılması için gerektiğinde;
1) Sermayesini artırmaya,
2) Zorunlu karşılık ve umumi
disponibilite yükümlülüklerinden kaynaklanan cezaî faizlerini
kaldırmaya,
3) İştirak, gayrimenkul ve diğer
aktiflerini satın almaya veya bunları teminat olarak alıp
karşılığında avans vermeye,
4) Likidite ihtiyacını gidermek üzere
mevduat koymaya,
5) Alacaklarını veya zararlarını
devralmaya,
6) Varlık ve yükümlülükleri ile ilgili
her türlü işlemi yapmaya ve nakde tahvilini sağlamaya,
c) Sahip olduğu aktifleri iskonto
uygulayarak veya sair suretlerle üçüncü kişilere satmaya ve gerekli
göreceği her türlü tedbiri almaya,
d) Hisselerini bu Kanunun 7 ve 8 inci
maddelerindeki hükümlere istinaden Kuruldan izin alınmak kaydıyla ve
Fon Kurulu tarafından belirlenecek usûl ve esaslar dahilinde üçüncü
kişilere devretmeye,
Yetkilidir.
Bu madde hükümlerine göre yapılan
devir işlemlerinde alacaklı ve borçluların rızası aranmaz.
71 inci madde kapsamında temettü hariç
ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi kendisine devredilen
bankaların, malî bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden
yapılandırılması, devri, birleştirilmesi ve satışı ile ilgili süreç
devrin yapıldığı tarihten itibaren en geç dokuz aylık bir süre
içerisinde tamamlanır. Fon Kurulu kararı ile bu süre üç ayı geçmemek
üzere uzatılabilir. Bu süre içinde devir, birleşme veya satışın
tamamlanamamış olması hâlinde Fonun talebi üzerine Kurul bankanın
faaliyet iznini kaldırır.
Banka kaynaklarının istismarı
MADDE 108.- 71 inci maddenin birinci
fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre faaliyet izni kaldırılan veya
Fona devredilen bankaların hâkim ortakları ve yöneticileri, bu
Kanunun şahsi sorumluluğa ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla,
kullandıkları kaynakları ve bu suretle uğranılan zararları Fon
tarafından verilecek süre içerisinde iade ve tazmin etmekle
mükelleftir.
Bu maddenin uygulanmasında, bankaların
hâkim ortaklarının ve yöneticilerinin; yönetim kurulu, kredi
komiteleri, yöneticiler, şubeler ve diğer yetkili ve görevliler
aracılığıyla veya sair suretlerle, banka kaynaklarını ve
varlıklarını; rehnetmek, teminat göstermek, açıldığı tarih
itibarıyla kredibilitesi olmadığı aşikâr bulunan kişilere kredi
vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak,
yurt içi ve yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo ve sair
adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair
şekillerde doğrudan veya dolaylı olarak kendileri veya başkaları
lehine para, mal, her türlü hak ve alacak temini amacıyla
kullandıkları veya başkalarına kullandırdıkları banka kaynakları ve
varlıkları, dolanlı kaynak olarak kullanılmış sayılır.
Bu madde kapsamında kullanılan
kaynaklar ve maruz kalınan zarar kapsamında iade ve tazmin talebine
mesnet teşkil edecek işlemler ile iade ve tazmine konu edilecek
tutarlar, ilgili bankada Kurumca yapılacak incelemeler sonucu
ulaşılacak tespitler de dikkate alınarak Fon Kurulunca belirlenir.
Bankanın faaliyet izninin kaldırılması
hâlinde Fon tarafından verilecek süre içerisinde iade ve tazmin
edilemeyen tutarlar Fon alacağı haline gelir ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve
tahsil edilir.
Bankanın Fona devrinden sonra Fon
tarafından verilecek süre içerisinde kullanılan kaynakların ve bu
suretle uğranılan zararın iade ve tazmin edilmemesi veya Fon
tarafından uygun görülecek biçimde teminatlandırılmaması veya bu
ortaklara ait hisselerin Fon tarafından verilecek süre içinde üçüncü
kişilere devredilmemesi hâlinde bu zarar veya kullanılan kaynakların
miktarı dikkate alınmaksızın ortaklara ait hisseler başkaca bir
işleme gerek kalmadan Fona intikal eder. Bu suretle Fona intikal
eden söz konusu hisselerin üçüncü kişilere satışını müteakip Fon
tarafından elde edilen tutar hâkim ortakların bankaya ve/veya Fona
olan borçlarına mahsup edilir.
Bu madde kapsamında kullanılan banka
kaynağı ve bu suretle uğranılan zarar, Fon tarafından verilen süre
içinde iade veya tazmin edilse veya Fon tarafından uygun görülecek
biçimde teminatlandırılsa dahi bilançoda görülen bakiye zararın
özkaynakları aştığının tespiti hâlinde Fon, bankanın faaliyet
izninin kaldırılmasını Kuruldan istemeye yetkilidir. Bilançoda
görülen zararın özkaynakları aşmaması hâlinde ise, Fon en az beş
üyesinin aynı yöndeki oylarıyla alınan Fon Kurulu kararıyla hâkim
ortaklar dışındaki ortaklara ait hisseleri, zararın ödenmiş sermaye
tutarından düşülmesi suretiyle hesaplanacak sermaye esas alınmak
üzere bulunacak bedel üzerinden Fon Kurulunca belirlenecek süre
içinde banka hissedarlarına ödenmesi karşılığında devralmaya
yetkilidir.
Faaliyet izni kaldırılan veya Fona
devredilen bankalara ilişkin ortak hükümler
MADDE 109.- Faaliyet izni kaldırılan
veya Fona devredilen bankaların ana sözleşmelerinde yer alan
düzenlemelerin, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tâbi olmaksızın,
genel kurul yapılmaksızın değiştirilmesine ve tescil ettirilmesine
Fon yetkilidir.
Fon, faaliyet izni kaldırılan veya
Fona devredilen bankaların hâkim ortaklarından ve tüzel kişi
ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi
hissedarlarından ve yöneticilerinden, bunların eşlerinden, üçüncü
dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımlarından,
evlatlıklarından ve kendilerini evlat edinenlerden kendilerine ait
taşınmaz ve iştiraklerini, haczi caiz olan taşınır hak ve
alacaklarını ve menkul kıymetlerini, her türlü kazanç ve gelirleri
ile yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve ayrıca bildirimden
önceki iki yıl içinde ivazlı veya ivazsız olarak iktisap ettikleri
veya devrettikleri taşınmaz, haczi caiz taşınır, hak, alacak ve
menkul kıymetlerini gösterir birer mal beyannamesi vermelerini
istemeye yetkilidir. Mal beyannamesinin en geç yedi gün içinde Fona
verilmesi zorunludur. Bu mal beyanının hüküm ve sonuçları hakkında
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri geçerlidir.
Fon, faaliyet izni kaldırılan veya
Fona devredilen bankada mevduat ve katılım fonu sahipleri ile diğer
alacaklıların haklarını korumaya yönelik olarak gerekli göreceği her
türlü tedbiri alır. Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen
bankanın hâkim ortakları ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin
yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarları ve
yöneticilerinin mal, hak ve alacaklarına Fonun talebi üzerine
mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksızın ihtiyatî tedbir veya
ihtiyatî haciz konulabilir, bu kişilerin yurt dışına çıkışları
yasaklanabilir. Bu şekilde alınan ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz
kararları, karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava, icra ve
iflas takibine konu olmaz ise kendiliğinden ortadan kalkar.
İlgililer hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 11 inci bab
hükümlerine göre açılacak iptal davalarında aciz vesikası şartı
aranmaz.
Faaliyet izninin kaldırıldığı veya
Fona devredildiği tarihten itibaren bankanın alacaklılarından temlik
yoluyla alacak edinen borçlular, temlik yoluyla edindikleri
alacakları ile bankaya olan borçlarının takasının yapılması veya
mahsup edilmesi talebinde bulunamaz. Bu sonucu doğuracak takas ve
mahsup işlemleri banka açısından geçersizdir.
Şahsi sorumluluk
MADDE 110.- Bir bankanın
yöneticilerinin ve denetçilerinin kanuna aykırı karar ve
işlemleriyle banka hakkında 71 inci madde hükümlerinin uygulanmasına
neden olduklarının tespiti hâlinde, bankaya verdikleri zararlarla
sınırlı olarak bunların şahsi sorumlulukları yoluna gidilerek, Fon
Kurulu kararına istinaden ve Fonun talebi üzerine doğrudan şahsen
iflaslarına mahkemece karar verilebilir. Bu karar ve işlemler
bankanın hâkim ortaklarına menfaat temini amacıyla yapıldığı
takdirde, menfaat temin eden ortaklar hakkında da temin ettikleri
menfaat üzerinden uygulanır. Bu suretle tahsil edilen tutarın Fon
tarafından ödenen mevduat ve katılım fonu tutarı ve fer'ileri mahsup
edildikten sonra bakiye kısmı tasfiye hâlindeki veya iflasa tâbi
bankaya iade edilir.
Mahkemece iflasına karar verilenler
hakkındaki takibi Fon yürütür.
Bu madde hükmüne göre iflası
istenenler hakkında mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun
257 nci ve izleyen maddeleri hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun 106 ncı ve 109 uncu
maddeleri hükümleri, bu maddeye göre şahsi iflası istenenler
hakkında da uygulanır.
ONİKİNCİ KISIM
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna
İlişkin Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Fonun kuruluş ve bağımsızlığı
MADDE 111.- Bu Kanun ve ilgili diğer
mevzuat ile verilen yetkiler çerçevesinde tasarruf sahiplerinin hak
ve menfaatlerinin korunması amacıyla, mevduatın ve katılım
fonlarının sigorta edilmesi, Fon bankalarının yönetilmesi, malî
bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, devri,
birleştirilmesi, satışı, tasfiyesi, Fon alacaklarının takip
ve tahsili işlemlerinin yürütülmesi ve sonuçlandırılması, Fon
varlık ve kaynaklarının idare edilmesi ve Kanunla verilen diğer
görevlerin ifası için kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî
özerkliğe sahip Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kurulmuştur.
Fon görevini yaparken bağımsızdır.
Fonun kararları yerindelik denetimine tâbi tutulamaz. Hiçbir organ,
makam, merci veya kişi, Fon Kurulunun kararlarını etkilemek amacıyla
emir ve talimat veremez.
Fon, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Kurulu ile Başkanlıktan oluşur.
Fonun merkezi İstanbul'dadır. Fon,
görevli ve yetkili olduğu alanın yoğun olduğu illerde olmak ve
sayısı üçü geçmemek kaydıyla Bakanlar Kurulu kararıyla yurt içi
temsilcilik ve tahsilat birimleri açabilir.
Fon, 3346 sayılı Kamu İktisadi
Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük Millet Meclisince
Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 2886 sayılı Devlet
İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tâbi
değildir.
Fon, görev ve yetkilerini etkin
şekilde yerine getirmek amacıyla, yeterli sayı ve nitelikte
personeli istihdam eder.
Fonun malları Devlet malı hükmündedir.
Fonun mal, hak ve alacakları haczedilemez ve rehnedilemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu
MADDE 112.- Tasarruf Mevduatı Sigorta
Fonu Kurulu, Fonun karar organıdır. Fon Kurulu, biri başkan, biri
ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Fon Kurulu Başkanı
Fonun da başkanıdır.
Başkanın izin, hastalık, yurt içi ve
yurt dışı görevlendirme ve görevde bulunmadığı diğer hâller ile
görevden alınması durumunda ikinci başkan, onun da bulunmadığı
hâllerde Fon Kurulu tarafından belirlenecek bir üye Başkana vekâlet
eder.
Fon Kurulu üyelerinin atanması
MADDE 113.- Fon Kurulu üyelerinin,
aşağıda belirtilen şartları taşımaları zorunludur:
a) 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 48 inci maddesinin (A) fıkrasının (1), (4), (5), (6) ve
(7) numaralı bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
b) 8 inci maddenin birinci fıkrasının
(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşımak.
c) 26 ncı maddede yer alan çalışması
yasaklananlardan olmamak.
d) Hukuk, iktisat, maliye, bankacılık,
işletme, kamu yönetimi ve dengi dallarda lisans veya lisansüstü
düzeyinde öğrenim görmüş olmak.
Üyeler, yüksek öğrenim sonrası en az
on yıl deneyim sahibi veya yukarıda sayılan öğrenim dallarında en az
on yıl öğretim üyeliği yapan kişiler arasından Bakanlar Kurulunca
atanır. Üyelerden en az birinin hukuk fakültesi mezunu, birinin ise
Fonda başkan yardımcısı, ana hizmetbirimi yöneticisi veya meslek
personeli olarak çalışmış olması şarttır. Bakanlar Kurulu, üyelerden
birini başkan birini de ikinci başkan olarak görevlendirir. Bakanlar
Kurulunun atama kararı Resmî Gazetede yayımlanır.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri,
görevlerinin devamı süresince görevlerini tam bir dikkat, dürüstlük
ve tarafsızlık ile yürüteceklerine, kanun hükümlerine aykırı hareket
etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair Yargıtay Birinci
Başkanlık Kurulu huzurunda yemin ederler. Yemin için yapılan başvuru
Yargıtay tarafından acele işlerden sayılır. Fon Kurulu üyeleri,
yemin etmedikçe göreve başlayamazlar.
Fon Kurulu Başkan ve üyelerinin görev
süreleri
MADDE 114.- Fon Kurulu Başkan ve
üyelerinin görev süresi altı yıldır. Süreleri biten başkan ve üyeler
yeniden atanamazlar. Başkanlığın ve üyeliğin herhangi bir sebeple
boşalması hâlinde, boşalan yere 113 üncü maddede belirtilen esaslar
dahilinde bir ay içinde atama yapılır. Bu şekilde atananlar, bir
defalığına tekrar atanabilirler.
Fon Kurulu Başkan ve üyelerinin görev
süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemez.
Ancak, ağır hastalık veya sakatlık nedeniyle iş göremeyecekleri,
atanmaları için gerekli şartları kaybettikleri, durumlarının 115
inci maddeye aykırı olduğu anlaşılan veya görevleri ile ilgili
olarak işledikleri suçlardan dolayı haklarında verilen mahkûmiyet
kararı kesinleşen Fon Kurulu Başkan ve üyelerinin görevleri Başbakan
onayı ile sona erdirilir. Bunların yerine en geç bir ay içinde atama
yapılır. Ayrıca, geçici iş göremezlik halinin üç aydan fazla sürmesi
hâlinde, bu durumda olan üyelerin üyelikleri düşer ve bunların
yerlerine bir ay içinde atama yapılır.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri ile Fon
personeline ilişkin yasaklar
MADDE 115.- Fon Kurulu Başkan ve
üyeleri, asli görevlerini aksatmayan bilimsel amaçlı yayın, ders ve
konferans ile telif hakları hariç Fondaki resmî görevlerinin
yürütülmesi dışında kalan resmî veya özel hiçbir görev alamaz,
dernek, vakıf, kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik yapamaz,
ticaretle uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz, bu Kanun
kapsamındaki kuruluşlar ve bunların doğrudan ya da dolaylı
ortaklıklarında pay sahibi olamaz, hakemlik ve bilirkişilik
yapamazlar.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri göreve
başlamadan önce, kendilerinin veya eş ve velâyeti altındaki
çocuklarının sahibi bulunduğu menkul kıymetlerden Hazine tarafından
çıkarılan borçlanmaya ilişkin olanlar hariç bu Kanun kapsamındaki
kuruluşlar ve bunların doğrudan ya da dolaylı ortaklıklarına ait her
türlü sermaye piyasası araçlarını eş, evlatlık, üçüncü dereceye
kadar kan ve ikinci dereceye kadar kayın hısımları dışındakilere
otuz gün içinde satmak suretiyle elden çıkarmak zorundadır. Fon
Kurulu üyeleri atanmalarından itibaren otuz gün içinde bu fıkraya
uygun hareket etmezlerse üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum, Fon
Kurulu kararı ile tespit edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri, yönetim
ve denetimleri Fona devredilen kuruluşlarda ve bunların doğrudan ya
da dolaylı ortaklıklarında, görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki
yıl içinde görev alamazlar. Bu fıkra hükmüne uymayanlara 2531 sayılı
Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında
Kanunun 4 üncü maddesinde belirtilen cezalar verilir.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri ile diğer
personel, Fonla ilgili gizlilik taşıyan bilgileri ve ticari sırları,
görevlerinden ayrılmış olsalar bile kanunen yetkili kılınan
mercilerden başkasına açıklayamazlar, kendilerinin veya başkalarının
menfaatine kullanamazlar.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri 3628
sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla
Mücadele Kanununa tâbidir.
Fon Kurulunun çalışma esasları
MADDE 116.- Fon Kurulu en az haftada
bir defa olmak üzere, gerekli hallerde toplanır. Toplantıyı Fon
Kurulu Başkanı, yokluğunda ikinci başkan yönetir. Toplantının
gündemi Başkan, yokluğunda ikinci başkan tarafından hazırlanarak
toplantıdan en az bir gün önce Fon Kurulu üyelerine bildirilir.
Gündem maddelerine geçmeden önce Başkan tarafından Fonun
faaliyetleri hakkında Fon Kuruluna bilgi verilir. Gündeme yeni madde
eklenebilmesi için toplantı başlamadan önce bir üyenin öneride
bulunması ve önerilen maddenin gündeme eklenmesinin Fon Kurulunca
kabul edilmesi gerekir.
Fon Kurulu en az beş üyenin hazır
bulunması ile toplânır ve bu Kanunda belirtilen özel nisap
gerektiren haller dışında en az dört üyenin aynı yöndeki oyuyla
karar alır. Üyeler çekimser oy kullanamaz. Toplantıda karar yeter
sayısı sağlanamadığı durumlarda izleyen toplantılarda, oylarda
eşitlik olması hâlinde Fon Başkanının bulunduğu tarafın oyu üstün
sayılarak karar alınır. Fon Kurulu kararı tutanakla tespit edilir ve
karar tutanağı toplantı esnasında veya en geç toplantıyı izleyen
işgünü, toplantıya katılan tüm üyeler tarafından imzalanır.
Geçerli mazereti olmaksızın bir takvim
yılında toplam üç toplantıya katılmayan veya bir toplantıya
katıldığı halde Fon Kurulu kararlarını süresi içinde imzalamayan
veya karşı oy gerekçesini süresi içinde yazılı olarak bildirmeyen
Fon Kurulu üyeleri üyelikten çekilmiş sayılır. Bu durum, Fon Kurulu
kararı ile tespit edilir ve ilişkili Bakana bildirilir.
Herhangi bir nedenle üye sayısının Fon
Kurulunun karar almasını imkânsız kılacak bir sayıya düşmesi
hâlinde, toplantı nisabı sağlanacak şekilde bir ayı geçmemek üzere,
kıdem sırasına göre Fon başkan yardımcıları vekâlet eder. Bu madde
hükmüne istinaden Fon Kurulu üyeliği görevini yürüten Fon başkan
yardımcılarının malî ve özlük haklarında bir değişiklik olmaz.
Bu Kanunda belirtilen süreler saklı
kalmak üzere, Fon Kurulu kararı, alındığı toplantı tarihinden
itibaren en geç onbeş gün içinde gerekçeleri, varsa karşı oy
gerekçeleri ve imzaları ile birlikte tekemmül ettirilir.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri kendisi,
eşi, evlatlığı ve üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil
kayın hısımlarıyla ilgili konularda müzakere ve oylamaya
katılamazlar. Bu durum karar metninde ayrıca belirtilir.
Fon Kurulu toplantıları gizlidir.
İhtiyaç duyulması hâlinde görüşlerinden yararlanmak üzere uzman
kişiler Fon Kurulu toplantısına davet edilebilir. Ancak Fon Kurulu
kararları toplantıya dışardan katılanların yanında alınamaz.
Fon Kurulunun düzenleyici nitelikteki
kararları, tekemmül etmesinden itibaren en geç yedi iş günü içinde
ilişkili Bakanlığa ve yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilir ve
gönderildiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde Resmî Gazetede
yayımlanır. Bu Kanunda öngörülen hükümler saklı kalmak üzere, Fon
Kurulu kararları başta internet ortamı olmak üzere uygun vasıtalarla
kamuoyuna duyurulur. Fon Kurulu, yayımlanması ülke ekonomisi ve kamu
düzeni açısından sakıncalı nitelikteki kararların yayımlanmamasına
karar verebilir.
Haklarında dava açılıp
yürütülmelerinin durdurulmasına veya ihtiyatî tedbir kararı
verilmesine rağmen, nihai aşamada iptal istemleri reddedilen bu
Kanunun 130 uncu maddesinin (e) bendinde yer alan para cezalarına,
işlemin ilgiliye tebliği tarihinden itibaren kanunî faiz uygulanır.
Para cezaları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Fon Kurulu üyeleri ile Fon
personelinin uyacakları meslekî ve etik ilkeler ile Fon Kurulunun
çalışma usûl ve esaslarına ilişkin diğer hususlar Fon tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Fon Kurulunun görev ve yetkileri
MADDE 117.- Fon Kurulu, bu Kanun ve
diğer mevzuatla verilen görevler yanında ayrıca aşağıdaki görevleri
yapar ve yetkileri kullanır:
a) Fonun ana stratejisini, performans
ölçütlerini, amaç ve hedeflerini, hizmet kalite standartlarını
belirlemek, insan kaynakları ve çalışma politikalarını oluşturmak,
Fonun hizmet birimleri ve bunların görevleri hakkında öneride
bulunmak.
b) Fonun ana stratejisi ile amaç ve
hedeflerine uygun olarak hazırlanan bütçe teklifini görüşmek ve
karara bağlamak.
c) Fonun performansını ve malî
durumunu gösteren raporları onaylamak.
d) Fon Başkanının önerisi üzerine,
başkan yardımcıları ve daire başkanlarını atamak.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Başkanlık Teşkilatı
Fon Başkanı
MADDE 118.- Fonun en üst yöneticisi
olan Fon Başkanı, Fonun genel yönetiminden, temsilinden ve Fon
Kurulunca alınan kararların yürütülmesinden sorumludur.
Fon Başkanının görev ve yetkileri
şunlardır:
a) Fon Kurulu toplantılarının
gündemini, gün ve saatini belirlemek, toplantıları idare etmek,
gündeme alınmayan başvurular hakkında gerekli işlemleri yapmak ve
bunlara ilişkin olarak Fon Kuruluna bilgi vermek.
b) Fon Kurulu kararlarının
yayımlanmasını veya tebliğini sağlamak, bu kararların gereğinin
yerine getirilmesini temin etmek ve uygulanmasını izlemek.
c) Hizmet birimlerinden gelen
önerilere son şeklini vererek Fon Kuruluna sunmak.
d) Fon Kurulunun belirlediği
stratejilere, amaç ve hedeflere uygun olarak, Fonun yıllık bütçesi
ile malî tablolarını hazırlamak.
e) Hizmet birimlerinin verimli ve
uyumlu bir biçimde çalışmasının en üst düzeyde organizasyonu ve
koordinasyonunu sağlamak, Fon hizmet birimleri arasında çıkabilecek
görev ve yetki sorunlarını çözmek.
f) Yıllık faaliyet raporlarını
hazırlamak, amaç ve hedeflere, performans ölçütlerine göre
faaliyetlerin değerlendirilmesini yaptırmak ve bunları Fon Kuruluna
sunmak.
g) Fonun faaliyet gösterdiği alanda
strateji, politikalar ve ilgili mevzuat ile Başkanlığın ve
çalışanların performans ölçütleri hakkında değerlendirme yapmak.
h) Fonun diğer kuruluşlarla
ilişkilerini yürütmek ve Fonu temsil etmek.
i) Fon Kurulu tarafından atanması
öngörülenler dışındaki Fon personelini atamak.
j) Fon Başkanı adına imzaya yetkili
personelin görev ve yetki alanını belirlemek.
k) Fonun yönetim ve işleyişine ilişkin
diğer görevleri yerine getirmek.
Başkan, Fon Kuruluna ilişkin olmayan
görev ve yetkilerinden bir bölümünü, sınırlarını açıkça belirlemek
ve yazılı olmak kaydıyla, alt kademelere devredebilir.
Fon başkan yardımcıları
MADDE 119.- Fon Başkanına başkanlığa
ilişkin görevlerinde yardımcı olmak üzere Fon Kurulu kararıyla iki
başkan yardımcısı atanır. Başkan yardımcılarının 113 üncü maddede
belirtilen şartları taşıması gerekir.
Fon başkan yardımcıları gerektiğinde
sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden
bir kısmını alt kademelere devredebilir.
Fonun hizmet birimleri
MADDE 120.- Fonun hizmet birimleri,
daire başkanlıkları şeklinde teşkilatlanmış anahizmet, danışma ve
yardımcı hizmet birimlerinden oluşur. Ancak, daire başkanlıklarının
sayısı onu geçemez.
Hizmet birimleri, bu Kanunda
belirtilen faaliyet alanı, görev ve fonksiyonlara uygun olarak Fonun
teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikle
belirlenir.
Fonda anahizmet birimi olarak Strateji
Geliştirme Daire Başkanlığı kurulur. Hukuk, basın ve halkla
ilişkiler, yönetim ve finans gibi alanlarda ihtiyaca göre sayıları
toplam beşi geçmemek üzere Başkanlık müşaviri görevlendirilebilir.
İnsan kaynakları ve eğitim, idarî ve
malî işler ve benzeri faaliyetleri yürütmek üzere Destek Hizmetleri
Daire Başkanlığı kurulur. Bu daire başkanlığında biri Fon Kurulunun
özel büro hizmetlerinde kullanılmak üzere en çok dört adet müdürlük
kurulabilir.
Fon personeli
MADDE 121.- Bu Kanun ile Fona verilen
görevlerin gerektirdiği görev ve hizmetler, Fon avukatları, Fon
denetçisi ve denetçi yardımcıları, Fon uzmanı ve uzman
yardımcılarından oluşan meslek personeli ile idarî personel eliyle
yürütülür. Fonun her türlü personelinin bu Kanunun 113 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi hariç, diğer bentlerinde yer
alan nitelikleri taşımaları zorunludur.
Başkan yardımcıları, daire başkanları,
müdürler, başkanlık müşavirleri ve meslek personeli kadro karşılığı
sözleşmeli statüde istihdam edilir. Kadro karşılığı sözleşmeli
çalışan Fon personeli ücret, malî ve sosyal haklar dışında her türlü
hak ve yükümlülükleri yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa
tâbidir.
Bu Kanunun ekinde yer alan (II) sayılı
cetveldeki toplam kadro sayısı geçilmemek üzere, kadro unvan ve
derecelerinin değiştirilmesi ile bu kadroların kullanılmasına
ilişkin esas ve usûlleri belirlemeye Fon Kurulu yetkilidir.
Fonun anahizmet birimlerinde uzmanlık
gerektiren işlerde meslek personeli çalıştırılması esastır.
Fonun ikinci fıkrada belirtilenler
dışında kalan ve ekli (III) sayılı cetvelde yer alan pozisyonlarda
çalıştırılacak personeli idarî hizmet sözleşmesiyle istihdam edilir.
Bu cetvelde yer alan toplam pozisyon sayısı geçilmemek üzere,
pozisyon unvanlarında değişiklik yapmaya Fon Kurulu yetkilidir.
İdarî hizmet sözleşmesiyle çalıştırılanlar emeklilik ve sosyal
güvenlik yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tâbidir.
Fonda çalışan personel başka kamu
kurum ve kuruluşlarında geçici olarak görevlendirilemez.
Fon denetçi yardımcılığı ile Fon uzman
yardımcılığına atanacaklar, merkezî yarışma sınavıyla belirlenenler
arasından seçilir. Fon uzman yardımcılığı ve Fon denetçi
yardımcılığına atananlar, üç yıl çalışmak ve olumlu sicil almak
kaydıyla Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından
en az (C) düzeyinde veya buna denk kabul edilen uluslararası
geçerliliği bulunan yabancı dil puanı alması, yeterlik sınavında
başarılı olması ve konuları ile ilgili hazırlayacakları tezin
oluşturulacak jüri tarafından kabul edilmesi hâlinde uzman veya
denetçi olarak atanır ve bunlara bir defaya mahsus olmak üzere bir
derece yükseltilmesi uygulanır. Mazereti olmaksızın tez hazırlamayan
veya sınava girmeyen veya sınavda iki defa başarısız olanlar diğer
kamu kurum ve kuruluşlarındaki öğrenim durumlarına uygun kadrolara
atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilir.
Fonun meslek ve idarî personelinin
yeterlik ve yarışma sınavları, nitelikleri ile çalışma usûl ve
esasları ile ilgili diğer hususlar Fon tarafından çıkarılacak bir
yönetmelikle belirlenir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Görev, Yetki ve Sorumluluk
Fonun görev ve yetkileri
MADDE 122.- Fon, bu Kanun ve ilgili
diğer mevzuatla verilenler dışında aşağıdaki görevleri yapar ve
yetkileri kullanır:
a) Fon Kurulu kararlarının
uygulanmasını sağlamak.
b) Fonun insan kaynakları
politikalarını belirlemek.
c) Yurt içi ve yurt dışı muadil
kurumların katıldığı uluslararası malî, iktisadî ve meslekî
teşekküllere üye olmak, görev alanına giren hususlarda yabancı
ülkelerin yetkili mercileri ile mutabakat zaptı imzalamak.
d) Kanunlarla verilen diğer görevleri
yapmak.
Fon, Fon Kurulu kararıyla bu Kanunun
uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya
yetkilidir.
Fon, sigorta kapsamındaki mevduat ve
katılım fonu üzerinden prim hesaplanmasına esas teşkil edecek
gerekli bilgilerin gönderilmesini ve bu primlerin belirlediği
esaslara göre yatırılıp yatırılmadığının denetlenmesini Kurumdan
istemeye yetkilidir. Kurum, makul bir süre içerisinde, Fon
tarafından istenen bilgileri temin etmek ve/veya denetimi yapmakla
yükümlüdür.
Fon, her türlü faaliyetinde, kuruluş
kanununda verilen yetkiler saklı kalmak kaydıyla, kalkınma plânı,
programlar ve hükûmet programında yer alan ilke, strateji ve
politikalara uyar.
Fonun hazırlayacağı düzenleme
taslakları en az yedi gün süreyle Fonun internet sayfası başta olmak
üzere uygun vasıtalarla kamuoyunun bilgisine sunulur.
Kamu kurum ve kuruluşları, Kanun ile
belirlenmiş görev alanlarında Fona gerekli yardımı sağlamakla
yükümlüdür.
Fonun bilgi ve belge isteme yetkisi
MADDE 123.- Kamu kurum ve kuruluşları
ile gerçek ve tüzel kişiler, Devletin güvenliği ve temel dış
yararlarına karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile meslek sırrı,
aile hayatının gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı
kalmak kaydıyla, özel kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı
hükümler dikkate alınmaksızın gizli dahi olsa Fon tarafından bu
Kanun kapsamında verilen görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek
her türlü bilgi ve belgeyi uygun süre ve ortamda, sürekli veya
münferit olarak vermeye, istenecek defter ve belgeleri ibraz etmeye
mecburdurlar.
Bu madde kapsamında, ilgili kişi,
kurum ve kuruluşlar Fonun belirleyeceği süre içerisinde söz konusu
talebe cevap vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Fonun hesap ve harcamalarının denetimi
MADDE 124.- Fonun iç ve dış denetimi
hakkında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri
uygulanır.
Fonun yıllık hesapları bir bağımsız
denetim şirketince de denetlenir ve bağımsız denetim raporu faaliyet
raporu içinde derc edilerek yayımlanır.
Fon, faaliyetlerine ilişkin olarak her
yılın mart ayı sonuna kadar bir önceki yıla ait kararları, yaptığı
düzenlemeler ile bunların ekonomik ve sosyal etkilerini analiz eden
bir faaliyet raporu hazırlar. Faaliyet raporu, ayrıca Fonun
performans hedefleri ile uygulama sonuçlarının karşılaştırılmasını
ve değerlendirilmesini de içerir.
Fonun yıllık faaliyet raporu, malî
tabloları ve bütçe kesinhesabı Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur. Kesinhesabın bir örneği de Maliye Bakanlığına gönderilir.
Fon, faaliyetleri hakkında internet
ortamı ve resmî bültenler aracılığıyla kamuoyunu azamî ölçüde
bilgilendirir.
Fon; dava, alacak, takip, tahsil,
yeniden yapılandırma ve diğer faaliyetleri ile ilgili olarak üçer
aylık dönemler itibarıyla yayımlayacağı raporlarla kamuoyunu
bilgilendirir. Fon, Türkiye Büyük Millet Meclisi Plân ve Bütçe
Komisyonunu, faaliyetleri hakkında yılda bir defa yapılacak
toplantı ile bilgilendirir.
Fon Kurulu Başkan ve üyeleri ile Fon
personelinin ücretleri, malî ve diğer sosyal hakları
MADDE 125.- Fon Kurulu Başkanına
Başbakanlık Müsteşarı için belirlenen her türlü ödemeler dahil malî
ve sosyal haklar tutarında aylık ücret ödenir. Başbakanlık
Müsteşarına ödenenlerden, vergi ve diğer yasal kesintilere tâbi
olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tâbi olmaz.
Kurul üyelerine ise Fon Kurulu Başkanına yapılan ödemelerin yüzde
doksanbeşi oranında aynı esas ve usûllere göre ödeme yapılır.
Fonun kadro karşılığı sözleşmeli
personeli ile diğer personelinin ücretleri ve diğer malî ve sosyal
hakları birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçmemek üzere Fon
Kurulu tarafından tespit edilir.
Fon personeline Fon Kurulunca
belirlenecek esaslar çerçevesinde fazla mesai ücreti ve performansa
dayalı ödül verilebilir. Her halde Fon personeline yapılacak
ödemeler tutarı birinci fıkrada belirlenen ücret tavanını geçemez.
Fonun taraf olduğu davalarda Fonu temsil eden avukatlar lehine
hükmolunan vekâlet ücretlerinin hak sahiplerine dağıtımı Fon
Kurulunca belirlenecek esaslar çerçevesinde yapılır.
Fon Kurulu Başkan ve üyeliklerine
atananlar ile başkan yardımcıları, daire başkanları, müdürler,
başkanlık müşavirleri ve meslek personeli hakkında 5434 sayılı
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile ek ve değişikliklerine
ilişkin hükümler uygulanır. Emeklilik ve diğer bakımlardan Fon
Kurulu Başkanına bakanlık müsteşarı, Fon Kurulu üyelerine bakanlık
müsteşar yardımcısı, Fon başkan yardımcılarına bakanlık genel
müdürü, 1 inci dereceli daire başkanlarına bakanlık genel müdür
yardımcısı, başkanlık müşavirlerine bakanlık müşaviri, Fon
denetçilerine ve denetçi yardımcılarına kazanılmış hak aylık
dereceleri itibarıyla karşılık gelen bakanlık müfettişi ve müfettiş
yardımcısı, Fon avukatlarına ve Fon uzmanlarına kazanılmış hak aylık
dereceleri itibarıyla karşılık gelen Başbakanlık uzmanı, Fon uzman
yardımcılarına Başbakanlık uzman yardımcıları için tespit edilen ek
gösterge ve makam tazminatı uygulanır. Bu görevlerde geçirilen
süreler makam ve temsil tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde
geçmiş sayılır. Bu hükümler, akademik unvanların kazanılması için
gerekli şartlar saklı kalmak üzere üniversite öğretim elemanı
kadrolarından gelen Fon Kurulu üyeleri ile personel hakkında da
uygulanır.
Fon Kurulu Başkan ve üyeliklerine
atananlardan, emekliliğini hak edip talebi sonucu emeklilik işlemi
tamamlanan Fon Kurulu üyelerinin üyelikleri görev süreleri sonuna
kadar devam eder. Atama yapılmadan önce kanunla kurulmuş diğer
sosyal güvenlik kurumlarına bağlı olanların, istekleri hâlinde bu
kurumlara bağlılıkları devam eder ve bunlar hakkında yukarıdaki
hükümler uygulanmaz.
Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından emekli olan Fon Kurulu
üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına yazı ile başvurdukları
tarihi takip eden ayın başından itibaren Sandıkla
ilişkilendirilirler. Bu üyelerin diğer sosyal güvenlik kurumlarından
aldıkları aylıkları kesilir ve ayrılışlarında çeşitli sosyal
güvenlik kuruluşlarına prim ödeyerek geçen süreleri birleştirilmek
suretiyle kendilerine 24.5.1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanunun 8
inci maddesi uyarınca aylık bağlanır.
Fon Başkan ve üyelerine, birinci
fıkraya göre belirlenen ücretlerinin tutarında, damga vergisi hariç
herhangi bir kesintiye tâbi tutulmaksızın, her ay tazminat verilir.
Fon tarafından bu Kanun hükümleri
çerçevesinde yönetim ve denetimi devralınan şirketlerin yönetim,
denetim veya tasfiye kurullarına atanan memurlar ve diğer kamu
görevlilerine kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu üyeleri için
belirlenen aylık ücretin üç katını geçmemek üzere Fon Kurulunca
belirlenecek miktarda ücret ödenebilir.
Fon Kurulu üyelerinin görevden
ayrılması
MADDE 126.- Fon Kurulu Başkan ve
üyeliklerine atananların Fon Kurulunda görev yaptıkları sürece
önceki görevleri ile olan ilişkileri kesilir. Ancak, kamu görevlisi
iken üyeliğe atananlar, memuriyete giriş şartlarını kaybetmemeleri
kaydıyla, görev sürelerinin sona ermesi veya görevden ayrılma
isteğinde bulunmaları ve otuz gün içinde eski kurumlarına
başvurmaları durumunda atamaya yetkili makam tarafından bir ay
içinde mükteseplerine uygun bir kadroya atanır. Atama
gerçekleşinceye kadar bunların almakta oldukları her türlü
ödemelerin Fon tarafından yapılmasına devam olunur. Bir kamu
kurumunda çalışmayanlardan Fon Kurulu Başkan ve üyeliğine seçilip
yukarıda belirtilen şekilde görevi sona erenlere herhangi bir görev
veya işe başlayıncaya kadar, almakta oldukları her türlü ödemeler
Fon tarafından verilmeye devam edilir. Bu maddede belirtilen
nedenlerle üyeliği sona erenlere Fon tarafından yapılacak ödeme bir
yılı geçemez.
Fon Kurulu üyeleri, Fon personeli,
Fonun atadığı veya Fonu temsilen seçilen yöneticilerin, iflas idare
memurlarının ve Fon personelinin sorumlulukları
MADDE 127.- Fon Kurulu Başkanı ve
üyeleri ile Fon personelinin, görevleriyle bağlantılı olarak
işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar, Fon Kurulu
üyeleri için ilişkili Bakanın, Fon personeli için ise Fon Kurulu
Başkanının izin vermesi kaydıyla genel hükümlere göre yapılır. Fon
Kurulu üyeleri ile Fon personelinin iştirak hâlinde işledikleri
iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalarda Fon personeli hakkında
soruşturma izni verme yetkisi ilişkili Bakana aittir.
Fon Kurulu üyeleri ve Fon personeli
hakkında görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen
suçlardan dolayı soruşturma izni verilmesi için, bu kişilerin
kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamak veya Fona ya da
üçüncü kişilere zarar vermek kastıyla hareket ederek bu işlemler
sonucunda kendilerine veya üçüncü kişilere çıkar sağlamış olmaları
hususunda açık ve yeterli emarelerin olması gerekir. Soruşturma izni
verilmesi hâlinde bu durum ilgililere tebliğ olunur. Soruşturmaya
izin verilmesine ya da verilmemesine dair kararlar aleyhine, tebliğ
tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Danıştay nezdinde itiraz
yoluna başvurulabilir. İzin verilmiş olsa dahi, itiraz süresi geçene
kadar veya Danıştaya yapılan itiraz sonucunda hüküm tesis olunana
kadar soruşturma başlatılamaz.
Fon Kurulu üyeleri ile Fon
personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle
bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı
başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili üye veya personelin
talebi hâlinde, bunlarla vekâlet akdi yapmak suretiyle
görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu
davalara ilişkin dava giderleri ve Türkiye Barolar Birliğince
açıklanan asgarî ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin on
beş katını aşmamak üzere avukatlık ücreti, Fon bütçesinden
karşılanır.
Fon Kurulu üyeleri ile Fon personeli
aleyhine, Fon Kurulunun veya Fonun bu Kanunda yazılı görevlere
ilişkin karar, eylem ve işlemleri sebebiyle, gerek görevlerinin
ifası sırasında gerek görevden ayrılmalarından sonra, açılmış veya
açılacak her türlü tazminat ve alacak davası, Fon aleyhine açılmış
sayılır ve bu davalarda husumet Fona yöneltilir. Avukatlık ücreti ve
dava masraflarına ilişkin yukarıdaki fıkra hükmü işbu hukuk davaları
için de aynen geçerlidir. Yargılama sonucunda Fon aleyhine karar
verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Fonun ödeme yapması
hâlinde, Fon bu meblağı, ilgililerinden talep eder. Fonun, yaptığı
ödemeleri ilgililerinden talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında
kusurlu olduklarına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun
64 ve 65 inci maddeleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389
sayılı Bankalar Kanununun 14 üncü maddesi ve bu Kanunun 71 inci
maddesi uyarınca işlem yapılan bankalarla ilgili olarak Bakan, Kurul
veya Fon Kurulu tarafından atanan yönetim kurulu ve denetleme kurulu
üyeleri aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılmış bulunan
davalar da atamayı yapan ilgili mercii olan Kurum veya Fon aleyhine
açılmış sayılır ve bu davalarda da husumet ilgili kuruma yöneltilir.
Yargılama sonucunda ilgili kurum aleyhine karar verilmesi ve
kararın kesinleşmesi nedeniyle, ödeme yapılması hâlinde, ilgili
kurum bu meblağı, ilgililerinden talep eder. İlgili kurumun, yaptığı
ödemeleri ilgililerinden talep edebilmesi için, bu kişiler hakkında
kusurlu olduklarına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi gerekir.
Fon tarafından bu Kanunun 134 üncü
maddesi hükümlerine ve/veya bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389
sayılı Bankalar Kanununun 15 inci maddesinin (7) numaralı fıkrasının
(a) bendine istinaden atanan yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile
müdürler kurulu üyeleri ve tasfiye memurları ve/veya yönetim ve
denetimi veya hisseleri Fona intikal eden bankaların iştiraklerinde
bu bankaları temsilen görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri,
müdürler kurulu üyeleri ve/veya hisseleri Fona devredilen
iştiraklerde Fonu temsilen görev yapan yönetim, denetim kurulu
üyeleri, müdürler kurulu üyeleri, iflas ve tasfiye memurları
aleyhine görevlerinin ifası sebebiyle açılan ve açılacak her türlü
tazminat ve alacak davaları ile şahsi sorumluluk davaları Fon
aleyhine açılır. Fonun ödeyeceği tazminatı ilgililere rücu
işlemlerinde bu maddenin dördüncü fıkrasındaki usûl ve esaslar
uygulanır. Bu şekilde atanan ve/veya görev yapan yöneticilere,
atandıkları ve/veya görev yaptıkları şirketlerin doğmuş veya doğacak
kamu borçları ile Sosyal Sigortalar Kurumu borçlarının ve her türlü
işçi alacakları ile söz konusu şirketlerin tâbi olduğu ilgili diğer
mevzuattan kaynaklanan borçlarının ödenmemiş olması nedeniyle şahsi
sorumluluk yüklenemez.
Fon Kurulu başkan ve üyeleri ile Fon
tarafından atanan ve/veya görev yapan yukarıdaki fıkrada sayılan
yöneticilerin, şirketlerin sermayesini kaybetmesinden ve/veya borca
batık olmasından dolayı mahkemeye bildirimde bulunma yükümlülükleri
yoktur. Bildirimde bulunmamaktan dolayı bu şahıslar hakkında 2004
sayılı İcra ve İflas Kanununun 179, 277 ve devamı maddeleri ile
345/a maddeleri hükümleri uygulanmaz; 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanununun 341 inci maddesi uyarınca şahsi sorumluluk davası
açılamaz.
Yönetim ve denetimi Fon tarafından
devir alınmamış şirketlere Fon tarafından atanan yönetim ve denetim
kurulu üyeleri ile müdürler, ortaklar genel kurulunca görevden
alınamayacağı gibi, ibra edilmeyerek haklarında görev yaptıkları
dönem veya dönemler dışında şahsi sorumluluk davası açılamaz.
Fon Kurulu kararlarına karşı yargı
yolu
MADDE 128.- Beşyüzbin Yeni Türk
Lirasını aşan miktarlara ilişkin Fon Kurulu kararlarına karşı
açılacak davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür. Fon
Kurulu kararlarına karşı yapılan başvurular acele işlerden sayılır.
Fon Kurulu kararlarına karşı açılacak
idarî davalarda yürütmenin durdurulması talepleri için ayrıca
duruşma yapılır. Bu halde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 17 nci maddesinin (5) numaralı fıkrasındaki otuz günlük
süre uygulanmaz. Yürütmenin durdurulması talepleri, Fonun savunması
alınmadan karara bağlanamaz. İlgili taraflar yürütmenin
durdurulması talebinin kendisine tebliğ tarihinden itibaren yedi gün
içinde savunmasını vermek zorundadır. Aksi halde savunma
beklenmeksizin karar verilir.
Fonun bütçesi
MADDE 129.- Fon gelirlerinin,
giderlerini karşılaması esastır. Fonun bütçesi 5018 sayılı Kamu Malî
Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirlenen usûl ve esaslara göre
hazırlanır ve kabul edilir.
Fonun bütçe yılı takvim yılıdır.
Fon, bu Kanun ile 5018 sayılı Kamu
Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen usûl ve esaslar
çerçevesinde kendisine tahsis edilen kaynaklarını görev ve
yetkilerinin gerektirdiği ölçüde, serbestçe kullanır.
Fon mevcudunun kullanılış usûl ve
esasları ile bu Kanunla Fona verilen yetkilerin kullanılmasına
ilişkin diğer usûl ve esaslar Fon tarafından hazırlanacak
yönetmelikte gösterilir. Fon giderleri Fon kaynaklarından
karşılanır.
Fonun giderleri Fon Kurulu kararıyla
yürürlüğe giren, stratejik plânları ve performans hedefleri ile
kurumsal, işlevsel ve ekonomik sınıflandırma sistemine göre
hazırlanan yıllık bütçeye göre yapılır. Bütçe, eylül ayı sonuna
kadar doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisine, birer örneği de
ilişkili Bakana, Hazine Müsteşarlığına ve Maliye Bakanlığına
gönderilir.
Fonun gelirleri
MADDE 130.- Fonun gelirleri;
a) Mevduat ve katılım fonu sigortası
primlerinden,
b) 62 nci maddeye göre zamanaşımına
uğrayan mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan,
c) Kuruluş izni verilen bankaların
kurucularının, faaliyete geçiş tarihinden itibaren bir yıl
içerisinde, bu Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen asgarî sermayenin
yüzde onu tutarında Fona yatıracakları sisteme giriş payından,
d) 18 inci madde hükümleri
çerçevesinde, Fona yatırılacak tutarlardan,
e) Bu Kanun hükümlerine aykırılık
dolayısıyla hükmolunacak adlî para cezalarının yüzde ellisi ile
verilecek idarî para cezalarının yüzde doksanından,
f) Fon mevcudunun gelirleri ile sair
gelirlerden,
g) 20 nci madde uyarınca Fona gelir
kaydedilecek değerlerden,
Oluşur.
Fonun borçlanma ve avans yetkisi
MADDE 131.- Fon, Hazine
Müsteşarlığından izin almak kaydıyla borçlanabileceği gibi ihtiyaç
hasıl olduğunda Fona ikrazen verilmek üzere Hazine Müşteşarlığınca
özel tertip Devlet iç borçlanma senedi ihraç edilebilir. Özel tertip
Devlet iç borçlanma senetlerinin faiz oranları ve geri ödeme
şartları da dahil olmak üzere tâbi olacağı usûl ve esaslar Hazine
Müsteşarlığı ile Fon tarafından müştereken belirlenir. Malî yıl
bütçe kanunlarında yer alan borçlanma ile ilgili hükümler ile 4749
sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında
Kanunun 5 ve 6 ncı maddeleri hükümleri bu senetler için de
geçerlidir.
Fon, Kurum görüşü alınmak suretiyle
Fon Kurulu kararı ile bankalardan ileride doğacak prim
yükümlülüklerine mahsuben bir önceki yılda ödedikleri sigorta primi
toplamına kadar avans alabilir. Avans kullanımına ilişkin kararlarda
uygulanacak faiz oranının belirtilmesi zorunludur.
Olağanüstü hallerde, Fon kaynaklarının
ihtiyacı karşılamaması durumunda Fonun talebi üzerine Merkez
Bankasınca Fona avans verilebilir. Alınan avansın vadesi, tutarı,
geri ödeme şekil ve şartları ile uygulanacak faiz oranı ve diğer
hususlar Fonun görüşü alınarak Merkez Bankasınca belirlenir.
ALTINCI BÖLÜM
Takip ve Tahsil Usûlleri
Fon alacaklarının takip ve tahsiline
ilişkin yetki ve usûller
MADDE 132.- Fonun, bu Kanunun 130 uncu
maddesinde sayılan gelirleri ile 108 inci ve 135 inci maddesindeki
alacaklarının takip ve tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Fon, bu Kanunun 108 inci maddesinde
sayılan alacakların takibine, banka kaynağının kullanıldığı tarihten
itibaren banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü
faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak
tutarı üzerinden, 130 uncu maddesinde sayılan alacakların takibine
tahakkuk eden anapara üzerinden, 135 inci maddesinde belirtilen
alacakların takibine ödemeye esas olmak üzere tespit edilen tutar
üzerinden başlar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun kapsamındaki alacaklara uygulanan oranda gecikme
zammı uygular.
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulamasında anılan Kanunun Maliye
Bakanlığı tahsil dairesi ve diğer makam, merci ve komisyonlara
verdiği yetkileri kullanır.
Borçlu veya borçlunun malları başka
mahallerde bulunduğu takdirde, Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerini, kendi tahsil dairesi
aracılığı ile uygulayabileceği gibi, tahsil dairesi bulunmayan
mahallerde, o mahaldeki Maliye Bakanlığı tahsil dairesi
aracılığıyla da uygulayabilir.
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca takip ettiği alacaklarına
ilişkin her türlü teminatın paraya çevrilmesinde de anılan Kanun
hükümlerini uygulayabilir.
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapacağı satışlarda; satış
bedelinin vadeli tahsiline karar verebilir. Ancak, bu durumun ve
vadeli satış şartlarının, satış ilânında ve satış şartnamesinde
belirtilmesi zorunludur.
Fon, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre satışa arz ettiği mal,
hak ve alacaklarla ilgili ihaleye katılmaya, pey sürmeye ve
alacağına mahsuben ihaleden mal, hak ve alacakları satın almaya
yetkilidir.
Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca
bir bankanın alacaklarının devralınması hâlinde bu alacaklar, devir
tarihi itibarıyla Fon alacağı haline gelir ve bu alacaklarla ilgili
olarak borçlu aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine
göre başlatılmış bulunan takipler ile alacağın tahsiline yönelik
davalara kaldığı yerden devam edilir.
Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca
devralınan alacaklar nedeniyle Fona borçlu olanların iflası hâlinde
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 221 inci maddesindeki iflas
bürosu Fon temsilcisinin katılımıyla teşekkül eder. 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanununun 223 üncü maddesindeki iflas idaresinin, Fonun
talep etmesi hâlinde üyelerinden en az biri, Fonun göstereceği iki
kat aday arasından icra tetkik mercii tarafından seçilir. Fon,
alacağının tahsili bakımından gerekli görürse iflas idaresinin en az
iki üyesinin önereceği iki katı aday arasından seçilmesini talep
etmeye yetkilidir. Bu durumda, icra tetkik mercii iflas idaresinin
asgarî iki üyesini Fonun önereceği adaylar arasından seçer. Fon bir
üye seçtirmişse icra tetkik mercii diğer bir üyeyi alacak tutarı
itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği iki aday arasından, bir
üyeyi de alacaklı sayısı itibarıyla çoğunlukta olanların göstereceği
adaylar arasından seçer. Fon iki üye seçtirmişse, diğer bir üye icra
tetkik mercii tarafından alacaklı sayısı itibarıyla çoğunlukta
olanların göstereceği iki aday arasından seçilir.
Fon, takip ettiği alacaklar ile ilgili
olarak iskonto da dâhil olmak üzere, her türlü tasarrufta bulunmaya,
sulh olmaya, satmaya, geri almaya, alacağına mahsuben menkul ve
gayrimenkul mallar ile her türlü hak ve alacakları belirleyeceği
koşullar ile devralmaya ve alacağın yeniden itfa plânına bağlanması
da dâhil olmak üzere borçlularla anlaşma yapmaya ve borçlularla
yaptığı anlaşmalar kapsamında Fon Kurulunca belirlenecek usûl ve
esaslar dâhilinde muhafaza tedbiri uygulayıp uygulamamaya, dava açıp
açmamaya veya açılmış bulunan hukuk davalarının yapılan anlaşma
süresince durdurulmasını mahkemeden istemeye yetkilidir.
Fon, her türlü alacağın teminatını
teşkil etmek üzere, Yeni Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi
üzerinden, ticari işletme rehni, taşınmaz rehni ve taşınır rehni
dâhil olmak üzere her türlü aynî ve şahsi teminat almaya ehil ve
yetkilidir.
Fon tarafından, bu Kanunun 71 inci
maddesi uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya yönetim ve denetimi
Fona intikal eden bankalarla ilgili olarak, takibi şikayete bağlı
suçlar dahil olmak üzere, bu Kanun hükümleri uyarınca yapılan
başvurular üzerine açılmış veya açılacak her türlü ceza davalarında
Fon, suçtan zarar gören olarak müdahil sıfatını kazanır. Bu davalara
bağlı şahsî haklar dahi Fona ait olur.
Fona borçlu gerçek kişi ile tüzel
kişilerin kanunî temsilcileri hakkında 5682 sayılı Pasaport
Kanununun 22 nci maddesi hükümleri Fonun talebi üzerine uygulanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin
usûl ve esaslar Fon tarafından yönetmelik ile düzenlenir.
Sorumluluk davalarına ilişkin istisnai
yetkiler
MADDE 133.- Faaliyet izni kaldırılan
bankaların tasfiyelerinin tamamlanması ancak iflas veya tasfiye masa
alacaklarının tahsil edilememiş olması hâlinde, bankanın
sorumlulukları tespit edilen ortakları, yönetim kurulu eski üyeleri
ve denetçileri aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri
nedeniyle verdikleri zararın tazmini için tasfiyenin tamamlanmasını
müteakip beş yıl içinde Fon tarafından dava açılabilir.
Fon bankalarının hisselerinin üçüncü
kişilere devir veya intikali hâlinde banka tarafından, bankanın eski
ortakları, yöneticileri ve denetçileri hakkında açılmış olan dava ve
takiplere Fon tarafından kanunî halef sıfatıyla kaldığı yerden devam
olunur. Bu dava ve takipler sonucunda hükmolunacak tutarlar Fona ait
olur. Bu bankaların başka bir bankaya devredilmesi ya da başka bir
banka ile birleşmesi, hisselerinin üçüncü kişilere devredilmesi ya
da tasfiyelerine karar verilmesi hâlinde, bu işlemlerin
tamamlanmasını takip eden beş yıl içinde bankanın sorumlulukları
tespit edilen yönetim kurulu eski üyeleri ve eski denetçileri
aleyhine varsa ibralarının iptali ve işlemleri nedeniyle verdikleri
zararın Fon adına tazmini istemi ile Fon tarafından dava açılabilir.
Dava açılmasına dair Fon Kurulu kararı dava şartı olarak aranan
genel kurul kararı yerine geçer.
Bu madde kapsamında açılan veya
açılacak davalar ile kanunî halef sıfatıyla takip edilen davalarda,
lehine hükmedilen tarafa vekâlet ücreti maktu olarak belirlenir.
Fonun alacaklarının tahsiline ilişkin
diğer yetkiler
MADDE 134.- Fon, alacağının tahsili
bakımından yarar görmesi hâlinde ve Fona borçlu olup olmadıklarına
bakılmaksızın, Fon bankalarının;
a) Yönetim ve denetimine sahip olduğu
iştiraklerinin,
b) Hâkim ortağı olan tüzel kişilerin,
c) Gerçek ve tüzel kişi hâkim
ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerin,
d) Yukarıda sayılan kişiler adına
hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak
edinen şirketlerin ortaklarının,
Bu maddede belirtilen şirketlerde
sahip oldukları hisselerinin tamamına ve/veya bir kısmına ilişkin
temettü hariç ortaklık hakları ile bu şirketlerin yönetim ve
denetimini devralmaya ve şirket ana sözleşmesinde belirlenen
yönetim, müdürler ve denetim kurulu üyelerinin sayılarıyla bağlı
kalmaksızın ve imtiyazlı hisselere dayanılarak atanıp
atanmadıklarına bakılmaksızın görevden almak ve/veya üye sayısını
artırmak ve/veya eksiltmek suretiyle bu kurullara üye atamaya
yetkilidir.
Doğrudan ya da dolaylı olarak Fonun
yönetim ve denetimini devraldığı bankaların veya şirketlerin ve/veya
bu madde uyarınca yönetimini ve denetimini devir aldığı şirketlerin
ve Fon iştiraklerinin ortak sayısının, 6762 sayılı Türk Ticaret
Kanunu ve özel kanunlarda belirtilen zorunlu ortak sayısının altına
düşmesi hâlinde tüzel kişiliklerine halel gelmez.
Fonun yönetim ve denetimine sahip
olduğu şirketlerin ve/veya bu fıkra uyarınca yönetimini ve
denetimini devir aldığı şirketlerin, Fon tarafından atanan yönetim
ve denetim kurulu üyeleri ve müdürleri ile Fonun atadığı bu
yöneticiler tarafından şirketi temsil ve ilzam ile yetkili kılınan
genel müdür, genel müdür yardımcısı ve müdür gibi şirket çalışanları
veya Fon, bu fıkrada sayılan gerçek veya tüzel kişilere ait şirket
hisselerinin ve/veya bu şirketlerdeki lisans, ruhsat, 13.4.1994
tarihli ve 3984 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükmü kapsamında
geçici frekans ve kanal kullanımı ve imtiyaz sözleşmelerinden doğan
hakları dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıklarının ve/veya bu
hisselerle orantılı aktiflerinin satışını gerçekleştirmeye ve bu
satışlardan elde edilen tutarları Fon alacaklarına mahsup etmeye
veya şirketlerin kamu borçları ve/veya Sosyal Sigortalar Kurumuna
borçları ile sair borçlarını ödemede kullanmaya ve bu işlemler ile
ilgili kararlar almaya 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 324 üncü
maddesi ile bağlı kalmaksızın yetkilidirler.
Bu şirket ve iştiraklerin yüzde
kırkdokuzundan fazlası ile bunlara ait her türlü mal, hak ve
varlıklar, gayrimenkullerle ilgili özel kanunlarındaki kısıtlamalar
saklı kalmak kaydıyla yabancı gerçek ve tüzel kişilere
satılabilir.
Fon alacaklarının tahsilini teminen,
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri
uyarınca haczedilen aktif değerler ile lisans, ruhsat ve imtiyaz
sözleşmelerinden doğan haklar ve bu varlıkların feri veya mütemmim
cüzü niteliğindeki sözleşmelerden doğan, ancak başlı başına iktisadî
değeri olmayanlar da dahil olmak üzere diğer tüm hak ve varlıkları
bir araya getirerek, ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturarak
alıcısına geçişini sağlayacak şekilde satışına, hacizli malların
birden fazla borçluya ait olması ve/veya birden fazla alacaklının
haczi olması hâlinde de satışı yaptırmaya, ihale bedelinin ödenme
şeklini, para birimini, alıcıların sahip olması gereken şartları,
ödeme tarihini ve ihalenin sair usûl ve esasları ile satış
şartlarını 6183 sayılı Kanun hükümlerine bağlı olmaksızın
belirlemeye, satışa konu ticarî ve iktisadî bütünlüğü alacağına
mahsuben satın almaya, satışa konu varlıkların ait olduğu
şirketlerin teknik bilgi, yazılım, donanım, ekipman, mal ve hizmet
alımından doğan geçmiş dönem borçlarını ihale bedelinden ödemeye
veya ihale alıcısına ödetmeye Fon Kurulu yetkilidir. Fon Kurulu,
satış kararıyla birlikte, bu satışı gerçekleştirmek üzere en az üç
kişiden oluşan bir satış komisyonu oluşturur ve başkanını belirler.
Satış komisyonu, toplam üye sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve
toplam üye sayısının salt çoğunluğu ile karar alır. Ticarî ve
iktisadî bütünlüğün muhammen bedeli, satış komisyonu tarafından,
uzman gerçek veya tüzel kişilerin kıymet takdiri raporu dikkate
alınarak, daha önce bütünlüğü oluşturan varlıkların ayrı ayrı kıymet
takdirlerinin yapılmış olması ile bağlı olmaksızın düzenlenecek
rapor çerçevesinde Fon Kurulu tarafından belirlenir. Ticarî ve
iktisadî bütünlük oluşturan mahcuzlar üzerinde birden fazla kişinin
aynî veya şahsî hakkının bulunması veya bunların mülkiyetinin birden
fazla kişiye ait olması durumunda, bu mal, hak ve/veya varlıkların
değeri ayrı ayrı tespit edilir. Bu madde hükümleri uyarınca
yapılacak satış sürecinde, satış ilânının Resmî Gazetede
yayımlanması ilgililere yapılacak tebliğ hükmündedir. Ticarî ve
iktisadî bütünlük oluşturduğuna karar verilen mahcuzların satışı,
kapalı zarf veya açık artırma usûllerinden biri veya ikisi birlikte
uygulanmak suretiyle yapılır. Bundan sonra, Fon Kurulunun gerekli
görmesi hâlinde, ihalelere pazarlık usûlü ile devam edilebilir. Bu
usûllerden hangisinin uygulanacağına, ticarî ve iktisadî bütünlük
oluşturan mal, hak ve varlıkların nitelikleri dikkate alınarak Fon
Kurulu tarafından karar verilir. İhale bedelinin dağıtımına esas
sıra cetveli satış komisyonu tarafından düzenlenir. İhalenin
sonuçlanması, Fon Kurulunun onayına bağlıdır. Bu hüküm uyarınca
yapılan satışlarla ilgili ihalenin feshi davaları, Fonun merkezinin
bulunduğu yer idare mahkemelerinde görülür. Ticarî ve iktisadî
bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl
içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan mahcuzların, Fonun
izni olmaksızın imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler
tarafından muhafaza altına alınması ve satışı talep edilemez,
mahcuzların malîklerinin iflasına karar verilemez, ilgili
takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.
Yukarıdaki hüküm çerçevesinde
telekomünikasyon, enerji, ulaşım, radyo, yazılı ve görsel medya ve
diğer sektörlerdeki, yönetim ve denetimi veya hisseleri Fon
tarafından devir alınan şirketlere tanınmış imtiyaz sözleşmesi,
lisans, ruhsat, işletme izni, ön izin, yayın izni, 3984 sayılı
Kanunun geçici 6 ncı maddesi hükmü kapsamında geçici frekans ve
kanal kullanımı ve benzeri izinlerin yeni alıcıları adına devri ve
tescili işlemleri, Fonun bildirimi üzerine ilgili kurum, kuruluş ve
üst kurullarca, gerekli bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip
başkaca bir işleme gerek kalmaksızın en fazla bir ay içinde
tamamlanır.
Bu hüküm uyarınca yapılacak satışlara
ilişkin diğer esas ve usûller Fon tarafından çıkarılacak
yönetmelikle tespit edilir.
Bu maddede yer alan hükümler
çerçevesinde varlıkları ticarî ve iktisadî bütünlük kapsamında
satılan şirketlerin kamu kurum, kuruluşları ve üst kurullara olan ve
satış tarihine kadar tahakkuk etmiş borçları satış bedelinden
garameten tahsil edilir. Garame ile dağıtım sonrasında bakiye borç
kalması, lisans, ruhsat, imtiyaz sözleşmesi, geçici frekans ve kanal
kullanımı ve benzeri hakların devri ve yeni alıcısı tarafından
işletilmesi için gereken ve kamu kurum ve kuruluşları ve üst
kurullarca yapılması gereken devrin tescil ve nakli işlemine engel
teşkil etmez.
Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya
Fona devredilen bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye
işlemi başlatılan bankaların, bu maddenin birinci fıkrasında
belirtilen gerçek ve tüzel kişiler ile gerçek kişilerin kan ve kayın
hısımlarının edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere
edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacakların banka kaynağı
kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul edilir.
Bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her
türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu madde hükümlerini uygulamaya
Fon yetkilidir. Bu suretle edinildiği ve/veya edindirildiği kabul
edilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar üzerinde ilk kredinin
ve/veya banka kaynağının kullanıldığı tarihten sonra üçüncü kişilere
yapılan satış, devir ve temlik, sınırlı aynî hak tesisi gibi
işlemler ile üçüncü kişiler lehine tesis edilen aynî ve şahsi her
türlü hak Fona karşı hüküm ifade etmez. Bu hukuki işlemlere taraf
olan, küllî ve cüz'i halefleri dâhil tüm şahısların, yukarıda
belirtilen işlemlerin gerçekleşmesinden sonra edindikleri ve/veya
edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında da bu
madde hükümleri uygulanır.
Yukarıda belirtilen işlemlere taraf
olan üçüncü kişiler bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya
yönetim ve denetiminin Fona devrinden sonraki işlemler nedeniyle, bu
maddenin birinci fıkrasında sayılan kişiler ise bankanın faaliyet
izninin kaldırılması veya yönetim ve denetiminin Fona devrinden
önceki ve/veya sonraki işlemler nedeniyle iyiniyet iddiasında
bulunamazlar. Bankanın faaliyet izninin kaldırılması veya yönetim ve
denetiminin Fona devrinden önce satış, kira, devir ve temlik gibi
işlemler ile aynî ve şahsi hak tesisine ilişkin işlemlere taraf olan
üçüncü kişiler iyiniyetli olduklarını kanıtlamak zorundadırlar.
Bu maddenin birinci fıkrasında sayılan
gerçek ve tüzel kişilerin yönetim ve/veya denetimindeki şirketlerde
ve/veya işletmelerinde iş akdine bağlı ve/veya bağlı olmaksızın
geçici veya sürekli olarak istihdam edilen şahısların kurucusu,
ortağı, yöneticisi veya denetçisi olduğu şirketlerin; bir iş akdine
bağlı olmaksızın, yukarıda sayılan şahısların vekâleten ve/veya
ticarî mümessil ve/veya ticarî vekil sıfatıyla ve/veya vekâletsiz iş
görme hükümleri gibi herhangi bir hukukî ilişkiye dayanarak geçici
ve/veya sürekli olarak temsil eden şahıslar ile temsil ettikleri
gerçek ve/veya tüzel kişilerin; bu fıkrada belirtilen şahıslar
dışındaki ve/veya bunlar tarafından kurulan şirketlere bankacılık
mevzuatına ve/veya teamüllerine uyulmadan ve/veya teminatsız ve/veya
yetersiz teminat ile kredi kullandırılan ve/veya genellikle faaliyet
yeri olarak aynı adresi kullanan ve/veya yapılan sözleşmelere cayma
hakkı ve/veya borcun nakli gibi hükümler koymak suretiyle
kullandıkları kredileri ve/veya banka kaynaklarını bankanın yönetim
ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak tek başına ve/veya
birlikte elinde bulunduran gerçek ve tüzel kişilere ve/veya bunların
ve/veya bankanın iştiraklerine ve/veya doğrudan veyahut dolaylı bağı
bulunan şahıs ve şirketlere yukarıdaki fıkralarda sayılan gerçek
veya tüzel kişilere aktarılmasını sağlayan gerçek veya tüzel
kişilerin kullanmış oldukları krediler ve/veya banka kaynakları
bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ve/veya dolaylı olarak, tek
başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklar tarafından
kullanılmış banka kaynağı sayılır ve bu şahıslar ile edindikleri
ve/veya üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, alacak
ve haklar hakkında bu madde hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun 71 inci maddesinin birinci
fıkrasının (e) bendi hükmü uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya
Fona devredilen bankanın hâkim ortakları, yönetim kurulu üyeleri,
denetim kurulu üyeleri, genel müdür, genel müdür yardımcıları ve
bunların eş ve çocukları ile evlatlıklarının, bunların diğer kan ve
kayın hısımlarının ve imzaya yetkili banka mensuplarının kendi
aralarında veya üçüncü kişilerle yaptıkları taşınır ve taşınmaz
rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her
türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeler mahsus siciline
veya defterine kayıt ya da şerh edilmiş olsun veya olmasın her türlü
şahsi haklar ve/veya zilyetliğin devrine dair sözleşmeler dâhil her
türlü tasarrufları ile kara, hava ve deniz taşıtları gibi taşınır ve
yalı, villa, ada, site, tüm eklentileri ile çiftlik gibi
taşınmazlarla ilgili adi ve hasılat kira sözleşmeleri, taşınır veya
taşınmaz mal, finansal kiralama sözleşmeleri, uydu ve kablolu yayın
kanalı kullanma hakkı, televizyon kanalı ile gazetelerin yayım
hakkı, marka ve lisansı devir ve kullanma hakkı veren sözleşmeleri,
idare ve hizmet vekâleti ile Avrupa Birliği standartları üzerinde
prim ödemek suretiyle yapılan hayat, bireysel emeklilik, ihtiyarlık
ve sağlık sigorta sözleşmeleri ve limitli veya limitsiz kredi kartı
ile ATM kartı sözleşmeleri ile münferit veya karşılıklı verilen
banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller ile her türlü
hisse devir sözleşmeleri Fon Kurulunun kararıyla geçersiz sayılır.
Bu sözleşmelerin geçersizliğinden dolayı karşı tarafça açılacak
tazminat davalarında sözleşmede muvazaa bulunmadığını ve sözleşmeyle
ödenen bedelin muvazaalı olmayan rayiç bedel olduğunu ispat yükü
davacıya aittir.
Borçlunun, haline münasip konut
kiralamasına ilişkin sözleşme yukarıdaki fıkra kapsamı dışındadır.
Fon, bu maddede sayılan alacaklara
ilişkin para, mal, her türlü hak ve alacaklara ihtiyatî haciz
koymaya, muhafaza altına almaya ve Fon tarafından belirlenecek kurum
ve kuruluşlarca hazırlanacak raporları dikkate alarak tespit edeceği
değeri üzerinden, alacağına mahsuben devralmaya yetkilidir.
Bu alacaklara zararın ve/veya alacağın
doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin yapıldığı tarihten itibaren
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci
maddesinde belirtilen oranda gecikme faizi uygulanabilir.
Fon tarafından bu madde hükümlerine
istinaden tesis edilen işlemlere karşı idarî yargı mercilerinde
açılan davalarda mahkemelerce yürütmenin durdurulması kararı
verilebilmesi için teminat şartı aranmaz.
Fon tarafından bu madde hükümlerine
istinaden yapılacak işlemlerde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu
hükümleri uygulanmaz. Bu işlemler her türlü vergi, resim ve harçtan
istisna tutulur. Bu madde ile Fona tanınan yetkiler Fon tarafından
başkaca bir işleme gerek olmaksızın Fon Kurulunun karar alması ile
tekemmül eder. Yapılan işlemlerden tescile tâbi olanlar Fonun talebi
üzerine tescil ve gerektiğinde ilân olunur.
Sigortaya tâbi mevduat ve katılım fonu
tutarının eksik beyanı hâlinde uygulanacak takip ve tahsil usûlleri
MADDE 135.- 1211 sayılı Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile bu Kanun uyarınca banka
tarafından yetkili mercilere beyan edilen sigortaya tâbi mevduat ve
katılım fonu tutarı ile Fon tarafından tespit edilen mevduat ve
katılım fonu tutarı arasında bir fark bulunması hâlinde, bu fark
nispetinde bankanın yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve
üyeleri ile genel müdür, genel müdür yardımcıları, imzaları bankayı
ilzam eden memurları ve şube müdürleri ile yönetim ve denetimini
doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde
bulunduran ortaklarının, kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait
bankalar ve banka dışı malî kurumlar ile diğer gerçek ve tüzel
kişiler nezdindeki, kiralık kasa mevcutları da dahil olmak üzere,
hak ve alacakları, döviz tevdiat hesapları ve limitli ve limitsiz
kredi kartı ve ATM kartları hesapları dahil tüm banka hesaplarının
dondurulmasına, kara, hava ve deniz taşıtları dâhil her türlü
taşınır ve taşınmaz, kıymetli evrak ve yurt içi veya yurt dışı
hazine bonosu, devlet tahvili, hisse senedi, yatırım fonları katılım
belgeleri gibi diğer menkul değerlerle, bağımsız ticari işletme,
fabrika ve tesisler, bu tesislerin işletilmesine yönelik marka ve
lisans hakları, kamu imtiyaz sözleşmelerinden doğan televizyon
kanalı, elektrik santralı gibi bir tesisin kurulması ve işletilmesi
yetkilerini veren lisans, ruhsat ve işletme hakları ile bu tesisleri
lisans hakkına dayanarak veya lisans hakkı bulunmadan kuran ve
işleten şirketlere ait hisse senetleri, hak ve alacakların
üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen veya kısmen kaldırılmasına,
belirtilen tüm mal, kıymetli evrak, nakit ve diğer değerlerin
zaptına ve/veya resmî sicillerdeki kayıtları üzerinde ihtiyatî
tedbir konulmasına, bunların bir tevdi mahalline yatırılmasına ve
hak ve alacakların üzerine diğer tedbirlerin konulmasına, bunlardan
elde edinilmiş her türlü taşınır ve taşınmaz, hak ve alacaklar ile
kıymetli evrak, nakit, bir tesisi işletme ve kurma hakkı veren marka
ve lisans hakları, bu tesisleri lisans, ruhsat ve işletme hakkı ile
veya bu hakları bulunmadan işleten, kuran ve hak sahibi niteliğini
haiz şirketlere ait hisse senetleri hakkında belirtilen tedbirlerin
alınmasına, Fonun talebi üzerine ilgili bankanın merkezinin
bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimi, yargılama sırasında ise mahkeme
tarafından karar verilir.
Yukarıda belirtilen farkın bu Kanunda
yer alan hükümler dahilinde takip ve tahsiline Fon tarafından karar
verilebilir. Bu hükümler, yukarıda sayılan kişiler adına hareket
eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen
kişiler hakkında da uygulanır.
Tedbire ilişkin talepler, hâkim veya
mahkeme tarafından evrak üzerinde yapılacak inceleme sonucunda
derhal ve nihayet yirmidört saat içinde sonuçlandırılır.
Gecikmesinde sakınca görülen hallerde Cumhuriyet başsavcılıkları da
hak ve alacakların dondurulmasına karar verebilir. Cumhuriyet
başsavcılıkları bu kararı en geç yirmidört saat içinde sulh ceza
hâkimine bildirir. Hâkim en geç yirmidört saat içinde bu kararı
onaylayıp onaylamamaya karar verir. Hâkim tarafından onaylanmayan
kararlar hükümsüz kalır.
Sulh ceza hâkimince verilen tedbirler,
tedbir kararını veren mahkemenin bulunduğu yerdeki nöbetçi icra
dairesi tarafından infaz olunur ve Fonun, bankanın bankacılık
işlemleri yapma ve mevduat ve katılım fonu kabul etme izninin
kaldırıldığı tedbir kararlarının verildiği tarihten itibaren bir yıl
içerisinde suç duyurusunda bulunmaması ve/veya 6183 sayılı Kanuna
göre alacağın tahsili yolunda takip başlatmaması ve/veya alacağın
tahsili yolunda hukuk mahkemelerinde dava açmaması hâlinde sona
erer. Bu süre içerisinde suç duyurusunda bulunulması ve/veya Fon
tarafından 6183 sayılı Kanuna göre alacağın tahsili yolunda takip
başlatılması ve/veya alacağın tahsili yolunda hukuk mahkemelerinde
dava açılması hâlinde tedbirler, Fon alacakları tamamen tahsil
edilinceye kadar devam eder. Mahkeme, bu Kanun hükümlerine göre Fon
tarafından ödenen ve/veya ödenecek miktarın, sorumlular tarafından
doğrudan Fona ödenmesine karar verir. Bu takdirde tedbirler,
hükmolunan meblağın sorumluların bu fıkra uyarınca tedbirlere konu
edilen, para, mal, hak ve alacakları ile diğer malvarlığından
tahsiline kadar devam eder.
Yukarıdaki fıkralarda yer alan
hükümlerin konusu olup, sorumluların boşanmış veya dul eşlerinin,
diğer kan hısımları ile kayın hısımları ve üçüncü kişilerin
mülkiyeti ve tasarrufuna geçirilmiş bulunan tüm mal, sınırlı aynî
veya şahsi hak ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri
uygulanır. Tüm bu mal, hak ve alacaklara ilişkin olarak açılmış veya
açılacak davalarda bu kişiler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 3
üncü maddesindeki iyiniyet karinesi ile 985 inci maddesindeki
mülkiyet karinesinden ve tüm resmî sicillere iyiniyetli güven
ilkesinden yararlanamaz. İyiniyetle edinmiş olduklarını
ispatladıkları takdirde, yaptıkları ödemelerin muvazaalı olmayan
rayiç değer olduğunu belgelendirmeleri şartıyla ödediklerinin asli
sorumluların malvarlığı ve diğer varlıklarından alınmasına mahkemece
karar verilir.
Bankacılık işlemleri yapma ve mevduat
ve katılım fonu kabul etme izni kaldırılan bir banka nezdinde
mevduat ve katılım fonu hesabı bulunmamasına rağmen sahte olarak
düzenlediği belgeler veya sahte olduğunu bildiği belgeleri ibraz
ederek veya ettirerek, kendisine veya bir başkasına ödeme
yapılmasını talep eden kişiler hakkında, zimmet veya dolandırıcılık
ile belgede sahtecilik, işlemlerin kayıtdışı bırakılması ve gerçeğe
aykırı muhasebeleştirme veya bilişim sistemini engelleme, bozma,
verileri yok etme veya değiştirme suçlarından dolayı gerçek içtima
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce gerçekleştirilen fiiller nedeniyle, bu madde hükümlerine göre
Fon tarafından ödeme yapılmasına veya yapılacak olmasına sebebiyet
veren kişiler ile bunların eş ve çocuklarına ait her türlü mal, hak
ve alacaklar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
Fon alacaklarının yasal teminatı
MADDE 136.- Fon alacaklarının
tahsilini teminen, Fon tarafından bu Kanun hükümleri çerçevesinde
açılan ve/veya takip edilen dava ve takiplerde verilen ihtiyatî
haciz veya tedbir kararları uyarınca üzerine ihtiyatî haciz veya
tedbir konulan para, her türlü mal, hak ve alacaklar, bu davalara
konu alacakların yasal teminatını oluşturur ve karar kesinleşinceye
veya takip sonuçlanıncaya kadar devam eder. Mahkemece karara
bağlanan alacaklar, tedbir konulan para, mal, her türlü hak ve
alacakların bedelinden, imtiyazlı alacak olarak öncelikle tahsil
olunur.
İspat külfeti
MADDE 137.- Fon tarafından bu Kanunun
108 ve 110 uncu maddeleri hükümleri uyarınca açılmış ve açılacak
davalarda ispat külfeti davalılara aittir.
Fon alacaklarının takip ve tahsiline
ilişkin istisnalar
MADDE 138.- Fonun taraf olduğu her
türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen Fon aleyhine
neticelenmesi hâlinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda yazılı
tazminat ve cezalar Fon hakkında uygulanmaz.
Bu Kanunun 107 nci maddesi uyarınca
bir bankanın, borçlarının, taahhütlerinin yüklenilmesi veya
alacaklarının devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt ve alacaklarla
ilgili olarak açılmış veya açılacak dava ve icra takiplerinde
kanunlarda yazılı zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dâhil her türlü
süre, alacağın devralındığı veya borcun, taahhüdün yüklenildiği
tarihten itibaren Fon bakımından dokuz ay süre ile durur.
Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin
olarak Fonun yapılan ihalelere iştirak etmesi hâlinde teminat şartı
aranmaz.
Fonun alacaklı olduğu ve 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan takiplerde borçlular
tarafından yapılan itirazlar satış dışında takip işlemlerini
durdurmaz.
Fonun alacaklı olduğu dosyalarda
yaptırılan kıymet takdirleri ile satış ilânlarının borçlular
dışındaki ilgililere tebliği, ilânda belirtilen süreler geçerli
olmak kaydıyla, varsa bilinen son adreslerine yapılacak tebligat
ile yoksa keyfiyetin ilanen tebliği suretiyle yapılır.
Fonun alacaklısı olduğu icra
dosyalarında Fona ödenmesi gereken satış bedelleri sıra cetvelinin
kesinleşmesi beklenmeksizin teminatsız olarak ödenir.
Fonun iştirakleri ile ilgili yetkileri
MADDE 139.- Fon, faaliyet izni
kaldırılan veya Fona devredilen bankaların kendisinin ekonomik
değeri olan iştirakleri ile bu Kanunun 134 üncü maddesi ve bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 15
inci maddesinin (7) numaralı fıkrası kapsamında yönetim ve
denetimini devraldığı şirketler ile ilgili olarak 6762 sayılı Türk
Ticaret Kanunu hükümleri uygulanmaksızın yapılacak sermaye
artırımları da dâhil olmak üzere, yeniden yapılandırma ve Fon
alacağının tahsiline yönelik olarak söz konusu şirketlerin mal, hak
ve alacaklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla Fon
Kurulunca belirlenecek usûl ve esaslar çerçevesinde malî kaynak
sağlamak da dâhil gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
Fon ve faaliyet izni kaldırılan
bankalara ilişkin malî istisnalar
MADDE 140.- Fon her türlü vergi, resim
ve harçtan muaftır.
Faaliyet izni kaldırılan veya
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye
idarelerinin Fon tarafından, borçlarının ve/veya taahhütlerinin
üstlenilmesi ve/veya alacaklarının devralınması hâlinde Fonun,
üstlendiği borçlar ve/veya taahhütler ile devraldığı alacaklarla
ilgili devir ve temlik sözleşmeleri, her türlü teminatın tesisi ve
kaldırılması, sözleşmelerin bozulması, dava ve icra takipleri ile bu
borçlar ve/veya alacaklar ve/veya taahhütlerle ilgili diğer her
türlü işlemler ve bu işlemlerle ilgili düzenlenen kâğıtlar, her
türlü vergi, resim, harç, fonlar ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle
Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve
Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci
maddesi hükmünden istisnadır.
Borçlu tarafından ödenmesi gereken
tahsil harcı dahil her türlü vergi, resim, harç ve masraflar bu
alacaktan mahsup edilemez. Bu işlemlerden kaynaklanan döner sermaye
ücreti ödenmez ve diğer kesintiler yapılmaz.
Fon alacağına karşılık bir malın Fon
veya Fon bankaları tarafından rızaen veya icraen satın alınması
hâlinde bu işlemlerle ilgili olarak tarafların ödemekle yükümlü
olduğu vergi, resim, harç ve döner sermaye ücreti gibi malî
yükümlülükler aranmaz.
Fonun, Fon bankalarının ve tasfiyeleri
Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin,
mahkeme ilâmını alması ve tebliğe çıkartması işlemlerinde karşı
tarafa yükletilmiş olan harcın ödenmesi ve her türlü ihtiyatî
tedbir, ihtiyatî haciz ve tehir-i icra taleplerinde teminat şartı
aranmaz.
Fon alacaklarına ilişkin davalarda
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun seri muhakeme usûlü
hükümleri uygulanır.
Fonun, Fon bankalarının ve tasfiyeleri
Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin,
yukarıda belirtilen işlemler nedeniyle kendi aralarındaki ve/veya
diğer gerçek ve tüzel kişilerle aralarındaki işlemler nedeniyle
düzenlenen sözleşmeler, belgeler ve sair kâğıtlar ile bunların
değiştirilmesi, yenilenmesi, uzatılması, devredilmesi ya da yeni bir
itfa plânına bağlanması, alacakların teminatlandırılması,
teminatların devir alınması, tarafların sulh ve/veya ibra olması
ve/veya her ne nam altında olursa olsun herhangi bir işleme tâbi
tutulması nedeniyle düzenlenen kâğıtlar ve/veya belgeler her türlü
vergi, resim ve harçlar ile özel kanunları ile hükmolunan malî
yükümlülüklerden istisnadır. Bu hüküm üçüncü kişiler yönünden, Fonun
ve/veya Fona intikal eden bir bankanın ve/veya tasfiyeleri Fon
eliyle yürütülen müflis bankaların iflas idarelerinin, tasfiyeye
tâbi tutulan bankaların tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsili
ile ilgili işlemlere taraf olmaları hâlinde uygulanır.
Fonun, bu Kanunun 131 inci maddesi
uyarınca gerçekleştireceği borçlanma ve avans işlemleri her türlü
vergi, resim ve harçtan istisnadır.
Fon bankaları, faaliyet izni
kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve
tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları her
türlü işlem, dava ve icra takipleri, bu dava ve takiplerin
borçlularınca kabul edilmek suretiyle kesinleştirilmesi, her türlü
vergi, resim, harç ve fonlar ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme
Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara
Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1 inci maddesi
hükmünden istisnadır.
Faaliyet izni kaldırılan bankaların,
Fon bankalarının sandıklarının Sosyal Sigortalar Kurumuna devri
hâlinde, aktüerlerce tespit edilen fiili ve teknik açıklar için,
faaliyet izni kaldırılan bankaya, Fona ve/veya Fon bankalarına rücu
edilemez.
Zamanaşımı
MADDE 141.- Bu Kanundan kaynaklanan
Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi
yıldır.
Görevli ve yetkili mahkeme
MADDE 142.- Fon, Fon bankaları ve
faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri
tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi
tarafından bakılır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi
bulunması hâlinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret
mahkemesinde görülür.
Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni
kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından muamele
merkezi veya ikametgâhı İstanbul ili sınırları içinde olan kişiler
aleyhine açılacak hukuk davaları ile borçlular hakkında açılacak
iflas davalarına İstanbul (1) ve (2) numaralı asliye ticaret
mahkemesi tarafından bakılır. İflas davası açılması hâlinde, bu
mahkeme, hakkında iflası istenen borçlunun muamele merkezinin
bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine borçlu aleyhine iflas
davası açıldığını bildirir.
Bu Kanun hükümleri ile Fona verilen
yetki ve görevler gereğince açılmış ve açılacak her türlü davalara
adlî tatilde de bakılır, bu davalarda bilirkişiler resmî kurum ve
kuruluşlarda görev yapanlar arasından seçilir, duruşmalara otuz
günden fazla ara verilmez.
Varlık yönetim şirketi
MADDE 143.- Bankalar ve Fon dâhil
diğer malî kurumların alacakları ile diğer varlıklarının satın
alınması, tahsili, yeniden yapılandırılması ve satılması amacıyla,
kuruluş ve faaliyet esasları Kurul tarafından belirlenen varlık
yönetim şirketleri de kurulabilir. Varlık yönetim şirketleri
alacaklarının tahsili ve alacakların ve/veya diğer varlıkların
yeniden yapılandırılması kapsamında alacak tahsili amacıyla edindiği
gayrimenkul veya sair mal, hak ve varlıkların işletilmesi,
kiralanması ve bunlara yatırım yapılması ve yine alacaklarını tahsil
etmek amacıyla borçlularına ilâve finansman sağlamak veya
sermayelerine iştirak etmek dâhil olmak üzere her türlü faaliyeti
gerçekleştirmeye yetkilidir.
Fon kurulacak varlık yönetim
şirketlerine sermaye sağlamak suretiyle kurucu ortak veya hissedar
olarak katılmaya yetkilidir.
Fonun en az yüzde yirmi hissedar
olduğu varlık yönetim şirketleri, Fondan devraldığı alacaklarla
ilgili olarak bu Kanunun 132 nci maddesinin sekizinci fıkrası ve 138
inci maddesinin beşinci fıkrasında Fona tanınan hak ve yetkileri
kullanır.
Varlık yönetim şirketleri bu
kapsamdaki işlemleri nedeniyle doğmuş veya doğması beklenen, ancak
miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak amacıyla
karşılık ayırmak zorundadırlar. Karşılık ayrılacak alacakların
nitelikleri ile karşılıklara ilişkin esas ve usûller Kurul
tarafından belirlenir. Varlık yönetim şirketlerinin bu fıkra
uyarınca ayırdıkları karşılıkların tamamı, ayrıldıkları yılda
kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
Bu Kanun kapsamında kurulan varlık
yönetim şirketleri ile 4743 sayılı Malî Sektöre Olan Borçların
Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanunun bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 3 üncü maddesinin
yedinci fıkrası uyarınca Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik
kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler
ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de
dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl
süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga
vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan,
her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı
Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri
vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak
kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39
uncu maddesi hükmünden istisnadır.
Varlık yönetim şirketi tarafından, bu
borçların, taahhütlerin yüklenilmesi veya alacakların, varlıkların
devralınması hâlinde, bu borç, taahhüt, alacak ve varlıklarla ilgili
olarak, takibi şikayete bağlı suçlar dahil olmak üzere açılmış veya
açılacak her türlü ceza davalarında, alacağın devralındığı veya
borcun, taahhüdün yüklenildiği tarihten itibaren, suçtan zarar gören
olarak, varlık yönetim şirketi kendiliğinden müdahil sıfatını
kazanır.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce
kurulmuş olan varlık yönetim şirketleri bu Kanun hükümlerine tâbi
olarak faaliyetlerini yürütürler.
ONÜÇÜNCÜ KISIM
Diğer Hükümler
Faiz oranları ile diğer menfaatler
MADDE 144.- Bakanlar Kurulu,
bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabulünde
uygulanacak azamî faiz oranlarını, katılma hesaplarında kâr ve
zarara katılma oranlarını, özel cari hesaplar dâhil bu maddede
belirtilen işlemlerde sağlanacak diğer menfaatlerin nitelikleri ile
azamî miktar ya da oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya
tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu
yetkilerini Merkez Bankasına devredebilir.
Parasal tutarlar
MADDE 145.- Para cezalarına ilişkin
hükümler hariç olmak üzere, bu Kanundaki parasal tutar ve
sınırlardan her biri, her yıl kısmen ya da tamamen, Devlet
İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan yıllık üretici fiyat
endeksindeki artış oranının gerektirdiği miktarı geçmemek üzere
Kurul kararıyla artırılabilir.
ONDÖRDÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar, Soruşturma ve Kovuşturma
Hükümleri
BİRİNCİ BÖLÜM
İdarî Para Cezaları
Kuruluşlara ilişkin idarî para
cezaları
MADDE 146.- Kurul kararıyla ve
gerekçesi belirtilmek suretiyle, bu Kanun kapsamındaki kuruluşlara,
bu Kanunun;
a) 13 üncü ve 14 üncü maddelerine
aykırı şekilde şube ve temsilcilik açılması hâlinde, onbeşbin Yeni
Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar,
b) 18 inci maddesinin ikinci ve
dördüncü fıkraları hükümlerine aykırılık hâlinde, beşbin Yeni Türk
Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
c) 25 inci maddesine aykırı şekilde
atama yapılması veya 26 ncı maddesinde belirtilen kişilerin
yasaklanan görevlerde çalıştırılması hâlinde, onbin Yeni Türk
Lirasından kırkbin Yeni Türk Lirasına kadar ve cezanın tebliğ
tarihinden itibaren on iş günü içinde aykırılığın giderilmemesi
hâlinde, bu sürenin bitiminden itibaren geçen her gün için verilmiş
olan cezanın yüzde onu tutarında,
d) 28 inci madde hükümlerine aykırılık
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına
kadar,
e) 33 veya 34 üncü maddelerine ya da
37 nci maddesinin birinci fıkrasına ya da 38, 39 veya 42 nci
maddelere aykırı davranılması hâlinde onbin Yeni Türk Lirasından
yirmibeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
f) 43 üncü maddede öngörülen
bildirimlerin yapılmaması hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından
onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
g) 50 nci maddesindeki kredi
yasaklarına uyulmaması hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere verilen kredinin yüzde beşi tutarına kadar,
h) 52 nci maddesine aykırı
davranılması hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk
Lirasına kadar,
i) 53 üncü maddesine göre ayrılması
gereken karşılıkların tesis edilmemesi hâlinde, beşbin Yeni Türk
Lirasından az olmamak üzere, ayrılması gereken karşılık tutarının
binde ikisine kadar; üç aydan az olmamak üzere Kurumca verilecek
süre içinde aykırılığın giderilmemesi hâlinde ise, tesis edilmeyen
karşılık tutarının yüzde üçü tutarında,
j) 54 üncü maddesindeki kredi
sınırlarına uyulmaması hâlinde, ellibin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere aykırılık oluşturan tutarın yüzde birine kadar,
k) 56 ncı maddesine aykırı şekilde
ortaklık payı edinilmesi hâlinde, yirmibin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere, aykırılık teşkil eden tutarın yüzde beşine kadar ve
cezanın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde aykırılığın
giderilmemesi durumunda ise bu sürenin bitiminden itibaren
aykırılığın giderildiği tarihe kadar geçen her gün için verilen
cezanın yüzde biri tutarında,
l) 57 nci maddesindeki yasaklama ve
sınırlamalara aykırılık hâlinde, yirmibin Yeni Türk Lirasından az
olmamak üzere, yasaklama ve sınırlama konusu değerin yüzde onuna
kadar ve cezanın tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde
aykırılığın giderilmemesi durumunda ise, kredi kullandırımından
kaynaklanan aykırılık hariç, bu sürenin bitiminden itibaren
aykırılığın giderildiği tarihe kadar geçen her gün için verilen
cezanın yüzde biri tutarında,
m) 58 inci madde hükmüne aykırılık
hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere aktarılan
miktar kadar, 59 uncu maddedeki sınırlamaya uyulmaması hâlinde,
beşbin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere sınırı aşan miktar
kadar,
n) 60 ıncı maddesinin beşinci ve
yedinci fıkralarına uyulmaması hâlinde onbeşbin Yeni Türk
Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar,
o) 61 inci maddesindeki yükümlülüğün
yerine getirilmemesi hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni
Türk Lirasına kadar,
p) 95 ve 96 ncı maddeleri kapsamında
Kurum tarafından bu Kanun kapsamındaki kuruluşlardan talep edilen
bilgilerin gönderilmemesi hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından
onbeşbin Yeni Türk Lirasına, geç gönderilmesi hâlinde beşbin Yeni
Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına, eksik bilgi ile
gönderilmesi, kontrol hataları içermesi veya kontrol hatalarının
süreklilik arz etmesi hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbeşbin
Yeni Türk Lirasına kadar,
r) 144 üncü maddesi uyarınca alınan
kararlara ve yapılan düzenlemelere uyulmaması hâlinde yirmibin Yeni
Türk Lirası, ayrıca Bakanlar Kurulu veya Merkez Bankası tarafından
miktar ya da oranların tespit edildiği durumlarda, söz konusu miktar
ve oranlara aykırı şekilde faiz alınması veya verilmesi ya da
menfaat sağlanması hâlinde, sağlanan menfaat tutarı kadar,
İdarî para cezası uygulanır.
Kurul bu madde uyarınca verilecek
cezaları bu Kanunun 68, 69 ve 70 inci maddeleri uygulanan bankalar
için yüzde ellisine, 71 inci maddesi uygulanan bankalar için ise
yüzde yüzüne kadar indirmeye yetkilidir.
İlgili kişilere ilişkin idarî para
cezaları
MADDE 147.- Kurul kararıyla ve
gerekçesi belirtilmek suretiyle, ilgili gerçek ve tüzel kişilere, bu
Kanunun;
a) 18 inci maddesinin birinci, ikinci
veya dördüncü fıkrasına aykırılık hâlinde, beşbin Yeni Türk
Lirasından onbeşbin Yeni Türk Lirasına kadar,
b) 36 ncı maddesine aykırılık
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından yirmibin Yeni Türk Lirasına
kadar,
c) 38 inci maddesine aykırılık
hâlinde, beşbin Yeni Türk Lirasından yirmibin Yeni Türk Lirasına
kadar,
İdarî para cezası uygulanır.
Sınırlamalara, kararlara ve
düzenlemelere aykırı hareketler dolayısıyla idarî para cezaları
MADDE 148.- Kurul kararıyla ve
gerekçesi belirtilmek suretiyle, bu Kanun kapsamındaki kuruluşlar
ile ilgili gerçek ve tüzel kişilere;
a) Bu Kanun veya bu Kanuna istinaden
çıkarılan düzenlemelerde yer alan sınırlamalara uyulmaması hâlinde
onbin Yeni Türk Lirasından az olmamak üzere aykırılık oluşturan
tutarın binde beşine kadar,
b) İlgili maddelerine göre, Kurul ve
Kurum tarafından bu Kanuna dayanılarak alınan kararlara, çıkarılan
yönetmelik ve tebliğlere ve yapılan diğer düzenlemelere uyulmaması
hâlinde beşbin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar,
İdarî para cezası uygulanır.
Savunma hakkı ve kapatma kararı
MADDE 149.- İdarî para cezalarının
uygulanıp uygulanmayacağına ilgilinin savunması alındıktan sonra
karar verilir. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden
itibaren bir ay içinde savunma verilmemesi hâlinde savunma hakkından
feragat edildiği kabul edilir.
Bu Kanunun 13 üncü maddesi hükümlerine
aykırı olarak yurt içinde açılan şube ve temsilcilikler hakkında 146
ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uygulanmakla
birlikte, bunlar Kurumun talebi üzerine valiliklerce geçici veya
sürekli kapatılabilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Suçlar
İzinsiz faaliyette bulunmak
MADDE 150.- Bu Kanuna göre alınması
gereken izinleri almaksızın banka gibi faaliyet gösteren ya da
mevduat kabul eden yahut katılım fonu toplayan gerçek kişiler ile
tüzel kişilerin görevlileri, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, bu
suçun bir işyeri bünyesinde işlenmesi hâlinde bu işyerlerinin bir
aydan bir yıla kadar, tekerrür hâlinde ise sürekli olarak
kapatılmasına karar verilebilir.
Bu Kanuna göre alınması gereken
izinleri almaksızın ticaret unvanlarında, her türlü belge, ilân ve
reklamlarında veya kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda banka adını ya
da banka gibi faaliyet gösterdikleri ya da banka gibi mevduat veya
katılım fonu topladıkları izlenimini uyandıracak söz ve deyimleri
kullanan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin görevlileri, bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Ayrıca, bu işyerlerinin bir aydan bir yıla kadar,
tekerrür hâlinde ise sürekli olarak kapatılmasına karar verilebilir.
Yukarıdaki fıkralara aykırılık hâlinde
Kurumun ilgili Cumhuriyet başsavcılığını muhatap talebi üzerine sulh
ceza hâkimince, dava açılması hâlinde davaya bakan mahkemece
işyerlerinin faaliyetleri ve reklamlar geçici olarak durdurulur,
ilânları toplatılır. Bu tedbirler, hâkim kararıyla kaldırılıncaya
kadar devam eder. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.
Mevduat ve katılım fonu sahiplerinin
haklarını engellemek
MADDE 151.- Bu Kanunun 61 inci maddesi
hükmüne aykırı davrananlar altı aydan iki yıla kadar hapis ve beşyüz
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı
önlemleri almamak
MADDE 152.- Bu Kanunun 68, 69 ve 70
inci maddelerine ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Bankalar Kanununun 14 üncü maddesine göre, Kurul veya Kurumca
alınması istenen önlemleri almayan bankaların bu önlemleri almakla
yükümlü olan mensupları, iki yıldan dört yıla kadar hapis ve bin
günden beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılırlar.
Birinci fıkrada belirtilen önlemleri
almamak, bankanın nitelikli paya sahip ortaklarına veya bunların
iştirak ve kuruluşlarına yarar sağlamak amacıyla yapıldığı takdirde
dört yıldan altı yıla kadar hapis cezasına ve onbin güne kadar adlî
para cezasına hükmedilir.
Yetkili merciler ile denetim
görevlilerince istenen bilgi ve belgeleri vermemek ve görevlerini
yapmalarını engellemek
MADDE 153.- Bu Kanunla yetkilendirilen
mercilerin ve denetim görevlilerinin istedikleri bilgi ve belgeler
ile bu Kanun kapsamındaki kuruluşların, konsolide finansal
tabloların hazırlanmasını teminen 38 inci madde kapsamında
istedikleri bilgi ve belgeleri vermeyen kişi bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beşyüz günden binbeşyüz güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Bu Kanunla yetkilendirilen denetim
görevlilerinin görevlerini yapmalarına engel olan kişi iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Belgelerin saklanması yükümlülüğüne
aykırı davranmak
MADDE 154.- Bu Kanunun 42 nci
maddesinde belirtilen belgelerin saklanması yükümlülüğüne uymayanlar
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşyüz günden binbeşyüz güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak
MADDE 155.- Bu Kanun kapsamındaki
kuruluşların, bu Kanunda gösterilen merciler ile denetim
görevlilerine ve mahkemelere verdikleri veya yayımladıkları
belgelerdeki gerçeğe aykırı beyanlardan dolayı, bunları ve bunların
düzenlenmesine esas teşkil eden her türlü belgeleri imza edenler,
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve binbeşyüz günden az olmamak üzere
adlî para cezası ile cezalandırılır.
İşlemlerin kayıt dışı bırakılması ve
gerçeğe aykırı muhasebeleştirme
MADDE 156.- Bu Kanun kapsamındaki
kuruluşların işlemlerinin kayıt dışı bırakılmasından, gerçek
mahiyetlerine uygun düşmeyen bir şekilde muhasebeleştirilmesinden,
kanunî ve yardımcı defter ve kayıtları, şubeleri, yurt içi ve yurt
dışındaki muhabirleri ile hesap mutabakatı sağlanmadan yıl sonu
bilançolarını kapatmalarından dolayı, bunları ve bunların
düzenlenmesine esas olan her türlü belgeleri imza edenler bir yıldan
üç yıla kadar hapis ve binbeşyüz günden az olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır. Gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini
bildiği halde bu belgeleri onaylayan bağımsız denetim kuruluşu
görevlileri de aynı şekilde cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok
etme veya değiştirme
MADDE 157.- Bu Kanuna tâbi kuruluşlar,
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 244 üncü maddesinde tanımlanan
sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu
açısından banka veya kredi kurumu olarak kabul edilir.
İtibarın zedelenmesi
MADDE 158.- Bu Kanunun 74 üncü
maddesine aykırı davrananlar bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin
günden ikibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Yukarıdaki fıkrada yazılı fiil
neticesinde özel veya kamusal bir zarar doğarsa verilecek ceza
altıda bir oranında artırılarak hükmolunur.
Sırların açıklanması
MADDE 159.- Bu Kanunun 73 üncü
maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen yükümlülüğe
uymayanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin günden ikibin
güne kadar adlî para cezası hükmolunur. Banka ve müşterilere ait
sırları açıklayan üçüncü kişiler hakkında da aynı cezalar uygulanır.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen kimseler
sırları kendileri ya da başkaları için yarar sağlamak amacıyla
açıklamış olursa verilecek cezalar altıda bir oranında artırılır.
Ayrıca, fiilin önemine göre sorumluların bu Kanun kapsamına giren
kuruluşlarda görev yapmaları, iki yıldan aşağı olmamak üzere geçici
veya sürekli olarak yasaklanır.
Zimmet
MADDE 160.- Görevi nedeniyle
zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle
yükümlü olduğu para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya
diğer malları kendisinin ya da başkasının zimmetine geçiren banka
yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları, altı yıldan
oniki yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılacakları gibi bankanın uğradığı zararı tazmine mahkûm
edilirler.
Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını
sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde faile on
iki yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adli para
cezası verilir; ancak, adli para cezasının miktarı bankanın uğradığı
zararın üç katından az olamaz. Ayrıca meydana gelen zararın
ödenmemesi hâlinde mahkemece re'sen ödettirilmesine hükmolunur.
Faaliyet izni kaldırılan veya Fona
devredilen bir bankanın; hukuken veya fiilen yönetim ve denetimini
elinde bulundurmuş olan gerçek kişi ortaklarının, kredi kuruluşunun
kaynaklarını, kredi kuruluşunun emin bir şekilde çalışmasını
tehlikeye düşürecek şekilde doğrudan veya dolaylı olarak
kendilerinin veya başkalarının menfaatlerine kullandırmak suretiyle,
kredi kuruluşunu her ne suretle olursa olsun zarara uğratmaları
zimmet olarak kabul edilir. Bu fiilleri işleyenler hakkında on
yıldan yirmi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur; ancak, adlî para cezasının miktarı bankanın
uğradığı zararın üç katından az olamaz. Ayrıca, meydana gelen
zararın müteselsilen ödettirilmesine karar verilir.
Soruşturma başlamadan önce, zimmete
geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya
diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen
tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü
olarak, zimmete geçirilen para veya para yerine geçen evrak veya
senetlerin veya diğer malların aynen iade edilmesi veya uğranılan
zararın tamamen tazmin edilmesi hâlinde, verilecek cezanın yarısı
indirilir. Bu durumun hükümden önce gerçekleşmesi hâlinde, verilecek
cezanın üçte biri indirilir.
Zimmet suçunun konusunu oluşturan para
veya para yerine geçen evrak veya senetlerin veya diğer malların
değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar
indirilir.
Diğer kanunlara aykırılıklar
MADDE 161.- Bu Kanuna göre suç teşkil
eden hareket ve fiiller başka kanunlara göre de cezayı gerektirdiği
takdirde, failleri hakkında en ağır cezayı gerektiren kanun maddesi
uygulanır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun sorumluluğu gerektiren
hükümleri saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kovuşturma Usûlü
Yazılı başvuru ve müdahale
MADDE 162.- Bu Kanunda belirtilen
suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum veya Fon
tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına
bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Ancak, 160 ncı
maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen suçtan dolayı soruşturma ve
kovuşturmalar Kurumun veya Fonun yazılı bildirimi üzerine veya
gecikilmesinde sakınca görülen hallerde re'sen Cumhuriyet
savcılarınca yapılır ve Kurum ve Fon haberdar edilir. Bu fikra
uyarınca yapılan soruşturmalar neticesinde açılan kamu davalarında,
Kurumun veya Fonun başvuruda bulunması hâlinde, bunlar başvuru
tarihinde müdahil sıfatını kazanırlar.
İtibarın zedelenmesi, sırların
açıklanması ve zimmet suçlarından dolayı ilgililerin dava hakkı ile
4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri
saklıdır.
İtiraz ve bildirim
MADDE 163.- Bu Kanunun 162 nci maddesi
uyarınca başlatılan soruşturmalar neticesinde kovuşturmaya yer
olmadığına karar verilirse, bu karar ilgisine göre Kuruma veya Fona
ve ilgili bankaya tebliğ edilir. Kurum, Fon ve ilgili banka
kendisine tebliğ edilen bu kararlara karşı 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanununa göre itiraza yetkilidir.
Kamu davası açılması hâlinde,
iddianamenin bir örneği ilgisine göre Kuruma veya Fona tebliğ
edilir.
Özel görev
MADDE 164.- Bu Kanunda tanımlanan
düzeltici, iyileştirici ve kısıtlayıcı önlemleri almamak, işlemlerin
kayıt dışı bırakılması ve gerçeğe aykırı muhasebeleştirme ve zimmet
suçları ile sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya
değiştirme, bankacılık ve müşteri sırlarının açıklanması, bankacılık
faaliyeti çerçevesinde işlenen nitelikli dolandırıcılık, bu suçların
işlenmesi amacına yönelik olarak örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte
üye olmak veya bu suçlarla bağlantılı olup da ağır ceza mahkemesinin
görev alanına giren suçlara ait davalar, fiilin işlendiği yerin
bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza
mahkemelerinde görülür. Gerekli görülen yerlerde Adalet Bakanlığının
teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca bu tür suçlara
bakmak üzere o yerlerdeki diğer ağır ceza mahkemeleri de
görevlendirilebilir veya yeni ağır ceza mahkemesi de kurulabilir.
Bilirkişi incelemesi
MADDE 165.- Bu Kanunun uygulaması ile
ilgili olarak, bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen suçlardan
dolayı açılan ceza davalarında bilirkişi, raporunu dosyanın
kendisine verildiği tarihten başlayarak üç ay içinde mahkemeye
verir. Bu süre hâkim tarafından iki aya kadar uzatılabilir. Bu süre
içerisinde de rapor mahkemeye verilmediği takdirde görev, ücret
ödenmeksizin bilirkişiden alınır ve yeni bilirkişi atanır.
Bilirkişilik görevi bu şekilde kendisinden alınan kişiler, bir yıl
süreyle bu Kanun kapsamında hiçbir davada bilirkişi olarak
atanamazlar. Bu kişiler, raporların süresinde verilmemesinin sebep
olduğu masrafları ödemeye ve ayrıca beşyüz güne kadar adlî para
cezasına mahkûm edilirler. Dosyanın bilirkişiye tevdi tarihinde dava
zamanaşımı süresi durur. Bilirkişinin raporunu mahkemeye verdiği
tarihten itibaren bu süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Kurum, Fon, Fon bankaları ile
bankaların iflas idareleri tarafından açılan hukuk davalarında
gerekli görülen hâllerde, yaptırılacak bilirkişi incelemelerinde
bilirkişi, raporunu dosyanın kendisine verildiği tarihten başlayarak
üç ay içinde mahkemeye verir. Bu süre hâkim tarafından iki aya kadar
uzatılabilir. Bu süre içerisinde de rapor mahkemeye verilmediği
takdirde görev, ücret ödenmeksizin bilirkişiden alınır ve yeni
bilirkişi atanır. Bilirkişilik görevi bu şekilde kendisinden alınan
kişiler, bir yıl süreyle bu Kanun kapsamında hiçbir davada bilirkişi
olarak atanamazlar. Bu kişiler, raporların süresinde verilmemesinin
sebep olduğu masrafları ödemeye ve ayrıca beşyüz güne kadar adlî
para cezasına mahkûm edilirler.
Özel soruşturma ve kovuşturma
MADDE 166.- 160 ıncı maddenin üçüncü
fıkrası kapsamına giren suçların soruşturma ve kovuşturmalarında
aşağıdaki hükümler tatbik olunur:
a) Soruşturma, iş bölümü ilişkilerine
göre, Cumhuriyet başsavcılarınca veya görevlendireceği Cumhuriyet
savcılarınca bizzat yürütülür. Bu suçlar, görev sırasında veya
görevden dolayı işlenmiş olsalar bile, Cumhuriyet savcılarınca
doğrudan soruşturma yapılır.
b) Bu suçların soruşturma ve
kovuşturmalarında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135 ilâ 138
inci maddeleri de uygulanır.
c) Bu suçlarla ilgili soruşturma ve
kovuşturmalarda kolluk; soruşturma ve kovuşturma sebebiyle şüpheli,
sanık, tanık, bilirkişi ve suçtan zarar görenleri, Cumhuriyet
savcısının veya mahkeme naibinin veya istinabe olunan hâkimin
emriyle belirtilen gün, saat ve yerde hazır bulundurmaya mecburdur.
Bu emir, çağrılanlar hakkında kolluğa ihzar müzekkeresinde olduğu
gibi zor kullanma yetkisi verir.
d) Cumhuriyet başsavcılıkları, bu
suçların soruşturmasında gerekli olması hâlinde, geçici olarak yargı
çevresi içerisinde veya dışındaki, genel bütçeli dairelere ve katma
bütçeli idarelere, bütün kamu kurum ve kuruluşlarına, belediyelere,
bankalara ait bina, araç, gereç ve personelden yararlanmak için
istemde bulunabilirler. Bu istemler, ilgili kurum ve makamlarca
geciktirilmeksizin yerine getirilir. Özürsüz olarak bu istemleri
yerine getirmeyen sorumlu kişiler, üç aydan altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
e) Soruşturmanın gerekli kıldığı
hâllerde, suç mahalli veya delillerin bulunduğu yerlere gidilerek
soruşturma yapılır.
f) Soruşturmanın sonuçlanmasına kadar,
bu suç faillerinin her türlü mal, alacak, para ve sair eşyalarına
hâkim kararı, gecikmesinde sakınca olunan hallerde Cumhuriyet
savcısının yazılı emri ile el konulur. Bu suçlara iştirak edenler
ile suç faillerinin bu suçlar nedeniyle elde ettiği her türlü haksız
kazanımın transferi sonucu elde edilen, kan ve kayın hısımlar ile
üçüncü şahıslar nezdindeki mal, alacak veya sair her türlü şeylere
de Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile el konulur.
g) El koyma kararı yirmidört saat
içinde yetkili ve görevli sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim
kırksekiz saat içinde kararını açıklar. Aksi halde el koyma hükümsüz
kalır.
İnfaz
MADDE 167.- 160 ıncı maddede yazılı
suçlardan dolayı mahkûm olanlar, Fona veya Hazineye olan borçları ve
tazminatları ödemediği veya bu borçlar ve tazminatlar
malvarlıklarından tahsil olunamadığı sürece, bunlar hakkında koşullu
salıverilme hükümleri uygulanmaz.
ONBEŞİNCİ KISIM
Son Hükümler
Kaldırılan ve değiştirilen hükümler
MADDE 168.- A) Bu Kanunun geçici
maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere, 18.6.1999 tarihli ve
4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten
kaldırılmıştır.
B) İkrazatçılık hariç ödünç para verme
işlerine ve finansal kiralama faaliyetlerine ilişkin olarak
9.12.1994 tarihli ve 4059 sayılı Hazine Müsteşarlığı ile Dış Ticaret
Müsteşarlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda yer alan görev
ve yetkilere ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.
C) 10.6.1985 tarihli ve 3226 sayılı
Finansal Kiralama Kanununun;
a) 30 ve 34 üncü maddeleri hariç olmak
üzere, diğer maddelerinde yer alan "Bakanlar Kurulu" ibareleri
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu",
b) "Hazine ve Dış Ticaret
Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlık" ibareleri ise "Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu",
c) 32 nci maddesinin (b) bendi "10
uncu maddesinde belirtilen yönetmelik Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurulunca,"
Şeklinde değiştirilmiştir.
D) 30.9.1983 tarihli ve 90 sayılı
Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;
a) 12 ve 13 üncü maddelerinde yer alan
"Müsteşarlık" ibareleri "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu",
b) 14 üncü maddesinin birinci fıkrası
"Bu Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi finansman şirketleri ve
faktoring şirketlerinin faaliyetleri Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, ikrazatçıların faaliyetleri ise Müsteşarlıkça
denetlenir.”,
c) 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu finansman şirketleri ve
faktoring şirketlerinden, Hazine Müsteşarlığı ise ikrazatçılardan
her türlü bilgi ve belgeyi talep edebilir."
Şeklinde değiştirilmiştir.
E) 90 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer
alan "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının görüşünü alarak" ibaresi
ile beşinci fıkrasında yer alan "Türkiye Cumhuriyet Merkez
Bankası'nın da görüşlerini alarak" ibareleri madde metninden
çıkarılmıştır.
F) 14.1.1970 tarihli ve 1211 sayılı
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 40 ıncı maddesinin (I)
numaralı fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış ve (II)
numaralı fıkrası ile 44 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
değiştirilmiştir.
II - Bankalar ve elektronik ödeme
araçlarını çıkaran kuruluşlar dâhil olmak üzere Bankaca uygun
görülecek diğer malî kuruluşlar, Banka nezdinde açılacak hesaplarda
yükümlülükleri esas alınarak, nakden zorunlu karşılık tesis ederler.
Zorunlu karşılığa tâbi yükümlülüklerin kapsamı, zorunlu
karşılıkların oranı, tesis süresi ve bu yükümlülükler için tesis
edilen karşılıklara gerektiğinde ödenecek faiz oranı, mevduat veya
katılım fonlarından olağanüstü çekilişler ile birleşme, devir ve
bölünme hâllerinde yapılacak işlemler de dâhil olmak üzere
uygulamaya yönelik her türlü usûl ve esaslar Bankaca belirlenir.
Yukarıda belirtilen kuruluşların
taahhütlerine karşı bulunduracakları umumi disponibilitenin nitelik
ve oranı, gerektiğinde Bankaca tespit edilir.
Bankaca yapılacak düzenlemeye göre
zorunlu karşılıkların Banka nezdindeki hesaplarda bloke olarak
tutulmasının istenmesi hâlinde, bloke hesaplarda tutulan zorunlu
karşılıklar, hiçbir amaç ve konunun finansmanı için kullanılamaz,
temlik ve haciz edilemez.
Zorunlu karşılıkların ve umumi
disponibilitenin süresinde tesis edilmemesi veya eksik tesis
edilmesi hâlinde Banka, belirleyeceği usûl ve esaslara göre, eksik
kısım için; Banka nezdindeki hesaplarda faizsiz mevduat tutulmasını
istemeye veya cezaî faiz tahakkuk ettirmeye yetkilidir. Tahakkuk
ettirilen cezaî faiz alacakları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince tahsil edilir.
Tahsil edilen cezaî faizler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna gelir
kaydedilir.
Madde 44.- Banka, Türkiye'de
faaliyette bulunan mevduat bankaları, katılım bankaları, kalkınma ve
yatırım bankaları, finansal holding şirketleri, finansal kiralama
şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri ile Banka ve
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenecek diğer malî
kuruluşların müşterilerinin risk durumlarına ilişkin bilgileri
nezdinde toplamak, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve
ilgili kuruluşlar ile paylaşmak üzere Risk Merkezi kurar.
Yukarıda belirtilen kuruluşlar,
bankalar bakımından keşide ettikleri protestolar da dâhil olmak
üzere, müşterilerinin risk durumları hakkında istenecek her türlü
bilgiyi belirlenecek biçim ve içerikte vermekle yükümlüdür. Risk
Merkezinin bütün işlem ve kayıtları gizlidir.
Risk Merkezince sağlanacak bilgilerin
biçim ve içeriğine, derlenmesine, paylaşılmasına ve diğer hususlara
ilişkin usûl ve esaslar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun
uygun görüşü alınmak suretiyle Bankaca belirlenir.
G) 15.7.1950 tarihli ve 5682 sayılı
Pasaport Kanununun 14 üncü maddesinin (A) fıkrasının birinci
paragrafına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurulu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu üyeleri için, T.C.
Emekli Sandığı ile ilgilendirilme ve emekli keseneklerinin bu
derecelerden kesilmesi şartı aranmaz.
H) 30.1.2002 tarihli ve 4743 sayılı
Kanunun 3 üncü maddesinin yedinci fıkrası yürürlükten
kaldırılmıştır.
I) 13.6.1945 tarihli ve 4759 sayılı
İller Bankası Kanununun mülga 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde
yeniden düzenlenmiştir.
Madde 24.- Kredilere ve diğer
alacaklara karşılık ayrılmasına ilişkin yükümlülük 24.4.2003
tarihinden itibaren Banka hakkında uygulanmaz.
İ) 10.2.1954 tarihli ve 6245 sayılı
Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) bendinde yer alan
"Bankalar Yeminli Murakıp ve Murakıp Yardımcıları" ibaresinden sonra
gelmek üzere "Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda görevli
Bankacılık Uzmanı, Hukuk Uzmanı ve Bilişim Uzmanı ile bunların
yardımcıları" ibaresi eklenmiştir.
J) 11.1.1954 tarihli ve 6219 sayılı
Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 6 ncı
maddesi ile 15 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 6.- Hisse senetleri (A), (B),
(C) ve (D) gruplarına ayrılmış olup; nama yazılıdır.
Bankanın İdare Meclisi Genel Müdürle
birlikte, toplam dokuz üyeden oluşur. Her grubun İdare Meclisinde
sahip olacağı üye sayısı Banka ana sözleşmesinde gösterilir.
(A) grubu üyelerinden biri Vakıflar
Genel Müdürlüğünü temsil etmek üzere Başbakan tarafından, (A)
grubunun diğer üyeleri ile (B), (C) ve (D) grubu üyeleri Genel
Kurulca seçilir.
Mülga kanunlara yapılan atıflar
MADDE 169.- Diğer kanunlarda mülga
3182 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan
4389 sayılı Bankalar Kanununa yapılan atıflar bu Kanunun ilgili
maddelerine yapılmış sayılır.
Diğer kanunlarda ve mülga 3182 sayılı
Bankalar Kanunu ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Bankalar Kanununda özel finans kurumlarına yapılan atıflar, katılım
bankalarına yapılmış sayılır.
GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanuna göre
çıkarılacak yönetmelik, tebliğ ve kararlar yürürlüğe girinceye
kadar, kaldırılan hükümlere dayanılarak çıkarılan düzenlemelerin, bu
Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Bu Kanunda öngörülen düzenlemeler bir
yıl içerisinde yürürlüğe konulur.
GEÇİCİ MADDE 2.- 12.5.2001 tarih ve
4672 sayılı Kanunun geçici 2/a maddesi hükümleri saklıdır.
GEÇİCİ MADDE 3.- Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte, Kurum tarafından daha önce faaliyet izni verilmiş
olan tüm bankalar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki
kanunlara uygun olarak yapmakta oldukları faaliyetlerine devam
ederler. Bankalar bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren, iki ay
içinde faaliyet gösterdikleri alanları bildiren beyannameyi Kuruma
verirler. Bankalar, faaliyetlerini bu Kanunun 4 üncü maddesi
kapsamındaki faaliyet konularını genişletmeden önce Kurumdan izin
almak zorundadır.
Bankalar ve finansal holding
şirketleri durumlarını, bu Kanun hükümlerine bir yıl içinde intibak
ettirmek zorundadır.
Halen faaliyette bulunan özel finans
kurumları, bir yıl içerisinde ticaret unvanlarını katılım bankası
ibaresini de kapsayacak şekilde değiştirmek ve mevcut durumlarını
Kanunun finansal raporlamayla ilgili hükümlerine intibak ettirmek
zorundadır. Özel Finans Kurumları Birliği Türkiye Katılım Bankaları
Birliği olarak addolunur ve bu Kanunun hükümlerine tâbi olup, üç ay
içinde durumunu bu Kanun hükümlerine uygun hale getirir.
GEÇİCİ MADDE 4.- Kurumca
yetkilendirilen Bağımsız denetim kuruluşları durumlarını 31.12.2006
tarihine kadar 36 ncı madde hükmüne uygun hale getirmek zorundadır.
GEÇİCİ MADDE 5.- Bu Kanunun 54 üncü
maddesinin birinci fıkrasındaki yüzde yirmibeşlik oran, bir risk
grubuna kullandırılabilecek krediler yönünden, 31.12.2005 tarihine
kadar yüzde otuzbeş, 1.1.2006 tarihinden itibaren yüzde yirmibeş
olarak; yüzde yirmilik oran, 31.12.2005 tarihine kadar yüzde
otuzbeş, 1.1.2006 tarihinden 31.12.2006 tarihine kadar yüzde
yirmibeş, 1.1.2007 tarihinden itibaren yüzde yirmi olarak uygulanır.
Bu Kanunun 54 üncü maddesindeki kredi
sınırlarına ilişkin hesaplamalarda ortaklık payları; 2005 yılında
yüzde kırk, 2006 yılında yüzde elli, 2007 yılında yüzde altmış, 2008
yılında yüzde yetmişbeş, 2009 yılında yüzde doksan, 1.1.2010
tarihinden itibaren yüzde yüz oranında dikkate alınır.
GEÇİCİ MADDE 6.- Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla, iştirak tutarları Kanunun 56 ncı
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen oranların altında olan
kredi kuruluşları, hiçbir şekil ve surette bu maddede yer alan
oranları aşamazlar. Aynı tarih itibarıyla iştirak tutarları Kanunda
belirtilen oranlardan herhangi birini aşan kuruluşlar, aşım
tutarlarını, 31.12.2005 tarihine kadar yüzde yirmisini, 31.12.2006
tarihine kadar yüzde kırkını, 31.12.2007 tarihine kadar yüzde
altmışını, 31.12.2008 tarihine kadar yüzde seksenini, 31.12.2009
tarihine kadar yüzde yüzünü itfa etmek suretiyle giderirler.
GEÇİCİ MADDE 7.- 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamında sandık ve
vakıfları bulunan bankalar durumlarını 31.12.2007 tarihine kadar 58
inci madde hükmüne uygun hale getirmek zorundadırlar.
GEÇİCİ MADDE 8.- Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce Kuruma yarışma ve yeterlilik sınavıyla alınmış;
avukat (Kurum uzman yardımcısı) ve Kurum uzman yardımcıları,
bankacılık uzman yardımcısı olarak atanır. Kurumda yeterlik sınavını
geçerek avukat (Kurum Uzmanı) ve Kurum Uzmanı unvanını kazanmış
olanlar bankacılık uzmanlığına atanır. Bunların Kurumda çalıştıkları
süreler bankacılık uzman yardımcılığı ve bankacılık uzmanlığında
geçmiş sayılır.
Bu Kanunun yayımı tarihinde Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumunda görev yapan personelden; Kurum
Uzmanı olarak görev yapmış ve geldikleri kurumlarda mesleğe özel
yarışma sınavıyla alınmış ve yeterlik sınavında başarılı görülerek
uzman, müfettiş ve benzeri unvanlarda görev yapmış olanlar ile en az
doktora derecesine sahip olanlar bankacılık uzmanlığına atanmış
sayılırlar. Bunların geldikleri kurumlarda uzman, müfettiş ve
benzeri unvanlarda ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda
çalıştıkları süreler bankacılık uzmanlığında geçmiş sayılır. Bu
Kanunun yayımı tarihinden önce başka kurumlardan naklen atanmış
bankalar yeminli murakıp ve yardımcılarının geldikleri kurumlarda
çalıştıkları süreler Kurumda geçmiş sayılır.
Bu maddenin birinci ve ikinci
fıkrasında zikredilen Kurum uzmanları dışında kalan Kurum uzmanları
ve avukatlar aynı kadro unvanlarıyla görevlerine devam ederler. Bu
kadrolara bir daha atama yapılmaz. Bu kişiler görevde kaldıkları
sürece bankacılık uzmanlarının aylık, malî, sosyal ve emeklilik
haklarından aynen yararlanırlar.
GEÇİCİ MADDE 9.- Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihteki Hazine Müsteşarlığının 3226 sayılı Finansal
Kiralama Kanunu hükümleri ile 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ikrazatçılık dışındaki
hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili personeli, muvafakatları alınmak
kaydıyla ve 1.1.2006 tarihine kadar talep etmeleri hâlinde Kuruma
naklen atanır. Kanun yürürlüğe girdiği tarihte, Müsteşarlığın ilgili
personelinden yurt dışı teşkilatında görev yapan veya uluslararası
kuruluşlarda görevli bulunan, lisans üstü eğitim nedeniyle yurt
dışında bulunan veya askerlik ya da sair nedenlerle ücretsiz izinli
olanların naklen atanma hakları saklıdır. Süresi içinde
kullanılmayan haklar geçersiz olur.
Hazine Müsteşarlığından naklen
atanacak ilgili personelden, yaş şartı dışındaki şartları taşıyan ve
Kurulca belirlenecek usûl ve esaslara göre en az üç yıllık hizmeti
bulunanlar bankacılık uzmanı, üç yıldan az hizmeti olanlar
bankacılık uzman yardımcısı olarak atanır. Bunların geldikleri
kurumda çalıştıkları süreler bankacılık uzman ve uzman
yardımcılığında geçmiş sayılır. Naklen atanan personelden
Müsteşarlığa karşı mecburi hizmet yükümlülüğü bulunanların Kurumda
geçirdikleri süreler bu yükümlülüklerin ifasında dikkate alınır.
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne
göre Hazine Müsteşarlığından naklen ataması yapılan personelin
kadroları hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilerek, 190 sayılı
Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvelin Hazine Müsteşarlığına ait
bölümünden çıkartılmış sayılır.
Kurum veya Fon personeli iken Fonda
veya Kurumda geçici olarak görevlendirilen personel, bu Kanunun
yayımı tarihinden itibaren üç ay içerisinde kurumlarına iade
edilmemeleri hâlinde bulundukları Kurumda veya Fonda durumlarına
uygun kadro veya pozisyonlara atanırlar. Bunlara ödenecek farklar
hakkında geçici 20 nci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 10.- Bu Kanun
yayımlandığı tarihte halen Fonda çalışmakta olan personelden, Kanun
ile Fona verilen aslî ve sürekli görevler ile diğer hizmetleri
yürütecek olanlar, öğrenim durumları, hizmet süreleri ve Fon Kurulu
tarafından belirlenecek diğer hususlar dikkate alınarak bu Kanuna
ekli (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kadro ve pozisyonlara
atanır.
GEÇİCİ MADDE 11.- Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce, 26.12.2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık
hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık
işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili
Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye
işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler
sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar
bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14, 15, 15/a,
16, 17, 17/a ve 18 inci maddeleri, ek 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı
maddeleri ile geçici 4 üncü maddesi hükümlerinin uygulanmasına devam
edilir.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce
haklarında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanun
gereği mal bildiriminde bulunması gerekenlerin, bildirimde
belirtmedikleri veya gerçeğe aykırı olarak bildirdikleri her türlü
taşınır ve taşınmaz mal, hak ve alacak ile gelir ve harcamalar da
haksız mal edinme hükümlerine tâbidir. Haksız mal edinmediğini ispat
edene bu hüküm uygulanmaz.
Bu Kanunun yayımı tarihinden önce
mülga 3182 sayılı Bankalar Kanununun 64 ve 65 inci maddeleri ile bu
Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 14
üncü maddesi uyarınca işlem yapılan bankalar ile tasfiyeye tâbi
tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankalar hakkında bu Kanunla
yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin (5) ve
(6) numaralı fıkraları hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
GEÇİCİ MADDE 12.- 13.11.1996 tarihli
ve 4208 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a) bendinin (6) numaralı
alt bendi; bu Kanunun 134 üncü maddesinin dokuzuncu, onuncu,
onbirinci, onikinci ve onüçüncü fıkraları, 136 ncı maddesi, 137 nci
maddesi, 138 inci maddesinin ikinci fıkrası ve geçici 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrası, 71 inci maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendi hükümlerine göre faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen
bankalar ile 26.12.2003 tarihine kadar temettü hariç ortaklık
hakları ile yönetim ve denetimi Fona intikal eden ve/veya bankacılık
işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili
Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak
tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye
işlemleri başlatılan bankalar hakkında uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 13.- Sermayesinin yarıdan
fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin
çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi
bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda (Tasfiye Hâlinde T.
Emlak Bankası A.Ş. dâhil ) 26.12.2003 tarihinden önce bankacılık
teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi
kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış
veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar ya da yeniden
yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya karşılıklı
verilen banka teminat mektupları, kabul kredileri ve avaller,
taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma
hakkı gibi her türlü sınırlı aynî hak tesisine ilişkin sözleşmeden
doğan hakların da diğer bankaların ve üçüncü kişilerin muvazaadan
arî hakları aleyhine olmamak üzere Fon alacaklarının tahsiline
ilişkin 123, 134, 136, 137, 138, 140, 142 ve 165 inci madde
hükümleri, tasarrufun iptali davalarında aciz vesikası şartı
aranmaması, tüzel kişilerin kanunî temsilcileri ile borçlu ve borçla
diğer ilgililerin yurt dışına çıkmasını yasaklama dâhil bankalarınca
uygulanır.
GEÇİCİ MADDE 14.- 13.11.1996 tarihli
ve 4208 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (a) bendinin (6), (7) ve (8)
numaralı bentleri ile bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı
Kanunun 15/a maddesi ve 22 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasında
sayılan ceza ve hukuk davalarını kovuşturan, soruşturan ve yürüten
Cumhuriyet savcıları ile hâkimler bu işleri ivedilikle yürütürler ve
görevleri süresince disiplin nedenleri hariç mazeretleri ve
istemleri olmadıkça üç yıl süre ile başka bir yere veya göreve
atanamazlar. Görev süresi dolanlar tekrar atanabilirler.
GEÇİCİ MADDE 15.- Bu Kanunun yayımı
tarihinden önce iflas etmiş olan bankaların tasfiyesi, tekemmül
ettirilen işlemler ve yapılan sıra cetvelleri saklı kalmak kaydıyla
iflas idareleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre yürütülür. Bu
maddenin uygulanmasında iflas idareleri bu Kanunun 106 ncı ve 140
ıncı maddesinde Fona verilen yetkileri haizdir.
GEÇİCİ MADDE 16.- Bu Kanun ile Fon
alacağının tahsili bakımından yarar görülerek zamanaşımı ve diğer
konularda Fon lehine getirilen hükümler makable şamildir.
GEÇİCİ MADDE 17.- Kurul Başkanı ve Fon
Kurulu Başkanı hariç olmak üzere, Kurula ve Fon Kuruluna ilk atanan
üyelerin üçte biri iki yılda bir yenilenir. İkinci yılın sonunda
kur'a sonucu üyelikleri sona eren üyeler bir defalığına tekrar
atanabilir.
GEÇİCİ MADDE 18.- Bu Kanunun yayımını
izleyen bir ay içerisinde mülga 4389 sayılı Kanunla kurulan Güvence
Fonu tutarları Fona devredilir.
GEÇİCİ MADDE 19.- Bu Kanunun 100 üncü
maddesinin son fıkrası gereğince Kurum ile Fon tarafından müştereken
belirlenecek hususlar üç ay içinde belirlenir.
GEÇİCİ MADDE 20.- Bu Kanun ile yapılan
yeni düzenleme sebebiyle Kurumda görev unvanları değişmeyenler aynı
unvanlı kadrolarına atanmış sayılırlar. Bu şekilde atanan personele,
atandıkları tarihteki eski pozisyonlarına ilişkin olarak almakta
oldukları aylık ücret (fazla mesai ücreti hariç), ikramiye ve
benzeri adlarla yapılan ödemelerin toplam net tutarı; atandıkları
yeni kadrolarına ilişkin olarak yapılan her türlü ödemelerin (fazla
mesai ücreti ve performansa dayalı ödül hariç) toplam net tutarından
fazla olması hâlinde, aradaki fark atandıkları kadroda kaldıkları
sürece herhangi bir vergi ve kesintiye tâbi tutulmaksızın her ay
tazminat olarak ödenir. İsteğe bağlı olarak, atandıkları kadro
unvanında herhangi bir değişiklik olanlarla başka kurumlara
geçenlere fark tazminatı ödenmesine son verilir.
Görev unvanları değişenler veya
kaldırılanlar Kurumda, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren bir yıl içinde durumlarına uygun yeni bir kadroya atanır.
Atama işlemi yapılıncaya kadar Kurumca ihtiyaç duyulan işlerde
görevlendirilebilirler. Bunlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar
eski görev unvanlarına ait aylık ücret (fazla mesai ücreti hariç),
ikramiye ve benzeri adlarla yapılan ödemeleri almaya devam ederler.
Ataması yapılan personelin aylık ücretleri ile her türlü malî ve
sosyal haklarında meydana gelen farklar hakkında da birinci fıkra
hükmü uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte
görev yapmakta olan Kurul Başkan ve üyelerinin üyelikleri görev
sürelerinin sonuna kadar devam eder. Kurul Başkan ve üyelerinin
ücretleri ile her türlü malî ve sosyal haklarında görevde
bulundukları sürece bu Kanunda yapılan düzenlemeler sebebiyle
meydana gelen farklar hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yukarıdaki hükümler, Fon Kurulu Başkan
ve üyeleri ile bu Kanuna ekli (II) sayılı cetvelde belirtilen
kadrolara atanacak personel hakkında da uygulanır.
Kamu kurum ve kuruluşları ile Merkez
Bankası personeli iken Kurumda veya Fonda görev alanlar istekleri
hâlinde ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl
içinde talepte bulunmaları kaydıyla, geldikleri kurumlarda
durumlarına uygun bir göreve atanırlar. Bu takdirde, Kurumda veya
Fonda geçirdikleri süreler tâbi oldukları kanun hükümlerine göre
hizmetlerinde değerlendirilir.
GEÇİCİ MADDE 21.- Bu Kanun uyarınca,
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tâbi olan Kurum ve Fon
personelinin Kurum ve Fonda geçen hizmet süreleri, öğrenim durumu
itibarıyla yükselebilecekleri dereceyi aşmamak koşuluyla 657 sayılı
Kanunun ek geçici 1, 2 ve 3 üncü maddeleri ile 2.2.2005 tarihli ve
5289 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak kazanılmış hak aylık
derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir.
Bu suretle 5434 sayılı Kanuna tâbi
olan personelin kazanılmış hak aylık derecelerinde
değerlendirilemeyen geçmiş hizmet süreleri emekli keseneğine esas
aylıklarında değerlendirilir.
Söz konusu personele, iş mevzuatına
göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bu personelin önceden kıdem
tazminatı ödenmiş süreleri hariç kıdem tazminatına hak kazanacak
şekilde geçmiş olan hizmet süreleri 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli sandığı
ikramiyelerinin hesabında dikkate alınır.
GEÇİCİ MADDE 22.- T.C. Emekli Sandığı
dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından emekli olup, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul ve Fon Kurulu üyeliklerine
atananlardan T.C. Emekli Sandığıyla ilişkilendirilmelerini
isteyenler, göreve başladıkları tarihi takip eden aybaşından
itibaren T.C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilirler. Bu süreye ait
emekli kesenek ve karşılıkları genel esaslara göre T.C. Emekli
Sandığına ödenir.
GEÇİCİ MADDE 23.- 506 sayılı Kanunun
geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans
şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların
teşkil ettikleri birlikler personeli için kurulmuş bulunan
sandıkların iştirakçileri ile malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortasından aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların hak
sahipleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bu maddenin yayımı
tarihinden itibaren üç yıl içinde Sosyal Sigortalar Kurumuna
devredilerek 506 sayılı Kanun kapsamına alınır. Devir tarihi
itibarıyla sandık iştirakçileri 506 sayılı Kanun kapsamında
sigortalı sayılırlar.
Devre esas olmak üzere Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı,
Devlet Plânlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Sosyal Sigortalar
Kurumu, Sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluş ve sandığı
temsilen birer üyenin katılımıyla oluşturulacak komisyonca her bir
sandık için sandıktan ayrılan iştirakçiler de dâhil olmak üzere,
devir tarihi itibarıyla devredilen kişilerle ilgili olarak,
sandıkların 506 sayılı Kanun kapsamındaki gelir ve giderleri dikkate
alınarak yükümlülüğünün peşin değeri hesaplanır. Peşin değerin
aktüeryal hesabında kullanılacak teknik faiz oranı olarak 30.6.2005
tarihi itibarıyla en uzun vadeli iskontolu Yeni Türk Lirası
cinsinden ihraç edilmiş Devlet iç borçlanma senedinin ihraç anındaki
nominal faiz oranının Orta Vadeli Programda açıklanan tüketici
fiyat indeksi yıl sonu enflasyon hedefi kullanılarak reel hale
getirilen faiz oranı esas alınarak belirlenir.
Belirlenen peşin değer, onbeş yıldan
fazla olmamak üzere, yıllık eşit taksitlerle her yıl için ayrı ayrı
Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak Yeni Türk Lirası cinsinden
iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin yıllık
ortalama nominal faizi üzerinden sandıklardan ve bu sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan müteselsilen Sosyal
Sigortalar Kurumunca 506 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil
edilir.
Devir işlemi tamamlanıncaya kadar,
sandık iştirakçilerine sağlanan sosyal sigorta yardımları ile
işirakçilerin primlerinin tahsiline ilgili sandık mevzuat
hükümlerine göre sandıklarca devam edilir.
Bu madde kapsamındaki yükümlülüklerin
devrinden sonra sandıklar, 506 sayılı Kanunun öngördüğü sosyal
haklarının ve ödemelerinin üzerinde sağladıkları sosyal sigorta
haklarına ve ödemelerine devam edebilirler.
Devralınan iştirakçilerin hizmet
yılları ve primleri ödemek veya ödenmiş olmak suretiyle 506 sayılı
Kanuna göre emsallerine uygun olarak intibaklarının yapılması da
dâhil olmak üzere, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve
esaslar, Komisyonun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile
belirlenir.
Söz konusu sandıklar ve sandık
iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar ile kurum bu madde
uygulamasına ilişkin tüm işlemler nedeniyle doğacak her türlü vergi,
resim ve harçtan muaftır.
Yürürlük
MADDE 170.- Bu Kanunun; 90 ve 91 inci
maddeleri bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren iki ay içinde, 168
inci maddesinin (B), (C), (D) ve (E) fıkraları 1.1.2006 tarihinde,
diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 171.- Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
(I) SAYILI CETVEL
KURUMU: BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU
|
SINIF |
UNVAN |
DERECE |
ADET |
|
GİH |
Başkan Yardımcısı |
1 |
3 |
|
GİH |
Başkanlık Müşaviri |
1 |
5 |
|
GİH |
Daire Başkanı |
1 |
10 |
|
GİH |
Kıdemli Bankalar Yeminli Murakıbı |
1 |
30 |
|
GİH |
Kıdemli Bankacılık Başuzmanı |
1 |
20 |
|
GİH |
Bankalar Yeminli Başmurakıbı |
1 |
9 |
|
GİH |
Bankacılık Başuzmanı |
1 |
4 |
|
GİH |
Başuzman |
1 |
8 |
|
GİH |
Kurum Uzmanı |
1 |
4 |
|
GİH |
Müdür |
1 |
2 |
|
AH |
Avukat |
1 |
1 |
|
SH |
Doktor |
1 |
1 |
|
GİH |
Uzman |
1 |
5 |
|
GİH |
Şef |
1 |
3 |
|
GİH |
Dava Takip Memuru |
1 |
1 |
|
GİH |
Sekreter |
1 |
1 |
|
GİH |
BankalarYeminli Başmurakıbı |
2 |
8 |
|
GİH |
Bankacılık Başuzmanı |
2 |
4 |
|
GİH |
Başuzman |
2 |
4 |
|
GİH |
Kurum Uzmanı |
2 |
8 |
|
GİH |
Müdür |
2 |
2 |
|
GİH |
Uzman |
2 |
2 |
|
GİH |
Savunma Uzmanı |
2 |
1 |
|
GİH |
Şef |
2 |
2 |
|
GİH |
Memur |
2 |
2 |
|
GİH |
Sekreter |
2 |
1 |
|
GİH |
Şoför |
2 |
2 |
|
GİH |
Bankalar Yeminli Başmurakıbı |
3 |
13 |
|
GİH |
Bankacılık Başuzmanı |
3 |
12 |
|
GİH |
Bankalar Yeminli Murakıbı |
3 |
20 |
|
GİH |
Bankacılık Uzmanı |
3 |
10 |
|
GİH |
Başuzman |
3 |
4 |
|
GİH |
Kurum Uzmanı |
3 |
4 |
|
GİH |
Uzman |
3 |
5 |
|
GİH |
Şef |
3 |
1 |
|
GİH |
Memur |
3 |
2 |
|
GİH |
Sekreter |
3 |
3 |
|
GİH |
Bankalar Yeminli Murakıbı |
4 |
30 |
|
GİH |
Bankacılık Uzmanı |
4 |
10 |
|
GİH |
Kurum Uzmanı |
4 |
7 |
|
GİH |
Avukat (Kurum Uzmanı) |
4 |
1 |
|
AH |
Avukat |
4 |
1 |
|
TH |
Mühendis |
4 |
1 |
|
GİH |
Uzman |
4 |
3 |
|
GİH |
Şef |
4 |
3 |
|
GİH |
Memur |
4 |
7 |
|
GİH |
Sekreter |
4 |
2 |
|
GİH |
Şoför |
4 |
4 |
|
YH |
Hizmetli |
4 |
1 |
|
GİH |
BankalarYeminli Murakıbı |
5 |
30 |
|
GİH |
Bankacılık Uzmanı |
5 |
15 |
|
GİH |
Bankacılık Uzman Yardımcısı |
5 |
2 |
|
GİH |
Kurum Uzmanı |
5 |
4 |
|
GİH |
Uzman |
5 |
5 |
|
GİH |
Şef |
5 |
1 |
|
GİH |
SantralMemuru |
5 |
1 |
|
GİH |
Memur |
5 |
1 |
|
GİH |
Sekreter |
5 |
1 |
|
GİH |
Şoför |
5 |
4 |
|
YH |
Dağıtıcı |
5 |
1 |
|
GİH |
Bankalar Yeminli Murakıbı |
6 |
45 |
|
GİH |
Bankacılık Uzmanı |
6 |
40 |
|
GİH |
Hukuk Uzmanı |
6 |
10 |
|
GİH |
Bilişim Uzmanı |
6 |
15 |
|
GİH |
Bankacılık Uzman Yardımcısı |
6 |
5 |
|
GİH |
Kurum Uzmanı |
6 |
4 |
|
AH |
Avukat |
6 |
1 |
|
TH |
Mimar |
6 |
1 |
|
GİH |
Mütercim-Tercüman |
6 |
2 |
|
GİH |
Şef |
6 |
3 |
|
GİH |
Kütüphaneci |
6 |
1 |
|
GİH |
Sekreter |
6 |
2 |
|
TH |
Teknisyen |
6 |
2 |
|
GİH |
Şoför |
6 |
2 |
|
YH |
Dağıtıcı |
6 |
1 |
|
GİH |
BankalarYeminli Murakıbı |
7 |
45 |
|
GİH |
Bankacılık Uzmanı |
7 |
30 |
|
GİH |
Hukuk Uzmanı |
7 |
10 |
|
GİH |
Bilişim Uzmanı |
7 |
15 |
|
GİH |
Bankalar Yeminli Murakıp Yardımcısı |
7 |
10 |
|
GİH |
Bankacılık Uzman Yardımcısı |
7 |
5 |
|
GİH |
Kurum Uzmanı |
7 |
5 |
|
AH |
Avukat |
7 |
1 |
|
GİH |
Mütercim-Tercüman |
7 |
4 |
|
SH |
Doktor |
7 |
1 |
|
GİH |
Şef |
7 |
2 |
|
GİH |
Kütüphaneci |
7 |
1 |
|
GİH |
Memur |
7 |
1 |
|
GİH |
Sekreter |
7 |
10 |
|
TH |
Teknisyen |
7 |
2 |
|
GİH |
Şoför |
7 |
3 |
|
GİH |
Bankalar Yeminli Murakıp Yardımcısı |
8 |
30 |
|
GİH |
Bankacılık Uzman Yardımcısı |
8 |
23 |
|
TH |
Mühendis |
8 |
4 |
|
GİH |
Memur |
8 |
3 |
|
GİH |
Sekreter |
8 |
9 |
|
TH |
Teknisyen |
8 |
3 |
|
GİH |
Şoför |
8 |
1 |
|
GİH |
BankalarYeminli Murakıp Yardımcısı |
9 |
45 |
|
GİH |
Bankacılık Uzman Yardımcısı |
9 |
20 |
|
GİH |
Hukuk Uzman Yardımcısı |
9 |
15 |
|
GİH |
Bilişim Uzman Yardımcısı |
9 |
30 |
|
AH |
Avukat |
9 |
3 |
|
GİH |
Mütercim-Tercüman |
9 |
4 |
|
GİH |
Dava Takip Memuru |
9 |
2 |
|
GİH |
Memur |
9 |
5 |
|
GİH |
Şoför |
9 |
2 |
|
GİH |
Santral Memuru |
10 |
1 |
|
SH |
Hemşire |
10 |
1 |
|
GİH |
Şoför |
10 |
1 |
|
GİH |
Koruma ve Güvenlik Görevlisi |
10 |
1 |
|
TH |
Teknisyen |
12 |
3 |
|
SH |
Hemşire |
12 |
1 |
|
YH |
Dağıtıcı |
12 |
2 |
|
GİH |
Koruma ve Güvenlik Görevlisi |
12 |
4 |
|
GİH |
Santral Memuru |
13 |
2 |
|
GİH |
Memur |
13 |
2 |
|
YH |
Dağıtıcı |
13 |
3 |
|
YH |
Hizmetli |
13 |
4 |
|
|
|
|
|
|
|
GENEL TOPLAM |
|
851 |
(II) SAYILI CETVEL
KURUMU: TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU
|
SINIFI |
UNVANI |
DERECESİ |
ADET |
|
GİH |
Başkan Yardımcısı |
1 |
2 |
|
GİH |
Daire Başkanı |
1 |
10 |
|
GİH |
Başkanlık Müşaviri |
1 |
5 |
|
GİH |
Müdür |
1 |
2 |
|
GİH |
Müdür |
3 |
1 |
|
GİH |
Müdür |
4 |
1 |
|
GİH |
Denetçi |
1 |
2 |
|
GİH |
Denetçi |
2 |
2 |
|
GİH |
Denetçi |
3 |
1 |
|
GİH |
Denetçi |
4 |
1 |
|
GİH |
Denetçi |
5 |
1 |
|
GİH |
Denetçi |
6 |
3 |
|
GİH |
Denetçi |
7 |
5 |
|
GİH |
Denetçi Yardımcısı |
7 |
1 |
|
GİH |
Denetçi Yardımcısı |
8 |
4 |
|
GİH |
Denetçi Yardımcısı |
9 |
5 |
|
AH |
Avukat |
1 |
3 |
|
AH |
Avukat |
2 |
2 |
|
AH |
Avukat |
3 |
3 |
|
AH |
Avukat |
4 |
5 |
|
AH |
Avukat |
5 |
17 |
|
AH |
Avukat |
6 |
14 |
|
AH |
Avukat |
7 |
30 |
|
AH |
Avukat |
8 |
32 |
|
AH |
Avukat |
9 |
24 |
|
GİH |
Uzman |
1 |
15 |
|
GİH |
Uzman |
2 |
15 |
|
GİH |
Uzman |
3 |
16 |
|
GİH |
Uzman |
4 |
30 |
|
GİH |
Uzman |
5 |
30 |
|
GİH |
Uzman |
6 |
40 |
|
GİH |
Uzman |
7 |
40 |
|
GİH |
Uzman Yardımcısı |
8 |
40 |
|
GİH |
Uzman Yardımcısı |
9 |
13 |
|
|
|
|
|
|
|
GENEL TOPLAM |
|
415 |
(III) SAYILI CETVEL
KURUMU: TASARRUF
MEVDUATI SİGORTA FONU
|
POZİSYON UNVANI |
ADEDİ |
|
İdarî Personel |
120 |
|
Destek Personeli |
35 |
|
|
|
|
TOPLAM |
155 |
|